Bölüm 141: Savaş Lordları Yükseliyor (Hadi Bu Zamanın Taklidini Yapalım!)


 

Çeviri: Tayk0st

 

Onların tarafında toplamda 32 kişi vardı, onların çoğu uzun menzil saldırılarına sahip oyunculardı. Formasyon içinde yürüdüklerini izlerken, onların bazı hastalıklı niyetleri olduğunu hissettim.

 

Murong Shan Shan aniden beni çalılıkların içinde saklanmak için geri çekti. Şaşırmış bir şekilde sormama engel olamadım, “Neden saklanıyoruz?”

 

“Aptal, sen gerçekten bir aptalsın!” Murong Shan Shan suratını astı ve gururlu bir şekilde konuştu, “Eğer biz ikimizi kırmızı yazılı isimlerle görürlerse, onlar kesinlikle harekete geçecek. Ama isimlerimizi görürlerse de bir şey yapmaya korkacaklardır. Ah, bu büyük bir çelişki. Onlara saldırmalı mıyız yoksa saldırmamalı mıyız?”

 

“Lanet, seni gerçekten takdir ediyorum.”

 

Uzaktan insan grubunun Xu Lin’e ulaştığını gördük. Önde duran Guo Zi biraz gergindi ve geri adım atmasına engel olamadı.

 

“Haha, bütün Green Veggies Ailesi ile burada karşılaşmayı beklemiyordum. Saymama izin ver… Oh, yedi kişi bir arada. White Jade Soup nerede? O hala Murong Shan Shan ile mi beraber?” ‘Invincible’ olarak adlandırılan orta yaşlı lider küstahça konuştu.

//ÇN: Buradan itibaren İngilizce çevirmen MC’ye İngilizce adıyla adlandırmaya karar vermiş.

Invıincible: Yenilmez//

 

Xu Lin gayet sakin ve aklı başındaymış gibi gözükürken geriye doğru hareket etti. Xu Linkonuştu, “Biz hepimiz gelişmek için buradayız. Hepimizin sadece canavarları öldürmemiz ve kendi işimize bakmamız gerekiyor.”

 

Invincible sesli bir şekilde kahkaha attı ve konuştu, “Bu doğru. Benim karımda bana tavsiye verdi: dışardaykendaha az PK yap daha çok canavar öldür, bu sayede seviyen daha hızlı artar. Senin sözlerinin benim karımınkilerle benzer olmasını beklemiyordum. Huh, green Veggies Flying Feather, sen karakterinin avatar görünüşünü değiştirmemişsin. Tsk tsk, ne akdar nadir bir mücevher. Benim karım olmakla ilgilenir misin?”

 

Xu Lin’in ifadesi anında sertleşti. Diğer tarafta olan Xin Yu da lanetledi, “Senin karın olmak mı, k*çımı ye! Senin domuz suratınla beraber, bu sanki bir küreğin kuğu eti yemesi gibi bir şey olurdu. Oh pardon, sen bir kürekten bile daha kötüsün…”

 

Invincible’nin suratı yeşile döndü ve bağırdı, “S*kt*r git, siz kadınların biraz daha level yukarda olmakta başka neyiniz var? Bence sen ekipmanları bir adamın kasığından alıyorsun.”

 

Lu Xue Han da daha fazla dayanamadı ve suratını astı, “Senin ağzın nasıl bu kadar kötü kokuyor?”

 

Invincible bir kez daha şaşırdı. Lu Xue Han’a baktı ve konuştu, “Yo, burada böyle süper bir güzellik bile varmış. Bunu daha önce fark etmemiştim.”

 

S*ktir. Daya fazla dayanamıyordum ve Murong Shan Sha beni hemen geriye çektiğinden neredeyse ayağa kalkmak üzereydim. “Biraz daha dayan. Şimdi dışarı çıkarsak, biz kesinlikle hedef olacağız!”

 

Bir saniyeliğine düşündüm ve aniden gülümsedim, “Lanet olsun, neredeyse gizlilik yeteneğine sahip olduğumu unutuyordum. Shan Shan sen burdada bekle, ben gidip duruma bakacağım.”

 

Murong Shan Shan ölümüne kıskançtı ama gizlilik moduna girip ayrıldığımda sadece dişlerini sıkabildi.

