Lms 22.7 : Büyük Freya Katedrali (1/2)

avatar
932 13

Legendary Moonlight Sculptor - Lms 22.7 : Büyük Freya Katedrali (1/2)


Çevirmen : Clumsy-nim



Weed Ana Kıta boyunca seyahat ederken yalnızca Doğa Heykelleri yapmıyordu.

 

"Oymacı Weed’di, değil mi? Eserlerin bir harika."

 

"Görünüşe göre namım benden önce yürüyormuş. Majesteleri, sizinle tanışmak için Açık Denizleri aştım."

 

Enerjik bir şekilde soyluların konutlarını ziyaret ediyordu.

 

Ve üzerinde, Cazibe ile İtibarını arttırmak için en uygun ekipman olan Talrok’un Zırhını taşıyordu.

 

Ritten Kralı tahtında oturarak, "Kuzey topraklarının lordu, meşhur maceraperest, ziyaret sebebin nedir?" diye sordu.

 

Weed ise en iyi zırhının içerisinde saygıdeğer bir şekilde iltifatlarını sıraladı.

 

"Krallığınızı ziyaret ederken hükümdarlığınızdan derinden etkilendim. Saygılarımı sunmak için sizi ziyaret etmeye mecburdum Majesteleri."

 

"Seni görmek bana şu ana dek unuttuğum her şeyi anımsattı adeta."

 

“Aklınızdan geçenleri dinlemek isterim.”

 

Weed'in itibarı ve saygınlığı gerçekten yüksekti, bu da bir krallığın asilleriyle, hatta kralıyla tanışmasını dahi çok kolay hale getiriyordu.

 

O kraldan görev bile alabilecek yükseklikteydi!

 

Yine de bir asille veya kraliyet ferdiyle görüşürken görgü kurallarına uygun davranmak zorundaydı.

 

"Gençken gerçekten çekici bir görünüme sahiptim. Tüm cihanın prensesleri ve asil hanımları benimle dans etme fırsatı için sıra olurdu."

 

Gerçek şu ki Ritten Kralının şu anki görünüşü, yalnızca dişi Orkları cezbedebilecek gibiydi.

 

Ama dünyanın işleyişine göre bazen sessiz kalmak, gerçekleri dile getirmekten daha iyiydi.

 

Ve Weed de gerçekçi bir yaşam sürmekten gurur duyan biriydi.

 

"Çok haklısınız. Muhtemelen Majesteleri pek çok genç hanımın kalbini çalmıştır. Şu anda da Ritten Krallığının asil genç hanımları sizin yüzünüzden çok mutsuz olmalı.”

 

"Maceraperest, benim yüzümden mutsuz olduklarını söyleyerek ne kastediyorsun?"

 

An itibarıyla aralarında tek bir genç asil dahi yoktu. Yalnızca Kral, Weed ve asık suratlı şövalyeler mevcuttu.

 

"Majestelerini arzulamaktan geceleri doğru düzgün uyuyamıyorlardır."

 

"HAHA!"

 

Ritten Kralı kuvvetli bir kahkaha patlattı. Ve yanakları müstehcen bir şekilde sallandı.

 

Weed de fırsatı kaçırmadan devam etti.

 

"Beklenildiği gibi, gülümseyen yüzünüz insanın içini ısıtıyor!"

 

Bu, bir yılana güzel bir derisi olduğunu veya bir kurbağaya bacaklarının göz kamaştırdığını söylemek gibiydi.

 

Tam bir kalleş hizmetkar olmak için mükemmel bir idrak ve yeteneğe sahipti.

 

"Benim gençlik halimin heykelini dikmeni istiyorum! Sana heykeli yapman için gereken ne varsa temin edeceğim."

 

*Ding!*

 

****

 

Kralın Heykeli

Kraliyet sarayında, Ritten Kralının gençlik halinin bir heykelini yapın.

Kralı tatmin edecek bir heykel yapılmalı.

Tüm kıtanın önde gelen oymacılarından yalnızca bir tanesi başarılı bir eser yaratma kapasitesine sahip.

Gerekli materyaller saray içerisinde bulunabilir.

Zorluk: Meslek Görevi

Ödül: Minimum 10 adet Zümrüt, Safir.

