Bölüm 102: Piyade Saldırı Aracı


 

 Çeviri ve Düzenleme: Arthas

 

Yue, iki PSA’nın aynı anda ateşi kestiğini görünce uzunca bir nefes verdi.

 

(Arthas Notu: Bu PSA geçen bölümdeki İFV ile aynı.)

 

PSA’nın üzerindeki zpt90 25 mm lik topu ateş ettiği vakit Yue’nun grubundakilerin çoğunu öldürecek kadar güçlüydü.

 

Yue, ani baskın taktiği, gelişimci gücü ve ekipmanlarının sayesinde PSA’ları, onlar daha ateş açamadan, ele geçirmeyi başarabilirdi.

 

Liu Yan durumdan istifade askerleri bir araya getirip ayılma sürelerini uzattı ve PSA’ların kilitlerini açtı.

 

Her bir PSA’nın içinde dokuzar adam olmak üzere toplam on sekiz adam vardı ve hepsi alıkonularak Yue’nun önüne getirildi.

 

Teğmen Xu Zhigang tüm silah arkadaşlarının bilinçsizleştirildiğini görünce gerginleşti ve Yue’ya bakarak “Siz kimsiniz?”dedi.

 

Yue da bakışlarına karşılık verirken sade bir biçimde “Ben Yue Zhong! Biraz önce Long Hai Şehri Kampından çıkan biriyim. Ayrıca sizin gelişimci diye adlandırdığınız insanlardan birisiyim.”dedi.

 

(ÇN: Duy sesimizi TDK şu “survivor” kelimesine bir karşılık bul!)

 

Xu Zhigang “Peki ne istiyorsunuz?”diye sorularına devam etti.

 

Yue sesini alçaltarak “Long Hai Şehrinin savunma dağılımı hakkında her şeyi öğrenmek istiyorum.”dedi.

 

Xu Zhigang gözlerini Yue’dan ayırmadan ve cümlesinin her bir kelimesini vurgulayarak “Benim ağzımdan en ufak bir bilgi kırıntısı bile alamazsın. Silah arkadaşlarımı satamam. Benim öldürsen daha iyi olur.”dedi.

 

(Arthas Notu: Bana mı öyle geldi kitap buralarda senaryosu eksik filmlere mi döndü.)

 

Yue, gözlerinden ölmeye gönüllü olduğu okunan Xu Zhigang’a baktı, yüzünde isteksiz bir gülümseme belirdi ve “Senin bir omurgan var ama herkes senin gibi değil. Diğerini getirin.”dedi.

 

Yue’nun takımından iki kişi gelip Xu Zhigang’ı kaldırdı ardından sıkı ve güzel bir biçimde bağlandığından emin olduktan sonra arabalardan birinin arkasına bir bohça gibi attılar.

 

Xu Zhigang götürüldükten sonra başka bir asker Yue’nun önüne getirildi.

 

Yue gözlerini oldukça genç görünen, koyu tenli ve tıraşlı bir kafası olan askere dikti. Yue basit bir dille “Adın ne?”dedi.

 

Genç asker duraksayarak “Ad… adım Wu Guang.”dedi.

 

Yue, Wu Gang’a bakarken, soğukça “Long Hai Şehrindeki birliklerin dağılımını öğrenmek istiyorum. Bana anlatırsan yaşayabilirsin. Anlatmazsan seni acılı bir biçimde öldürürüm. Zaten elimde yaklaşık yirmi tutsak daha var. Elbet biri konuşmaya istekli olacaktır.”dedi.

 

Yue’nun umduğu gibi Wu Guang, cümlesin, bitirir bitirmez kafasını sallamaya başladı. “Tamam! Anlatacağım!”dedikten sonra heyecanla Long Hai Şehrindeki birliklerin dağılımı ile ilgili bildiği her şeyi anlattı.

 

Lei Cheng ilk başladığı sırada iki bölük olmak üzere toplam iki yüz askeri vardı.  Ayrıca elliden fazla sıkı eğitimli asker Qingyuan İlçesini geri alırken çıkan savaşta ölmüştü. Fakat Long Hai Şehri Hayatta Kalanlar Kampında çok fazla insan vardı. Lei Chen de kendine göre hayatının olgunluk aşamasında olan yaklaşık beş yüz kişiyi hızlıca askere almıştı. Şu anda yaklaşık altı yüz kişilik bir birliğe sahipti.

 

Lei Cheng’in asker sayısı oldukça fazla artmasına rağmen savaş gücü için aynı şeyi söylemek pek mümkün değildi. Qingyuan İlçesine saldırırken büyük miktarda mühimmat ve gülle topu kullanılmıştı. Şu anda Lei Cheng’in mühimmat deposu, askeri kampı ilk geçirdiğindeki deposundan çok daha azdı. Ayrıca tüm kampta toplam 10 tane PSA vardı ve Yue bunların ikisini çoktan ele geçirmişti. Çoktan zırhlı araçlarının beşte birini kaybetmişlerdi.

 

Yue, Wu Gang’a bakarak yavaşça “Neden bunların hepsini bu kadar heyecanlı bir şekilde anlattın?”dedi.

 

(Arthas Notu: Bakışa bakışa bir hâl oldular.)

 

Wu Guang gülse mi ağlasa mı bilemeyeceği bir hâlde “Lei Cheng ve adamları tüm güzel kadınların etrafını sardı ve ahlaksızlık dolu bir hayat sürmek için onları Long Hai Şehrinde bir yerlere sakladı. Bizler kirli işleri yapmak için geride kalanlarız. Kardeşlerim çoktan kalplerinde bir tatminsizlik hissetmeye başladı. Ve de kim ona yemek alma karşılığında yardım etmek istemez ki?”

 

“Daha da önemlisi Lei Cheng’in hiçbir yeteneği yok. Eğer babalığı olmasa o kesinlikle bir tabur komutanı olamazdı. Zhang Yizhang! Qingyuan İlçesini ele geçiren yetenekli müfreze komutanı! Fakat Zhang Yizhang ilçeyi ele geçirdiğinden kısa bir süre sonra gizemli bir şekilde öldü. Bu olayda kardeşinin kalbinin yarısını buza çevirdi!”

 

Konuşmasını bitiren Wu Guang, Lei Cheng’i daha fazla tabur komutanı olarak çağırmaktan vazgeçip, onun yerine ismiyle hitap etmeyi seçmişti.

 

Ordu kesinlikle bu şekilde kamulaştırılmamalıydı. Gerçekten yetenekli üst düzey yetkililerin olduğu gibi terfi etmek için bağlantılarını kullananlardan çok fazlaydı. Bu antik geçmiş zamanlardan bu yana süregelen bir sorundu.

 

Yue, Wu Guang’a bakarak “Güzel! Artık bizden birisin. Harici personel olarak işe başlayacaksın ve terfi etmek için tek yolun var o da çalışmak. Liu Yan! Bundan sonra zırhlı araçlar grup liderisin! Wu Guang ve adamların birinci zırhlı araçta yerlerini alsınlar. Sen de Liu yan ve adamlarına bir PSA sürmeyi ve kontrol etmeyi öğreteceksin. Wu Guang sen birinci zırhlı araç müfrezesinin yardımcı lideri olacaksın ve öncelikli üye sayılacaksın.”dedi.

 

Yue’nun PSA ları kullanabilecek yetenekli adamlarının olmaması, zırhlı araçların korkutucu gücünü kullanıma sokamayacak olması demekti.

 

Zırhlı araç birliğinin gücü basit bir askeri oldukça aşıyordu. Zırhlı araç birliğinin iki PSA sı bir yana, ufak bir normal zırhlı araç birliğinin gücü bile bir askeri aşıyordu. Liu Yan da böyle bir birliği yöneteceği için mest olmuştu.

 

Yue’nun sözlerini duyan Wu Guang sonunda rahatladı. Kendisi ve silah arkadaşları böyle bir durumda ölmek zorunda değildi. Z-Çağından sonra birkaç insan daha iyi bir yaşam için oldukça acımasız birine dönüşmüştü. Long Hai Şehrinde her gün bir cinayetin veya intiharın ardında bıraktıklarını görebilirdiniz.

 

Wu Guang bir saniye duraksayarak “Kaptan Yue, grup lideri Xu hakkında ne yapmayı planlıyorsunuz?”dedi.

 

Yue tek kaşını kaldırarak “Aklında ne var?” diye sordu.

 

Wu Guang dişlerini sıkarak kafasını kaldırıp Yue’ya ciddi bir şekilde “Benim fikrim Kaptan Yue’nun grup liderini öldürmemesinden yana. Biraz bilgiçlik taslayan biri olsa da o gerçek bir askerdir. Ayrıca güvenilecek bir yoldaşdır.”dedi.

 

Yue dikkatle Wu Guang’a bakarken elini salladı ve iki adam Xu Zhigang’ı geri getirdi.

 

Yue, Xu Zhigang’a bakarken hafifçe gülümsedi ve Wu Guang’ı işaret ederek tanıtmaya başladı “Xu Zhigang, izin ver de sana bu arkadaşımızı tanıtayım. Bu bizim zırhlı araç birliğimizin yardımcı lideri Wu Guang.”

 

Xu Zhigang’ın yüzü bir anda kireç beyazına döndü ve Wu Guang’ı sorgulayarak “Küçük Wu, ne yapıyorsun sen? Sakın bana grubuna ve ulusuna ihanet ettiğini söyleme! Bu hırsızlara katılacak kadar utanmaz biri misin? Tüm bu yoldaşlarının karşısından hiç mi utanmıyorsun!”dedi.




Yorumlar


Giriş Yap

Sosyal

Duyurular


Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 345

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 307

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 244

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 239

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 214

Chaotic Sword God
Chaotic Sword God
Beğeni Sayısı: 168

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 143

Legendary Moonlight Sculptor
Legendary Moonlight Sculptor
Beğeni Sayısı: 134

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 89

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 79

Site İstatistikleri

  • 1710 Üye Sayısı
  • 38 Seri Sayısı
  • 3243 Bölüm Sayısı
  • 1 Premium Seri Sayısı


Epik Novel © 2017 | Tüm hakları saklıdır.

footerlogo

visamaster

creator