Cilt 6 Bölüm 62 [ Çöküş Titremeleri ] (1/2)

avatar
853 20

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 62 [ Çöküş Titremeleri ] (1/2)


Çevirmen : Clumsy



ーーBeyaz dünya soyulup uzaklaşırken öteki tarafta uzanan rengarenk dünya yavaşça şekil alıyordu.

 

Tanrının devasa, pürüzlü ve fazlasıyla kuvvetli fırçası, dünyayı renklere bürüyordu.

 

Dünyanın ıssız, renksiz bir mekanken rengarenk boyanışına tanık olmak gibi egzotik bir hissiyattı.

 

Subaru, Tanrının dünyayı yedi günde yarattığı efsanesini işitmişti ama illa da yedi günde tüm yapı taşlarını bir araya getirmiş olması gerekmiyormuş, daha ziyade dünyayı renksiz bir tuvalin üzerine resmetmiş gibi hissediyordu.

 

ーーOd Lagna’nın beşiği. Veyahut『Hatıralar Holü』.

 

Natsuki Subaru’nun varlığı farklı bir boyutmuş gibi görünen o bölgeden çıkartılıyordu.

 

O yabancı mekandan ayrılıp eski dünyasına dönüyor, bilincinin parçacıkları yavaş yavaş birbirine bağlanıyor ve benliği adım adım yeniden inşa ediliyorduーー

 

???: “ーーSubaru.”

 

Subaru: “Mph……”

 

Bu sesi işiten Subaru gözlerini açtı ve anında susuzluğa kapıldı.

 

Bu dünya içerisinde bulanık olmayan görüşüyle ardı ardına göz kırparken sırtının ve kalçalarının sert ve soğuk bir şeye temas ettiğini idrak etti. Belki de bir duvara yaslanmış halde yatıyordu.

 

Hemen sonrasındaysa gözlerinin önündeki bir varlığa dair belirtileri fark etti.

 

“ーーーー”

 

Gözlerinin önündeki o varlık, gözlerinde belirgin bir desen olan tedirgin bir kızdıーー yani abartılı elbisesi ve tatlı görünümüyle Beatrice.

 

Subaru, 『Hatıralar Holünden』bulunduğu eski dünyaya, gözcü kulesine, çaresizliğe ve kaygıya geri dönmüş olduğunu fark ediyordu.

 

Subaru: “ーーAh.”

 

Beatrice: “Zihnin ne durumda, doğrusu? İyi misin, sanırım? Kazara hatıralarını kaybetmediğinden emin olmalıyız, doğrusu. Öncelikle, Betty’i tanıyor musun?”

 

Diyerek gözlerini kırpıştıran Beatrice, bu ağır atmosfer içerisinde Subaru’nun yüzüne ve göğsüne dokundu.

 

Bunun dokunarak teyit edebileceği bir şey olmadığını bilse de endişeli biri için iç rahatlatıcı bir eylemdi. Yanaklarına dokunulan Subaru, ortama uygun şekilde “Ben iyiyim, iyi olacağım” cevabını verdi.

 

Subaru: “Hiç sorun yok. Hatırlıyorum. Hatıralarım güvende, seni…… Beatrice, seni unutmadım. Elbette aynı şey diğerleri için de geçerli.”

 

Beatrice: “……Ee~hh, ilk önce Betty’nin ismini söylediğin için övgüyü hak ettin, doğrusu.”

 

Subaru’nun yanaklarına dokunan Beatrice, Subaru’nun ismini söyleyişine tanık oluşuyla rahat bir nefes aldı ve gözlerindeki tedirginlik silindi. Onun bu tepkisi karşısında Subaru da dudaklarının kenarları yumuşayarak hiç tereddüt etmeksizin Beatrice’in kafasını okşadı.  

 

Beatrice kısık gözlerle bu okşayışı kabullenirken de derin bir nefes alarak hatıralarının güvende olduğunu tekrar teyit etti.

 

Tabii Beatrice’e “Hatırlıyorum” dese de bu, teyit edilmesi zor bir şeydi.

 

Daha az önce『Oburluk』Günahı Başpiskoposu Louis Arneb ile karşılaşmıştı.

 

Onun sayısız『İsmi』ve『Hatırayı』yiyen bir canavar olduğu kuşkusuzdu fakat o kızın hatıraları yeme kabiliyeti Subaru’nun gözünde belirsizliğini koruyordu.