Görev Kısıtlamaları: Yalnızca Oymacılar.

 

****

 

Weed, iltifatları sayesinde bir heykel siparişi almıştı.

 

Beline dek eğildi.

 

"Majestelerinin suretini tasvir etmek benim için bir onurdur. Umarım eserim tatmin edici olur."

 

-Görevi kabul ettiniz.

 

Böylece kraliyet sarayında en üst kalite, kar beyazı bir oyma taşı hazırlandı!

 

Weed de Zahab’ın Oyma Bıçağını çıkarttı. Bu, işini oldukça kolaylaştıracaktı.

 

"Heykel gerçekten de kralın gençliğine benzememeli."

 

Kralın gençlik portrelerine bakıyordu da gerçekten bir bebek Orka benziyordu.

 

"Yakışıklı yapsam daha iyi."

 

Birazcık boyunu uzattı, birazcık burnunu kaldırdı.

 

Kusurları gizlemek için sağlıksız şişmanlıktaki figürü gürbüz bir figüre dönüştürdü.

 

Uyumlu hale getirmek için de yalnızca bir parça zırh giydirip eline bir kılıç verdi.

 

Sonuç Ritten Kralıyla benzer özelliklere sahip olsa da tamamen farklı bir kişiydi!

 

Heykeldeki farklılıklar, ünlülerin oynanmış fotoğraflarından bile daha barizdi.

 

Sadece 3-4 saat harcamış olmasına rağmen sonuç epey iyiydi.

 

Weed, hem oymacılık hem de doğa oymacılığı yeteneğini geliştirmişti.

 

Toplanan Doğa enerjisi heykeli sarmalıyordu. Ve ışıltılı heykel, enerjiyle yıkanır halde harikulade bir şekilde kendi etrafında dönüyordu.

 

Üstelik iltifat da eksik edilmemişti.

 

"Yeteneğim yetersiz kaldı, Majestelerinin ihtişamını ve cömert ruhunu tam olarak yansıtamadım. Ölmeyi hak ediyorum!"

 

Weed’in bu şekilde kusurun olmadığı yerde kusur bulması Ritten Kralının kalbini çalmasını sağladı.

 

"Sorun değil. Bana kalırsa kendini suçlamana lüzum yok. Böylesine kıymetli bir şeyi yapmak çok çaba gerektirir."

 

Heykel öyle aceleyle yapılmıştı ki bir sürü materyal ziyan olmuştu. Aslına bakarsanız kralın orijinal hali pek hoş olmadığı için Weed’in yeteneği ve harcayacağı ekstra vakitle bile daha iyi bir sonuç almak zor olabilirdi.

 

“Böyle bir işte Zahab veya Daycram bile zorlanırdı.”

 

Sonucun sanatsal düzeyi her daim görevin başarısıyla orantılı olmazdı.

 

"Sanatçıların yolu cidden zorlu."

 

Böylece görev tamamlanmıştı ancak Weed’in gelmekteki tek amacı görev ödülü değildi.

 

Kalede sergilenen kraliyet sanat koleksiyonunu görmeye gelmişti.

 

Uzun lafın kısası, bu bir ev ziyaretiydi!

 

Sanat eserlerine bakmak, Sanat istatistiklerini onarmanın hızlı bir yoluydu.

 

Weed ve Yurin, utanmazca sanattan faydalanmak adına kaleyi turlamaya başlamıştı.

 

"Oh, ne harika bir heykel! Bu kadar çok başarılı eseriniz olacağı kimin aklına gelirdi ki Majesteleri! Bu gerçekten gücünüzü, kuvvetinizi ve asaletinizi sembolize ediyor. Bu arada, kenarda köşede başka bir şey var mı?"

 

-Kraliyet Oymacısı Martino’ya ait Şafaktaki Kurtlar eserini gördünüz. Sanat istatistiği 2 yükseldi.

Harikulade bir sanat eserini takdir etmeniz dolayısıyla Oymacılık yeteneği %0.1 yükseldi.

 

-Kraliyet Ressamı Perril’e ait Baharda Saray eserini gördünüz. Sanat istatistiği 3 yükseldi.

Harikulade bir sanat eserini takdir etmeniz dolayısıyla Ressamlık yeteneği %3.1 yükseldi.