 

Açıkça ortada olduğu gibi Invincible onu arkadan destekleyen birine sahip olmalıydı. Diğer türlü kesinlikle bu kadar küstah olamazdı hatta konuşurken dışarıya yolladığı salyaları bana bile ulaşmıştı.

 

“Güzel.” Invincible Xu Lin’i göstedi ve konuştu, “Siz çocuklara iki şans vereceğim, böyle bizim Righteous Klanının, sırf sayınız az diye saldırdığıma fırsatı kullandığımızla bizi suçlayamazsınız. Birincisi, hemen bu Silvermoon Ovasını terk edin. Bu hafta boyunca  bu yer bizim Rightheus Klanımızın gelişme alanı olacak bu yüzden bu alana ayak basamazsınız. İki, hehe, burada kalabilir ve bize hizmet edebilirsiniz. Eğer ilgileniyorsanız QQları değişebiliriz. Gerçek haytta evlenmek isterseniz, bu da kabul edilebilir.”

 

“Lanet, bu adamın gerçekten utanması yok…” Gizlice söylendim.

 

Guo Zi iyi tavırlı bir insan değildi. Aniden yüzüne bir gülümsememe yerleştirdi ve konuştu, “Sen oyun eşyası bile olamazsın. Hepiniz sadece bir çöp grubusunuz. Righteous Klanı mı? Komik. Siz sadece bir grup yüz karasısınız.”

 

Invincible’nin yüzü mora döndü, “S*ktir git. Bu grubun sadece bir sınırsız kaltak grubu olduğu oldukça açık.”

 

Neredeyse aynı anda yirmi saldırı Guo Zi’nin vücuduna vurdu. Yeni yüksek kaliteli kalkanını kuşanmış olmasına rağmen saldırılar ona sağlığı sıfıra inene kadar vurdu. Lu Xue Han’ın iyileştirmesi onun hemen peşinden gelse de ne yazık ki Guo Zi’nin canı gerçekten çok azdı. İkinci saldırı turu geldiğinde o anında öldürülmüştü.

 

O ölmesine rağmen onun ölümü buna tamamen değmişti çünkü onun ölümü karşıdaki 32 insandan yirmisinin ismini griye çevirmişti.  

 

Bu nadir bir fırsattı bu yüzde bir kere de bağırdım “Git!”. Karanlığın Kılıcı çabucak Invincible’nin vücudunu kesti. Kombo ve Ağır Darbeyi kullanmamla beraber Invincible bir inilti bile çıkaramadan öbür dünyayı boyladı. Hatta savaşçı miğferini bile düşürdü.

 

Hiç birimizin onu almak için vakti yoktu bunun yerine Invincible’nin adamları acele ettiler ve onu topladılar. Xin Yu’nun Aralıksız rüzgâr ve şiddetli bir yağmur gibi yağan dağınık saldırıları birkaç tane düşmanı anında öldürdü. Lanet olsun, bu mor yay boşuna mor ekipman değildi. Şu anda Xin Yu’nun saldırılarının benimkilerden aşağı kalır hiçbir yanı yoktu.   

 

“Argh!”

 

Arkamdan bir çığlık geldi. Arkama dönüp baktığımda Joly çokta gönderilmişti. O bu tehlikeli duruma karşı dayanamamış gibi gözüküyordu.

 

Benim aniden ortaya çıkmam bu tarafta küçük olmayan bir baskı yapmıştı. Murong Shan Shan aniden rakibin arka tarafında ortaya çıktı. Gerçek şok bu olmuştu. Tek bir flaşla, düşmanın orijinal formasyonu tamamen yok olmuştu.

 

“ Lanet olsun, Murong Shan Shan ve Green Veggies White Jade Soup nasıl birden bire orataya çıktı?” Fare yüzlü Büyücü çığlık attı ve ardından beklenmedik bir şekilde kaçtı.

 

Birkaç saniye sonra 32 oyuncunun çoğunluğu ya ölmüş ya da kaçmıştı. Sadece onlardan az bir kısmı sersemlemiş bir şekilde burada kalmışlardı.