 

Bunun için bir ısırma eylemi gerçekleştirmesi gerekiyor muydu yoksa『Yediğini』beyan etmesi yeterli miydi veya daha karmaşık bir prosedür mü vardı sorularının cevabını bilmiyordu. ーーKısıtlamalar ve taahhütler ne denli büyükse, gereklilikler ne denli karmaşıksa kişiye bahşedilen güç de o denli fazla olurdu. Subaru da bu çıkarımı yapmak istiyordu.

 

Öyle ya da böyle ilk etapta『Hatıralar Holünde』bu koşulların karşılanıp karşılanmadığını bilmiyordu. Gerçek şu ki gerçekten fiziksel temas gerçekleştirmesi gerekiyorsa kolundan ısırılmış ve yalanmıştı. Yani koşul buysa ortama tamamen kapılmış ve mağlup olmuş demekti.  

 

Bu nedenle herhangi bir bilinçli semptom göstermemesine rağmen hatıralarını yitirmiş olma olasılığı yeterli düzeydeydi, ancakーー

 

Subaru: “ーーMuhtemelen sorun yoktur. Sözlerim ve sevgi dolu hislerim, hepsi de hala kalbimin içerisinde.”

 

Emilia’yı düşündüğünde kalp atışları hızlanıyor, endişelendiğinde Beatrice’in kafasını okşama arzusu duyuyordu. Bu da yoldaşlarının iyiliğini dilediğini kanıtlıyor ve zihnindeki şüphe ortadan kalkıyordu.

 

Bir başına devam etmek gibi bir ihtiyacı yoktu, hiç değilse bu defa aynı dehşet tekrar etmeyecekti.

 

???: “ーーNatsuki-kun, geri döndün mü?”

 

Tam da zihnindeki hatıraların varlığını teyit ederken kulaklarında bir ses çınladı.

 

Ve kafasını kaldıran Subaru, açık mor saçları dalgalanan Echidna’nın da Beatrice’in yanında olduğunu gördü. Kızın adım atışını gördükten sonraysa gecikmeli bir farkındalık yaşadı.

 

Subaru: “…….Peki ya Emilia-chan ve diğerleri?”

 

Echidna: “İyi, etrafına bakınma kabiliyetini de yitirmemişsin anlaşılan. Az önce ne yapmaya teşebbüs ettiğini hatırlıyor musun peki?”

 

Echidna’nın şatafatlı sorgulamalarını işiten Subaru, önce kızın soluk mavi gözlerine baktı, sonra da diğer tarafta olması gereken gölgeleri aradıーー ve birkaç yoldaşının eksik olduğunu anladı.

 

Kütüphanedeki kitaplıkların arkasına saklanmaları gibi tatlı bir oyun söz konusu olamazdı. Dizindeki kalın, siyah kapaklı kitaba dokunan Subaru, bir nefes verdi.

 

An itibarıyla ortamda bulunanlarーー

 

Subaru: “Beatrice, Echidna ve Meili……?”

 

Meili: “Onii-san, demek sonunda uya~ndın? Bizi gerçekten endişelendirdin, anlaşılan birazcık uyu~yakalmışsın.”

 

Subaru: “Uyuya mı kalmışım……”

 

Meili ellerini kalçalarına yerleştirip kendisini paylarken Subaru, kafasını kaşıdı.

 

Ve kalbini yatıştırarak durumu saptadı.

 

Emilia, Ram, Julius ve Shaula’yı odada göremiyordu.

 

Yalnızca az önce bahsedilen üçlü geride kalmıştı ve kendisiyle birlikte dördü de savaşçı olmayanlar grubundaydı. Epey tuhaf bir durumdu ama daha da tuhafıーー

 

Subaru: “Kitabı açar açmaz uyanmış olamam, değil mi? Ne kadar süre bilinçsizdim?”

 

Beatrice: “ーー. Yaklaşık bir saat, sanırım. Şu ana kadarki kitaplar birkaç saniyede tamamlanmıştı, o yüzden Subaru’ya bir şey mi oldu diye endişelendik, doğrusu.”

 

Subaru: “Bir saat……”

 

Subaru, Beatrice’in bu yanıtı sayesinde 『Hatıralar Holüyle』gerçeklik arasındaki zaman farkının fazla olmadığını keşfetti.

 

Şu anda karşılaştığı zorluk, normal şartlarda 『Ölü Kitaplarını』okuduğunda başına gelenlerden gerçek anlamda farklıydı. O zorluk da『Hatıralar Holünün』gerçekten bir yerlerde var olması ve orada geçirdiği vaktin meşru görünmesiydi.

 

Louis’le karşılaşmış, kalbi işkence görmüş, onun tarafından yalanmış, onu boğazlamaya çalışmış ve『Natsuki Subaru’yu』reddetmişーーsonra da tatlı sert sözlerle bunu inkar etmeye zorlanmıştı.

 

Tüm bunların gördüğü elverişli bir rüya olmasını hiç sorun etmezdi. Ancak sınırlı bir süreyi geride bırakmış olduğu gerçeği inkar edilemezdi.

 

Subaru: “Emilia-chan ve diğerleri, neden sizinle değil?”

 

Echidna: “Sen, kelimenin tam anlamıyla o kitaba dalıp gitmişken, burada da bazı anormallikler patlak verdi, anlarsın ya. Burada olmayan dörtlü de onları hallediyor.”

 

Subaru: “Anormallikler derken……?”

 

Echidna: “Anormallikleri fark eden ilk kişi Shaula oldu. Gözcü kulesinin savunuculuğunu üstlendiği düşünülünce beklenenin de bu olduğu söylenebilir tabii.”

 

Kurduğu cümleler telaşsız görünse de ses tonu öyle değildi. Echidna, Subaru’nun sözlerine bastırılmış aciliyet duygusunun sızdığı bir ses tonuyla karşılık vermişti.

 

Sonra da odanın girişini, alt kata uzanan merdivenleri işaret ederek,

 

Echidna: “Shaula dışarıdan kuleye yaklaşan bir şeyler olduğunu söyledi. O sırada epey sertti. Anormalliklerin ardındaki sebebi teyit etmek adına kimseye kendisini durduracak vakit dahi tanımadan koşup gitti……”

 

Meili: “Havalı onii-san da arkasından ko~şturdu. Bu esnada gümüş saçlı onee-san ve hizmetçi onee-san da uyuyan kız kardeşi görmeye gitti.”

 

Subaru: “Yani böylece burada dördümüz kaldık. ーーDürüst olmak gerekirse kendimi birazcık yalnız hissetsem de doğru bir hareket olmuş. Özelikle de böyle bir durumda aramızdan herhangi birinin ortadan kaybolmasını istemezdim.”

 

Echidna ve Meili’nin raporlarına karşılık veren Subaru, bu mutlak kargaşa karşısında iç çekti.

 

Söz konusu meseleyi bildirdiği için Shaula’ya, onu takip ettiği için Julius’a ve yaptıkları şey için Emilia ile Ram’a minnettardı.

 

Mavi saçlı kızın, Rem’in bedeni korunabilirse, tüm endişelerini birer birer ezip geçebilirdi.

 

ーーBundan böyle karşılarına çıkacak acil durumlar karşısında…  

 

Echidna: “ーーBu tepkin, Natsuki-kun, bir şeylerin farkında olduğunu mu anlatıyor acaba?”

 

“ーーーー”

 

Echidna, Subaru’nun çözülmesi zor ifadelerini fark ederek ani bir soru yöneltti. Onun dikkatli bakışlarının hedefi olan Subaru’ysa saniyesinde karşılık vermeye çalışarak kafasını salladı.

 

İşleri daha fazla karıştırıp karmaşıklaştırmasına lüzum yoktu. Tek yapması gereken bu can sıkıcı kelimeleri olduğu gibi dile getirmek ve yoldaşlarının endişelenmesine müsaade etmekti.

 

Subaru: “Size sonuçtan başlayarak neler olduğunu anlatacağım. ーーReid’in kitabını okuyarak geçmişini görme planı başarısız oldu. Geçmişini göremedim ve artık buna ayıracak vaktimiz yok.”

 

Beatrice: “Geçmişini göremedin mi, sanırım? Bu da ne anlama geliyor, doğrusu?”

 

Subaru: “Araya bir şey girdi. ーー『Oburluk』Günahı Başpiskoposu.”

 

Beatrice: “ーー~hk!”

 

Nihayet bu kelimeleri dile getirebilmişti.

 

Subaru’nun ağzından dökülen bu kelimeleri işiten Beatrice, hayretler içerisinde gözlerini kırpıştırdı. Subaru Günah Başpiskoposu kelimelerini ilk defa Louis’ten işitmiş olsa da durum geri kalanlar için aynı olmayabilirdi.