 

Weed bu eserlere bakarken yemeğini yiyip şövalyeler ve soylularla sohbet de ediyordu.

 

Asiller ve Krallarla tanışma fırsatını bulan oyunculara çok nadir rastlanırdı.

 

Bu nedenle Kraliyet Yolu Bilgi Bülteni veya Karanlık Oyuncular sitesinde krallarla ilgili bilgi bulmak imkansızdı.

 

Weed ve Yurin, burada sanat trendleriyle ilgili pek çok şey öğrenebilirdi.

 

Devasa sanat eserleri koleksiyonu kesinlikle bir Kralın kudretini ve mutlak gücünü gösteriyordu.

 

Muhteşem ve duyulara hitap eden eserlerden oluşan koleksiyonu gören Weed'in tepkisi dudak uçuklatıcı bir şaşkınlık olmuştu.

 

“Tüm bu parayla nasıl da lüks içerisinde yaşıyorsunuz.”

 

-Kralla yakınlığınızı geliştirdiniz.

 

Krallık, ardı ardına sıralanmış çok sayıda dinamik ve mütevazı eser de barındırıyordu.

 

“Yanılıyorsun. Bunlar yetersiz!”

 

Weed pek çok krallığı gezip sömürmüş ve sanat eserlerine bakmıştı. Bu sayede sanat istatistiği yeniden 2089a çıkmıştı.

 

Versailles Kıtasındaki tüm krallıkların malikaneleri, sarayları ve dini yapılarını ziyaret eden kişi sanat istatistiğini muazzam bir şekilde arttırabilirdi.

 

Bununla birlikte aşinalığınız düşükse şöhretiniz yüksek olsa bile krallar veya lordlardan koleksiyonlarındaki belirgin sanat eserlerini görme izni alamazdınız.

 

Koridor duvarlarına asılmış veya geniş bahçelere yerleştirilmiş sanat eserlerine göz atabilirdiniz.

 

Ama söz konusu lordlar ve asiller oymacılığa saygı göstermiyorsa yüksek şöhretiniz bile işe yaramazdı.

 

Weed’in şöhreti öncelikle oymacılık ve maceraperestliğine dayanarak yükselmişti. İkisini de umursamayan asiller, onun görüşme talebini reddediyordu.

 

"Korkarım ki sosyetede bahsinizi hiç duymadım."

 

"Bir sürü heykel mi yaptınız? Şahsen ben kılıçları tercih ederim. Meşhur bir kılıç ustası değilseniz görüşmemiz imkansız.”

 

"Bu özgür şehir, gelişimini büyük ölçüde ticarete borçlu. Bir tüccar olarak cesaretiniz fena halde yetersiz."

 

Kişi soylular arasında tanınmadıkça, iyi bir tüccar veya başarılı bir kılıç ustası olmadıkça, büyü gücü veya çeşitli alanlarda beceriler taşımadıkça pek çok kral veya asilin ziyaret şartlarını karşılayamıyordu.

 

Oyuncular, Haven Krallığının yerlileri olan feodal lordlara yaptıkları iyilikleri arttırıyorlardı. Elbette Weed’le aynı şöhrete sahip olmadıkça bunun bir önemi olmuyordu.

 

Kale, tüm sanat malzemelerini elinde tutuyordu. Bir depoyu ziyaret etseniz bile nafileydi, çünkü her şey satılmıştı.

 

Weed’den keyif alan ve ona hiç sakınmadan özel sanat eserlerini bile gösterenler, Ritten, Aidern, Rosenheim ve Britten Krallarından ibaretti.

 

Kıtadaki Tarikatları ziyaret etmekse daha da zordu, sadece Freya, Lu ve Weed’in Embinyu Tarikatıyla yaptığı mücadeleyi takdir eden diğer 3 Tarikat, Weed’e ziyaret izni vermişti.

 

Versailles Kıtası boyunca gezen Weed, asillerin oymacılığa duyduğu küçümsemeyi deneyimlemişti.

 

“Heykel yaparak koca bir canavar ordusunu püskürtebilir misin? Heykeller yalnızca umursamaz ve sıkkın kişiler içindir.”

 

"Heykellerde güzellik bulunabilir mi dedin? Ha ha, mana bilgisini ve anlayışını geliştirenlerin elinden çıkan büyüden daha güzel bir şey yoktur."

 

Weed kadar yetkin, sıra dışı veya ünlü hiç kimse olmadığı için kıtada Oymacıların statüsü çok düşüktü. Bu nedenle insanların oymacılık bilinci düşüktü ve sıklıkla göz ardı edilirdi.

 

Kılıç ustaları ve büyücüler haricindeki mesleklerin tanınırlığı, oyuncuların eylemlerine bağlı olarak değişim gösteriyordu.

 

Mesela bir baron, tüm küstahlığıyla bir gemiyi işaret ederek şöyle demişti:

 

"Bir oymacı mı? İyiymiş ama ben macera hikayelerini dinlemeyi yeğlerim. Las Phalanx denen kuzey topraklarında büyük bir maceraya atıldığını duydum! Orada olanları dinlemeyi gerçekten çok isterim. Kıyafetlerinin her yeri boya olmuş sahtekar görünümlü bir ressam olsaydın seninle hayatta tanışmazdım!"

 

Ressamlar rakip muamelesi görüyordu, tek teselliyse iki mesleğin de benzer durumda olmasıydı.

 

"Yine de katlanılabilir. Sonuçta Ressamlar da Oymacılar da aynı düzeyde küçümseniyor!"

 

Doğa Heykelleri ve kale ziyaretleri sonrası Balkan’ın Görevinin başlangıcına yalnızca 24 saat kalmıştı.

 

Ancak Weed, Doğa Oymacılığı uzmanlığını Orta Düzey 5. Seviye %89a dek yükseltebilmişti.

 

Birazcık daha çabaladıktan sonra Felaket Oymacılığını öğrenebilecekti!

 

Yurin, "Oppa, şimdi nereye gidiyoruz?" diye sordu.

 

"Şimdilik Morata’ya dönelim."

 

Böylece Yurin, Işık Kulesini resmetmeye başladı.

 

Morata’da gece vaktiydi. Yurin, kuleyi çizişinin ardından yoğun parlaklıkta bir ışık ekleyerek kendisiyle Weed’i manzaraya yerleştirdi.

 

"Resme Işınlanma!"

 

Ve ikili, ortadan kayboldu.

 

**********************

 

"İşçi olarak kaydolmaya geldim."

 

"Bugün başlayabilir miyim?"

 

Morata şantiyesi, inşaata katılmak isteyen insanlarla dolup taşıyordu.

 

500 kişi, 2,000 kişi, 7,000 kişi, 8,000 kişi, derken 20,000 kişi olmuştu.

 

Vakit geçtikçe bir parça kekin etrafına toplaşan karıncalar gibi ilgili bir kalabalık toplaşıyordu.

 

"Taş toplayacak olanlar sıraya girsin!"

 

"Demir cevheri çıkartmak için parti üyeleri aranıyor! Madencilik yeteneği mutlak bir artıdır."

 

Yapı malzemeleri de dağ gibi yığılmıştı.

 

Lordun göreviyle harekete geçilmişti!

 

Morata oyuncuları, büyük binaların inşaatı için toplu halde desteğe gelmişti.

 

Oyuncu filoları tarafından yakınlardaki madenlerden, dağlardan ve nehirlerden yapı malzemeleri toplanıyordu.

 

Oyuncular, bir sütun üzerine tuğlaları yığarak Katedral ve Kütüphane etrafında karınca sürüsü gibi bir araya geliyordu.

 

"Katedralin merkezinde 12 kule ve şapel olacak."

 

"Okul binasını da ekleyin."

 

"Kilisenin Paladin ve Rahipleri için kalacak yer ayarlamayı unutmayın."

 

“Şapelin en az 150 metre olması gerekmez mi? Tepeye de bir kubbe lazım."

 

"Boyu en aşağı 230 metre olmalı. Mantıklı olan Freya Heykelinden büyük olması çünkü."

 

Tasarımdan sorumlu mimarlar, şantiyede kendi aralarında tartışıyorlardı.

Morata'da şaşırtıcı derecede çarpıcı bir Katedral inşa edilmesi planlanıyordu.