 

Xu Lin elini salladı ve herkese saldırıları durdurmasını işaret etti; ardından bir adım öne çıkarak sordu, “Righteous Klanını arkasında kim var? Sizin lideriniz kim?”

 

Geriye kalan düşmanlar şehre dönmek için çok geç kalmışlardı ve doğruyu söylemekten başka çareleri yoktu.  Onların liderinin 42. Seviye Şövalye ‘Release That Girl’ ortaya çıktı. Her ne kadar çok kardeşi olsa da prestijden yoksundu. Klan Kurma Sertifikasını elde etmiş olmasına rağmen onu ‘Romantic Master’a satmıştı.

 

Bir adım öne çıktım ve sordum, “Invincible kimdi? Nasıl bu kadar kaba olabiliyor?”

 

“O bizim patronumuzun arkadaşının kuzeni, bu yüzden patron gibi bir şey ve yetkisi var. O bize de aynı şekilde davranıyor ve o ayrıca çok şehvetlidir. Neyse ki oyunda tecavüz etmek imkansız.”

 

Murong Shan Sha sersemlemişti, “Oh, o mu? Hiç şüphe yok ki biraz tanıdık geliyor…”

 

Belli belirsiz bir şekilde Mad Warrior’un kuzeninin Murong Shan Shan ile bir problemi olduğunu hatırladım. Bu o olabilir mi?

 

“Bugünün olayı. Release That Girl bunu biliyor mu?”

 

Düşman oyuncularından biri hemen cevap verdi, “O bunu biliyor olmalı. Bu tarz bir şey için kesinlikle ona danışmış olmalı.”  

 

Hmph, demek böyleydi. Şövalye de iyi bir insan değildi!

 

Bu küçük grubunun gri isimleri kaybolduktan sonra Xu Lin onları daha fazla rahatsız etmedi. Ama ben yine de biraz tatmin olmamış hissediyordum bu yüzden 5,000 RMB harcadıım ve sistem duyurusu yaptım; “Righteous Klanının bütün insanlarına bu sefer biz Green Veggies Ailesi sizin insanlarınızın gitmesine izin veriyoruz. Ailemizin güçten yoksun olduğunu düşünmeyin. Eğer gelecekte böyle bir şey tekrar yaşanırsa acı çekici bir şekilde ölmenize izin vereceğim!”

 

Herkes şaşırmış bir şekilde abana baktı. Murong Shan Shan bana takdir ediyormuş gibi baktı, “Wow, demek böyle sözler söyleyebiliyordu. Seni gerçekten ölümüne takdir ediyorum.”

 

“Beni şımartıyorsun…”

 

“Sen çok mütevazısın…”

 

 

Dövüş çoktan bittiği için Xu Lin savaştan elde ettiklerimiz saymaya başladı. Hepimiz beraber 21 kişi öldürmüştük ve bu kişilerden çoğu yeşil olan 17 eşya düşürmüştük. 3 tanesi maviydi. Ganimeti bölüştük. Bizim tarafımız sadece iki kişi kaybetmişti. Guo Zi ve Joly. Neyse ki onların ikisi de daha yeni 36 seviye olmuşlardı ve çok fazla tecrübe puanları yoktu. Bu yüzden basit mantıkla düşünülünce ortada büyük bir kayıp yoktu.

 

Uzun olmayan bir süre sonunda Guo Zi ve Joly geri geldi ve tekrar kasmaya devam ettiler. Buradaki canavarlar 46 seviyeye kadar ulaşabiliyorlardı bu Guo Zi’den tamamen 10 seviye daha yüksekti. Bu yüzden bu deneyim puanı ödülü bu birkaç insanın mutlu ölmesine sebep olabilirdi.

 

Bunun aksine benim Murong Shan Shan ve Lu Xue Han’ın seviyeleri daha yavaş bir şekilde artıyordu. Gece 11’e kadar beni 43.seviyeye ulaştıracak tecrübe barım %99’a ulaştı. Murong Shan Shan sadece 41.seviyeye yükselmişti ve Lu Xue Han’ın seviyesi 42.seviyeden kalmıştı.

 

Dinlenme zamanının geldiğini fark ettiğimde ben hemen Xin Yu’yu bir kenara çektim ve benim envanterimdeki bütün mavi ekipmanları onun envanterine transfer ettim. Ardından ona söyledim, “Xin Yu lütfen bu eşyaları al ve açık arttırma için şehre götür. Benim ismim şuan kırmızı bu yüzden şehre giremem.”  

 

Xin Yu güzel gözlerini kırpıştırdı ve sordu, “O zaman parayla ne yapmalıyım?”

 

“Sende kalsın. Senden daha önce ödünç aldığım 1000 RMB’yi hala geri ödemedim.”

 

Xin Yu sevimli bir şekilde gülümsedi, “Lin Fan neden bunu benden istiyorsun?”

 

Çaresizdim, “Başka bir şansım var mı? Xue Han ve kız kardeş Lin’in buna ihtiyacı yok. Guo Zi ve diğerleriyle de yakın değilim. Eğer bunu onlara verirsem ortaya çıkacak dedikodular iyi olmayacaktır.”

 

“O zaman benimle ve seninle ilgili çıkacak dedikodulardan korkmuyor musun?” Xin Yu bana flört ederek baktı.

 

Ona baktım, “Jeez, seninle benim hakkımda zaten yeterince dedikodu yok mu? Eğer daha fazlası ortaya çıkacaksa bile umursamıyorum.”

 

Xin Yu kenetlenmiş dudaklarla gülümsedi, “Teşekkür ederim Lin Fan.”

 

“Bahsetmene bile gerek yok.” Biraz rahatsız hissettim.

 

Xin Yu gülerken sırıttı ve daha fazla bir şey söylemedi. Xu Lin antrenman sahasını temizledi ve geride daha fazla ekipman kalmadığından emin olduktan sonra Lu Xue Han ve Xin Yu’yu alarak şehre geri döndü. Murong Shan Shan ve şehre geriye dönemediğimiz için eşyalarımızı tamir ettirmek için tarafsız kampa gitmekten başka çaremiz yoktu. Kılıçlar ve Güller Klanına ait oldukça fazla oyuncu gece boyunca seviye kasmaya hazırlanıyordu. Murong Shan Shan’ı selamladıktan sonra her takım sırayla ormanın içlerine gitti.

 

Murong Shan Shan gülümsedi ve konuştu, “Durum iyi gözüküyor. Şu anda bizim klan üyelerimizin seviyeleri diğer klanların üyelerinden daha fazla olmalı.”

 

Ona baktım ve söylendim, “Çoktan 11 oldu. Hadi gidelim ve bugün erken yatalım. Ayrıca gece kapını kitlemeyi unutma. Benim dışımdaki hiçbir yabancıya kapını açma!”

 

“Tamam tamam, biliyorum. Hadi çevrimdışı olalım.”

 

“Evet. Bu arada yarın öğleden sonra oyuna gireceğim. Benden önce biraz kendin kasmalısın.”

 

Murong Shan Shan şaşırmış bir şekilde sordu, “Mesele nedir?”

 

“Hiçbir şey. Lu Xue Han ve Xin Yu’ya alışveriş yaparken eşlik edeceğim.” Dürüst bir şekilde konuştum.

 

“Oh… Böyle bir centilmen, iki güzel kadınla beraber  alışveriş yapmaya gidiyor. Ben de gelip sayıyı üç yapmalı mıyım?”

 

“Gerek yok. Artık neredeyse dayanamıyorum…”

 

 

Ertesi gün 8.00

 

Bugün Lu Xue Han ve Xin Yu çok parlak ve düzenli giyinmişlerdi. Lu Xue Han onun genel beyaz giyimini değiştirmiş ve pembe bir kazak giyinmişti. Ve Xin Yu daha da aşırı giyinmişti, sade siyah bir ceket giymiş ve kahverengi bir atkıyı boynunun etrafına dolamıştı. Onun beyaz düşük yakalı kazağı göğüs dekoltesini ortaya çıkarmıştı.

 

Xin Yu’nun kıyafetlerinin güzel bir kombin olduğunu takdir etmek zorundaydım. Onun karakteri Lu Xue Han’dan tamamen farklıydı. Onun önünde Lu Xue Han liseyi tamamlamamış bir genç bir kız gibiydi. Tamamen cinsel cazibeden uzaktı.