 

Echidna: “Kavramak oldukça zor olsa da 『Oburluk』Günahı Başpiskoposu bu kitabın içerisinde yani…… kitabın içerisinde olduğu düşüncesi şüpheye yol açsa da sen öyle olduğunu söylüyorsun ve?”

 

Echidna kaşlarını çatıp gergin bir yüzle kollarını önünde bağladı. Gözleri şüphe belirtileri veriyor ama ondan da büyük bir huzursuzluk taşıyordu. Hem de Subaru’yu konu alan bir huzursuzluk.

 

Bu huzursuzluğun doğrudan Subaru’nun anılarına yöneldiği ve kelimelere gerek olmaksızın ayırt edilebildiği barizdi.

 

Subaru: “Az önce Beatrice’e de aynı şeyi söylemiş olsam da hatıralarımı yitirmedim…… kastettiğim şey bu. Arkadaşlarımın yüzlerini unutmadım ve Patrasche’ye olan sevgim de hala hakiki.”

 

Meili: “Ejder-chan’ın ismi neden geçti anlayamadım ama ne~yse……”

 

Yanaklarını şişiren Meili, Subaru’nun ejderinin bahsinin açılışından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

 

Öfkelenmesi anlaşılırdı. İşin doğrusu Subaru’nun halihazırda hatıralarını yitirmek gibi bir sabıka kaydı vardı. Hatıralarının varlığı veya yokluğu net değildi ve hiç kimse bilinçsiz, semptom göstermeyen bir hafıza kaybını kanıtlayamazdı.

 

ーーBununla birlikte ortamdakiler arasında yalnızca Subaru, mevzunun bu olmadığını anında beyan etme cesareti göstermişti.

 

Subaru: “Hepinizin böylesine endişelenmesi beni mutlu ediyor ama ben hiçbir şeyi unutmadım. Onay damgasını basıyorum.”

 

Echidna: “Şu anda o onay damgasının varlığı konusunda büyük şüphelerim var…… ama özgüvenin bu kadar yüksekse eminim bir dayanağı vardır, öyle değil mi?”

 

Subaru: “ーーEvet, çünkü『Oburluk』tarafından tamamen köşeye sıkıştırıldığımda Rem tarafından kurtarıldım, anlarsınız ya.”

 

“ーーーー”

 

Bahsi geçen ismin gücü yalnızca Beatrice’in içerisinde yankılanmıştı.

 

İşte bu yüzden Echidna ve Meili şaşkın ifadelerini korurken Beatrice, tamamıyla afallamış halde gözlerini kırpıştırıyordu.

 

Subaru’ysa onun bu tavrını başıyla onay vererek karşıladı. ーーNe kadar önemsiz hatıralar söz konusu olursa olsun Louis tarafından çalınmamaları nedeniyle böbürlenebilmesinin tek sebebi, Rem’in varlığıydı.

 

Subaru’nun kalbi o mekanda paramparça olmanın eşiğine gelmişken genç kız onu cesaretlendirmiş ve ayağa kaldırmıştı.

 

Onun varlığı, 『Oburluk』için doğabilecek bir fırsata müsaade etmemişti, Subaru’nun inancı bu yöndeydi.

 

Beatrice: “Subaru, detaylı bir açıklama yap, sanırım. O açıklama da……”

 

Dosdoğru Subaru’nun kara gözlerinin içine bakan Beatrice, detaylı bir açıklama talep etti. Ancak genç kızın sözleri sona erdiğinde ölümcül bir sarsıntıーー kuleyi salladı ve o sarsıntı hissi tekrar etti.

 

Kitaplıkların sallanacağı bariz olsa da bizzat kulenin sallanmasının anormal olduğu barizdi. Muhtemelen bunun sebebi, Shaula’nın icabına bakmaya gittiği acil durumdu.

 

İşte bu yüzden Beatrice, yalnızca bir defa gözlerini kırpıştırdı.

 

Beatrice: “Olabildiğince kısa olsun, doğrusu.”

 

#Geliyor gelmekte olanlar! Oburlukların geleceğini biliyoruz ama canavarlar kuleye nasıl giriyor ki, onların işi mi? Bu sorunun cevabını pek yakında alırız sanırım. Bakalım bu defa olaylar eski döngülerden ne kadar farklı ilerleyecek ve her şey yolunda gidebilecek mi, yoksa bizleri yeni ölümler mi bekliyor? Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32577 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43281 Bölüm Sayısı


creator
manga tr