 

Yakınlardaki maden ve nehirlerden malzeme toplayan insanların sırasıysa uzadıkça uzuyordu.

 

"Kkeungçaa!"

 

“Heoeoeoeoeog!"

 

Çaylaklar, titrek bacaklarıyla taş ve kereste taşıyordu!

 

Şimdiye dek Weed’in dahil olduğu tüm işler başarılı olmuştu. Büyük Piramit ve Freya Heykeli bunun bariz örnekleriydi.

 

Bu da Morata ve Freya Kilisesi adına katkı puanı kazanmak için eşi bulunmaz, harika bir fırsattı.

 

Bir şehrin gelişimine yardımcı olarak katkıda bulunmak son derece faydalı olabilirdi. Vergilerinizi düşürebilir, seferler için asker kiralayabilir veya bir ev alabilirdiniz. Lordun cephaneliğinden ekipman almanız da mümkün olurdu.

 

Bu da oyuna Morata’da başlayan ve uzun bir süre Kuzeyde kalacak olanlar için kesinlikle kaçırılmayacak bir fırsattı!

 

Mapan, Irene ve Pale üçlüsü, dağlardaki manzarayı izleyerek bu konudan bahsediyordu.

 

"Tam da düşündüğümüz gibi."

 

"Morata’da başlayan oyuncular gerçekten hızlı gelişecek."

 

"Gardımın inmesine müsaade edemem."

 

Şaşırtıcı bir şekilde oyuncuların bu işe dahil olmasında Weed’in parmağı yoktu. Oyuncular, onun tarafından sömürülmeye gönüllü olmuştu.

 

Morata’da büyük düşlere tutunan çok sayıda çaylak vardı.

 

Yapı malzemelerini taşımak onlar için zor bir iş olsa da hiç tereddütsüz yerine getiriyorlardı.

 

Toplumun dikte ettiği üzere insanın ilk işinde başarılı olması çok önemliydi.

 

Weed, onları bu göreve zorlamamıştı.

 

Ama Morata’da büyük binalar dikmek için çabalayıp şehrin gelişimine elleriyle katkıda bulunduktan sonra başka yerlere göç etmekte zorlanacaklardı.

 

Bu büyük girişim hesaba katılınca Weed’in büyük bir maddi getiri elde etmesi bekleniyordu!

 

"Şu koca dünyada bizim lordumuz kadar iyi bir adam daha var mıdır?"

 

"Vergiler düşük, gerekli binalara erişilebiliyor, güvenlik yeterli, yol planlaması ve kentsel gelişim de iyi."

 

Herhangi bir resmi beyan olmasa da çevrimiçi platformlarda abartılı söylentiler dolaşıyordu.

 

"Morata’ya yatırılan para 2 milyon altını geçmiş diyorlar. Önemli bir miktarıysa kamu fonundan değil, Weed’in cebinden çıkmış."

 

"Morata tamamen bitap bir köydü. Weed vatandaşları kurtardı ve bu dereceye gelmelerini sağladı. Şu anda bile büyük bir yapı inşa ediyor."

 

Oyuncular ve vatandaşlar Weed’den büyük bir övgüyle bahsediyordu. Kıtanın en popüler lordu olabilirdi.

 

Weed canavarları sürükleyip katledecek olsa bile onu övecekleri kadar beyinleri yıkanmıştı.

 

"Yeterince dinlendik, artık geri dönme zamanı."

 

"Hadi, hadi! Gidelim."

 

Mapan, Pale ve Irene, dekoratif taşlarla dolu bir vagonu itiyordu. Kalan yoldaşlarıysa kütüphanede çalışmak için gereken taşları taşıyarak merdivenlerde bir aşağı bir yukarı koşturuyordu.

 

#Görev öncesinde okuduğumuz tüm bu olaysız bölümlere bakılırsa Balkan görevi bayağı olaylı olacak herhalde. Weed beyimiz görevden önceki vaktini tamamen sanata adadı, giderayak Felaket Oymacılığını öğrenip görevde kullanmayı düşünüyor olmalı. İnsanları selde mi boğacak, kafalarına çığ mı düşürecek, ne yapacak merak ediyorum doğrusu. Pek yakında göreceğiz diye umuyorum, hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32642 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43319 Bölüm Sayısı


creator
manga tr