 

Dışarıdaki hava soğuktu, yerdeki hava çoktan buz tutmuştu. Çabucak Xin Yu’ya ceketinin düğmelerini iliklemesinde yardımcı oldum ve kar beyazı ikiz tepelerinden bişr belirti yakalamak umudu için başımı uzattım. İç çekmeme engel olamadım, “Xin Yu, üşüdün mü?”

 

“Sorun değil…” Xin Yu cevap verirken sırıttı ve atkısıyla açık göğsünü kapattı.

 

Kenardaki Lu Xue Han’a baktım. O saf ve güzel beyaz bir çiçek gibiydi. Ardından Xin Yu’ya söyledim, “Gelecek sefer Xue Han’dan nasıl giyineceğini öğrenmen gerekiyor.”

 

Xin Yu hemen bana göz kırptı, “Hoşuna gitmedi mi?”

 

Lanet olsun bir erkek bundan nasıl hoşlanmazdı?

 

Bir saniyeliğine tereddüt ettikten sonra Xin Yu’yu kenara sürükledim, “Evde nasıl istiyorsan giyinebilirsin ama dışarıdayken daha ağırbaşlı şeyler giyinmelisin.”

 

Xin Yu en başta şaşırdı ama ardından hemen çekici bir gülümseme oluşturdu, “Hadi gidelim. Biz çok fazla eşya satın alacağız!”

 

 

Xin Yu koluma sarıldı ve kolum sıcak hissetti. Lu Xue Han bana karmaşık bir ifadeyle baktı ve ardından sonunda o da takip etti. Bu üçgen ilişkiyi nasıl sürdüreceğimi bilmiyordum bu yüzden Lu Xue Han’ın beyaz küçük elini tutmaktan başka bir seçeneğim yoktu. Xin Yu bir göz attıktan sonra hiçbir şey söylemeden gülümsedi.

 

Diğer yoldan geçenler bu kadar büyük kalpli değillerdi. Otobüs bekleyen bir kız erkek arkadaşına söyledi, “Wow, Ashui bak. O yakışıklı çocuk aynı anda iki güzel kızla beraber.”

 

Kızın sesini açıkça bastırmış olmasına rağmen sesi yine de oldukça yüksekti bu yüzden yolun karşısındaki süpermarketteki insanlar bile onun sözlerini duydular.

 

Ayrıca adam da iç çekti, “Cennetler… O iki kız gerçekten çok güzel.”

 

Diğer yolcular da bize hayran kalmıştı. Xin Yu hemen adama kısa bir bakış attı. Büyüleyici görünümü birkaç kişinin şaşırmasına sebep oldu. Lu Xue Han’ın yüzü tamamen kırmızıydı ama elimi bırakmadı.

 

Bana bakarken oldukça gergin olan bu insan grubuna baktım. Bu yüzden söylendim, “Bok, diğer sefer bir araba satın almalıyız böylece otobüse binerek kalabalık alanlara girmemiz gerekmez.”

 

Xin Yu ve Lu Xue Han, ikisi de bana katıldı. Ama bize gayet yakında olmasına rağmen iki kişi sessizce tartıştılar, “Bu adam gerçekten aptal. Kim olduğunu sanıyor? Bir jigolo mu? Yüzlerce bin edecek bir araba almaktan böylesine bahsedebiliyor?”

 

Bu sözleri duyduğumda homurdandım, “Lanet olsun. Diğer sefer kesinlikle bir BMW almalıyım ve bu pislik öğrencileri ölümüne imrendirmeliyim.”

 

Normalde farklı görünen Xin Yu sadece “Gittikçe daha fazla gösteriş yapacakmışsın gibi duruyor” dedi.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Sosyal

Duyurular


Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 345

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 307

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 244

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 239

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 214

Chaotic Sword God
Chaotic Sword God
Beğeni Sayısı: 168

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 143

Legendary Moonlight Sculptor
Legendary Moonlight Sculptor
Beğeni Sayısı: 134

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 89

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 79

Site İstatistikleri

  • 1710 Üye Sayısı
  • 38 Seri Sayısı
  • 3243 Bölüm Sayısı
  • 1 Premium Seri Sayısı


Epik Novel © 2017 | Tüm hakları saklıdır.

footerlogo

visamaster

creator