“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Angoria - Angoria Bölüm 16:Kıyafet ve Ayna


 

 

‘’Kyaaaa!!!’’ diye kopan bir çığlık ile birlikte ağaçların üstünde tünemiş bir vaziyette bulunan kuşlar ne yapacaklarını bilememiş ve korktukları için kanatlarını çırparak yükselmeye başlamıştı.

Elması yere düşen kız çığlıktan sonra bir anda donuklaşmış ve ‘’Lütfen bana dokunma, yalvarırım!! Dokunmaman kaidesi ile istediğin her şeyi yaparım!!’’ diye bağırarak konuşmuş ve Kung Lao’nun da korkmasına sebebiyet vermişti. Kung Lao ne yapacağını bilemez bir halde kalmış ve sadece kandan ötürü sırılsıklam olmuş sağ elini havaya kaldırmak ile yetinmişti. Elini kaldırması ile birlikte bile bir çığlık daha havaya yükselmiş ve Kung Lao’nun kulak zarında büyük bir eziyet yaşatmıştı.

‘’İsmin ne bilmiyorum, hatta türün ne bilmiyorum ama ne olur beni öldürme!!’’ diye panikleyen kız bir adım bile atamamış ve oracıkta duran plastikten bir manken gibi dikilmeye devam etmişti. Elleri birbirine kenetlenmiş ve sulu gözler ile bakınmaya koyulmuştu.

Kung Lao kendisine bu halde bakan garibana acımıştı ancak aklına bir tür fikir gelmişti. Sesini kalınlaştırmıştı ve ‘’Madem seni öldürmemi istemiyorsun o zaman…!!!’’diye çıkışmış ve karşısında ki kızın tepkisini ölçemeye koyulmuştu. Kız ilk bakışta saf bir kıza benziyordu, ancak bu kadar saflık ise mutlak bir cehalet gibi görünüyordu. Sonuçta bir insan ilk gördüğü kişiye ne olur öldürme dermiydi?

‘’Ancak ?  Söyle lütfen ne yapmamı istersen yapmaya hazırım! ‘’ diye çığlıklar eşliğinde konuşmaya devam eden kız, Kung Lao’nun sinirlerinialt üst etmiş ve Kung Lao’nun ‘’KAPAT O LANET ÇENENİ ÖNCELİKLE!!’’ diye bağırmasına sebebiyet vermişti.

Sadece bir döngülük bir bebeğin yapacağı gibi bir anda sus pus olan kızın suratından aşağıya düşmekte olan yaşlar çığlık atarmışçasına aşağıya düşmeye devam ediyor ve bu hareketi bile Kung Lao’nun canını sıkmasına sebep olmuştu.

Kafasını hızlıca sallayan Kung Lao’nun daha fazla duyguları ile hareket etmemesi gerektiğini düşünmüş ve zihninin ağzını ele geçirmesine izin vermişti. ‘’Pekala.. öncelikle senden iki şey istiyorum. Bunların birincisi bana uygun olan bir ERKEK kıyafeti, ikincisi ise bir ayna! ‘’ diye sakin ancak emir verici bir tonda konuşmuş ve karşısındakinin tepkisini merak etmişti.

Kız sanki bu kelimeleri bekliyormuş gibi bir anda fırlamış ve doğruca koşmaya başlamıştı. Koşuşturması ne çok aceleci ne çok sakin birtempoda idi. Sanki kurtulduğunu belli eder gibiydi, oynamış olduğu iddianın ne tür bir sonucu olacağını bilmeyen Kung Lao ise sadece yorgunluktan bitap düşmüş bedenini dinlendirmek amacı ile oturmuş ve ne kadar bekleyeceğini bilmeden dinlenmeye devam etmişti.

Yaklaşık olarak bir tütsü süresi kadar zaman geçmesine rağmen hiçbir gelişme yaşanmamış olması ile birlikte canı sıkılan Kung Lao kendisini bir miktar daha güçlendirmek için spor yapmaya başlamış ve kolları üstünde vücudunu indirip kaldırmaya başlamıştı. Çok eski bir ismi olduğunu bilen Kung Lao isminin neden ‘’Şınav’’ olduğunu hep merak etmiş ancak bir türlü istediği cevabı alamamış olmasının üzüntüsü ile geçmiş hayatında yaşamıştı. Kaynak gücünü arttırmak ne kadar önemliyse spor yaparak ise kaynak gücünü saflaştırmanın da o akdar önemli olduğunu bilen Kung Lao bütün gücü ile elli defa kendisini kaldırmış ve indirmiş ardından ise sırt üstü yatarak yine ismini anlamamış olduğu ‘’Mekik’’ hareketini tekrarlamaya koyulmuştu. Hareket çok basit ancak çok etkili olduğu için Kung Lao’nun favori hareketi olan mekik temelde bacaklarını kaldırmadan sırt üstü yatılan zeminde karın bölgene kadar olan bölgeyi kaldırmaya yarıyordu.

Üç yüz nefes boyunca bu hareketi yapan Kung Lao daha fazlasını yapamamış ve yorgunluktan bitap düşmüştü. Oturursa tekrar canının sıkılacağını bildiği için bu sefer ise hiç vakit kaybetmeden meditasyon pozisyonuna geçmiş ve tekniği anlamaya koyulmuştu. Zihninden ‘’Her seferinde etrafa yaydığım kaynak gücümü bu sefer tekbir noktaya toparlamaya çalışacağım. Bakalım bu sefer ne olacak.’’ diye düşünmüş ve kaynak noktasını tek bir nokta olacak şekilde toprağa yönlendirmişti.

Kung Lao ilk tütsü süresinin sonuna geldiğinde hiç bir tepki almaz iken yine başarısız olacağını düşünmüştü ancak devam etmesi gerektiğini hissediyordu. Nefesini kontrol ederek meditasyonuna devam eden Kung Lao en sonunda bir su damlasının içi yarı yarıya dolu kasenin içine düşerek titremesi gibi phalamından bir dalgalanma hissetmiş ve gözlerini bir anda açmasına neden olmuştu. Yaşamış olduğu olayı ilk kez temin ettiği için neredeyse korkudan ölecek gibi hisseden Kung Lao hem uyuşmuş olan bacaklarından ötürü hemde korkusundan meditasyonunu yarıda kesmiş ve güneşin yönüne bakarak ne kadar zaman geçtiğini hesap etmeye koyulmuştu.

‘’Neredeyse iki yemek süresi geçti!! Kaçtı sanırım çatlak kız!! ‘’ diye düşünmüş ve ayağa kalkarak etrafına bakınmıştı. Yapmış olduğu onca hareketten sonra karnının acıkmasına engel olamayan Kung Lao karşısında bulunan kuzey yeli domuzuna aslanın iştahlı ancak gurur dolu ifadesi ile bakmış ve ‘’Eh.. yemek vakti geldi Kung Lao’’ diye mırıldanmıştı. Hızlıca elindeki neredeyse kırılma derecesine kadar aşınmış olan bıçağa bakmış ve iki hızlı darbe ile ön bacaklarından devasa boyutlarda kesik alarak yemek için ateş yakmaya koyulmuştu. Daha ölüm sertliğine geçmemiş olan et o kadar yumuşak ve yağlıydı ki altına yakmış olduğu ateşin üstünde bir fırtına gibi pişmiş ve enfes kokusunu havaya doğru yükseltmişti.

Kung Lao yeterince pişmiş olduğunu düşündüğü etleri timsahın avını iki lokmada yutması gibi hızlıca yutmuş ve ardından ise şişen karnının dinmesi için bir miktar dinlenmeye koyulmuştu. Dişinde kalan et parçalarını yerde bulmuş olduğu sert ama bir o kadar ince bir dal parçası ile çıkarmış ve ufak bir gazın yukarıya yükselmesine olanak vererek kıkırdamıştı.

Bu sırada dinlenirken bir anda ağaçların yakınında bulunan çalıların ‘’yardım edin’’ çığlıkları atar gibi hışırdaması ile birlikte irkilen Kung Lao bir anda odak noktasını çalılara yönelmişti. Çalıların içerisinden üç yemek süresi önce öldürmemesi için yalvarmış olan kız fırlamıştı. Sırtında taşımız olduğu büyük bir çuval ile bir seyyar satıcı edasında ilerlemeye devam etmişti…

Kız Kung Lao’nun dibine kadar yaklaştıktan sonra sırtında bulunan çuvalı nazik bir biçimde yere bırakmış ve ‘’ Benden istediğiniz gibi efendim eşyalar ile birlikte aynanızı getirdim. Artık beni öldürmeyeceksiniz değil mi sayın canavar bey? ‘’ demişti. Ardından ise saygı ifadesi ile eğilmiş ve bir cevap beklemeye koyulmuştu.

Kung Lao karşısında ki kızın saflığına çok şaşırmış ve bir miktarda hoşuna gitmesine izin vermişti. Yaşı sadece altı döngülük olsa da ruhu en az yedi tam bir yarım döngülüktü ve ölmeseydi evlenme çağına çoktan gelmişti.

Sesini çıkarmadan mavi renkte sadece ve işlemesiz bir o kadar da eski kaftanı sırtına geçiren Kung Lao daha sonrasında ise yerden aynayı almış ve görüşüne bakmıştı. Karşılaşmış olduğu görüntü karşısında bir atın ürktüğünde çıkarmış olduğu kişneme sesine benzer bir ses çıkarmış ve sonrasında ise kısık sesli bir çığlık atarak kombinasyonunu tamamlamıştı. Karşısında görünen Kung Lao mermer gibi beyaz bir tene gün ışığında neredeyse beyaza çalan sarı saçlara kırmızıya yakın dudaklara ve kahverengiyi griye bağlayan bir tondaki renkte gözlere sahip bir yaratık idi!!!

Angoria içerisinde ki hiçbir insanın bu şekilde bir ten rengine sahip olmadığını düşünen Kung Lao yaşamış olduğu bu durum karşısında kendisinden korkmuş ve ‘’ Tanrım veyahut Tanrılarım ne olur bu kulunuzu insana geri çevirin!!’’ diye haykırırcasına zihninden konuşmaya başlamış ve korkudan suratının iki büklüm olmasına izin vermişti.

Karşısında bulunan kız Kung lao’nun bu surat ifadesini gördüğünde istemsiz olarak kahkaha atmış ve ‘’Canavar bey şimdi istediklerinizi yaptığıma göre beni serbest bırakıp öldürmeyeceksiniz değil mi? ‘’ diye soru sormuş ve bir yandan da eğlenmişti. Kung Lao kendisini ile dalga geçen kıza karşı bir anda sinirlenmiş ancak suratındaki kaşının tek bir kıl zerresinin bile oynamasına izin vermemişti. Heykele benzeyen suratı ile öylece durmuş ve ‘’Seni serbest bırakacağımı kim söylemiş ? ‘’ demiş ve sonrasında ise küstah bir sırıtma ile kıza bakmıştı.

Kız Kung Lao’nun bu bakışından oldukça ürpermiş ve sonrasında ise ‘’Ama… ama….’’ diye sayıklamaya koyulmuştu. Kung Lao daha fazla uzatmanın bir anlamı olmadığını fark ederek ‘’Aması falan yok seni öldürmemi istemiyorsan istediklerimi yapacaksın!!’’ diye sesini bir miktar yükseltmiş ve karşısındaki kızın ürkmesine yol açmıştı. Ürkmüş olan kızın, küçülmüş göz bebeklerine bakan Kung Lao sonrasında ise ses tonunu normal hale getirmiş ve ‘’Ayrıca bana canavar demeyi kes benim bir ismim var!! bana bundan sonra K- yani Shimao Che de.’’ demiş ve sonrasında ise kızın ismini söylemesini beklemişti.

Kız korkan göz bebekleri ile karşısında bulunan Shimao Che ismindeki garip yaratığa bakmış ve ‘’Pekala Shimao Che adlı yaratık bundan sonra sende bana Chi İcidebzec de’’ demiş ve ismini söyleyerek canavarı son derece zor bir duruma soktuğunu düşünerek göğsünü kabartmıştı.

Kung Lao kızın ismini duyduğu anda istemsiz olarak kahkaha atmış ve zaten bir miktar kızarmış bir suratla bakan kızın siyah bir domatese bürünmesini sağlamıştı. ‘’ Chi İcidebzec mi? Hahaha!!... Çok uzun bir ismin var Chi İcidebzec söylemesi hayli ile uzun bundan sonra senin ismin Chi Bzec olsun…’’ demiş ve sonrasında ise yanlış bir şey söylediğini düşünerek kafasını aşağıya indirmişti. Kızın tepkisinin olumsuz yönde olacağını düşünürken bir anda gelen ‘’Hımm’’ diye bir ses duyan Kung Lao daha sonrasında ise ‘’Tamam kabul ediyorum’’ demiş ve kısa süreli bir gülümseme ile gülümsemişti.

Kung Lao hesaplayamadığı süre boyunca yer yer kinayeli yer yer ise eğlenceli konuşmalar ile güneşin batmasına yol açmış ve sonrasında ise gecenin karanlığında Chi Bzec ile baş başa kalmışlardı.

Konuşmalar ilerledikçe Kung Lao’nun kanı Chi Bzec’e daha fazla ısınmış ve ismini bir kenara bırakarak ‘’ Siyah Tavşan ‘’ demeye başlamıştı. Bu lakap Chi Bzec tarafından da çok sevilmiş ve Kung Lao’nun kullanmasına izin vermişti.

‘’Bence artık kalkmalısın Siyah Tavşan ailenin seni merak edeceğini düşünüyorum.’’ demiş ve sonrasında ise kızın kalmasına bile izin vermeden mağaranın girişine yakın bir bölüme doğru ilerleyerek sırtını sert taş duvarlara dayamıştı.Kıza konuşma hakkı bile tanımamış olan Kung Lao gözlerini kapatmış gibi yaparak gitmesine imkan sağlamış ve sonrasında ise tamamen kapatarak uyumaya çalışmıştı.

Aradan geçen bir tütsü sürelik  zamanın sonunda içinin ganj yoluna doğru gevşemeye başladığı ve uykunun bastırdığını anlayan Kung Lao zihni tam kapanacak durumda iken bir anda uyanmıştı. Kendisinin bile anlamamış olduğu bu anormal durumu sorgulamaya başlayamadan durmuş olduğu çığlık sesi ile birlikte şoka uğrayan Kung Lao merak ettiğinden ötürü uzanmış olduğu yerden bir şimşek gibi kalkmış ve kaynak gücünü bacaklarına göndererek son hızı ile koşmaya başlamıştı.

Engebeli ormanlık araziye neredeyse alışmış olan Kung Lao hiç takılma yaşamadan koşmaya devam etmiş ve sonrasında ise hiçbir zaman istemediği o sahne ile karşılaşmıştı.En az sekiz döngülük yaşa sahip bir erkek ağzının suyu akarak Siyah Tavşanın kollarından tutmuş bakmakta idi.



 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr