Cilt 6 Bölüm 69 [ Demir Kılıcın Absürt Bozgunu ] (2/3)

avatar
718 20

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 69 [ Demir Kılıcın Absürt Bozgunu ] (2/3)


Çevirmen : Clumsy



Ortamda tiz bir ses yükseldi, don oluştu ve güzel ama acımasız buz bıçağı, yayılan dumanların içerisinde gizlenerek koridor boyunca dalgalandı. Ne olursa olsun hiç tereddütsüz hayati bir yarayı hedefleyen bu saldırıーー Emilia’nın harekete geçmekte karar kılışı sonrasında en ufak bir bocalama olmadan gerçekleştirilmişti. Bu, onca mücadeleden sonra açıkça anlaşılan bir şeydi.

 

Emilia: “ーーHa ~hk!”

 

Ancak Subaru’nun gözlerinin nihayet yakalayabildiği kesik saldırısı, yani pusuyu andıran darbe, Reid’in rahat giysisinin göğüs cebinden çıkartarak elinde tuttuğu yemek çubuklarını kullanışıyla rahatlıkla karşılandı.

 

Reid’in özel silahı olarak yemek çubuklarını kullanışını ilk görüşleri değildi. Bununla birlikte kaç kez görürseniz görün alışamayacağınız bir manzaraydı. Anormallik anormallikti, onları kabullenmek bir başka olurdu.

 

Subaru: “O……! Emilia-chan!”

 

Beatrice: “S-Subaru! Kendini zorlama, doğrusu! Kımıldama, sanırım!”

 

Subaru, Reid’in anormal kılıç ustalığı karşısında Emilia’nın güvenliğinden endişe duyarak bağırdı. Subaru’ya kendisine iyi bakması için yalvaransa Emilia’nın Subaru’yu bir anda bırakıp emanet ettiği Beatrice oldu.

 

Koridora diz çökmüş şekilde o minyon beden tarafından desteklenen Subaru, gözlerini açık kalmaya zorluyordu.

 

Bu esnada Emilia parçalanan, daha doğrusu yemek çubukları tarafından kesilen silahlarını yenilemişti ve ışıltılı elmas tozları içerisindeki bir peri misali kılıç dansı performansına devam ediyordu.

 

Sıradaki saldırıyı da püskürten Reid, bir köpekbalığı misali “Haha ~hk!” diye gülerek,

 

Reid: “Hah! Tam da beklenildii gibi, hızlı kaptın, hiddetli çıtır! Ama, sen, bilmiyo musun? Senin『Sınavın』çoktan bitmişti, anlarsın ya?”

 

Emilia: “Öyleyse! Diğerlerini de geçir!”

 

Reid: “Heyhey, ne boktan bi mantık bu, aye. Bunu yapmak için hiçbi sebebim yok ki.”

 

Emilia: “Senden rica ediyorum!”

 

Reid: “Böyle yalvarmanın tatlı bi yanı yok. Şimdi, çıkar o kıyafetleri, sana diyorum.”

 

Emilia ciddi bir ifadeye bürünmüş olsa da yakarışları Reid’in kulaklarında hiçbir etki doğurmamıştı.

 

Reid, tıpkı ilk saldırıda olduğu gibi ikinciyi ve sonrasında gelenleri de yemek çubuklarıyla sergilediği canlı tekniklerle savuşturuyordu, bu yaptıkları akıl alır gibi değildi. Subaru, gördüğü o anormal kılıç ustalığı karşısında açık kalan ağzını kapatamıyordu.

 

Elbette Reid’in su götürmez uzmanlığı bilinmedik bir şey değildi.

 

Bununla birlikte Emilia, 『Oburluk』ve devasa akrep şeklindeki düşmanlar karşısında bir adım olsun geri çekilmemiş, çeşitli savaşçılara kıyasla ezici bir kabiliyet sergilemişti. En az yüz Subaru bir araya gelse bile Emilia’ya rakip olamazdı. ーーAma Reid için Emilia’yla savaşmak, kelimenin tam anlamıyla çocuk oyuncağıydı.

 

Emilia’nın saldırı ve savunmasının ya hep ya hiç ruhunu taşıyor oluşu Reid’in gözünde beceriksiz bir çocuğun sergilediği oyundan ibaretti.

 

Yalnızca birkaç etkileşimin sonunda Emilia’nın ona ulaşamayacağı anlaşılmış ve mağlubiyeti tatmıştı. Kabiliyet farkları eğitimsiz gözler tarafından bile tespit edilebilecek derecede muazzamdı.

 

Ancakーー

 

Ram: “ーーTüm gücünü kullanmaktan kaçınma sebebi mi? Gayet basit olmalı.”

 

Reid: “A~h?”

 

Ram: “Çünkü sen, burada, Ram ve diğerlerinin ellerinden nahoş bir mağlubiyet tadacaksın.”

 

Minyon bedeniyle savaş alanına giriş yapan Ram, Reid’in arkasında pozisyon alarak böyle söyledi.

 

ーーVe Reid’i arkadan yakaladı.

 

Başlı başına bu bile fazlasıyla takdire şayandı ancak Ram’ın korkutuculuğu bununla da sınırlı değildi.

 

Emilia, rakibi Reid Astrea’ya acıma bilmeksizin saldırıyordu. Ram da tanrısal bir içgüdüyle zamanlamasını, duyularına dayanarak savaşan Emilia’ya uyduruyordu.

 

İşte tam da bu, Emilia’nın -Subaru’nun tam olarak çözememiş olduğu- ilk sürpriz saldırısıydıーー gerçekten çözülüp çözülemedikleri sorusunu doğuran ve işin doğrusu sahiden de çoktan çözülmüş izlenimi veren hareketlerdi.

 

“ーーーー”

 

Hemen ardından Ram’ın savurduğu yumruğu, Reid’in günlük kıyafetinin yan bölgesine saplandı.

 

Darbe anında et ve kemiklerin gıcırdama sesleri yükselirken Ram’ın beyaz yumruğunun delici kuvveti Reid’in iç organlarına doğru nüfuz etti ve koridor, yerini korumaya devam eden Reid’in ayaklarının dibinden parçalandı.

 

Subaru: “Ulaştı mı…… ~hk!?”

 

Bu manzaraya bakan Subaru, hiç düşünmeden Beatrice’i sımsıkı kucakladı.

 

Tezahürat etmek istiyor ama ağzından daha fazla ses dökülemiyordu. Bunun yerine bedeninin kanı kaynıyormuşçasına ısındığını hissediyordu. Çünkü -Subaru’nun bildiği kadarıyla- bu, Reid’in süper bir şansın eseri olmadan aldığı ilk darbeydi.

 

Ram: “Ha, a~a~a~ーー!”

 

Ram’ın narin kollarından akıl almaz bir güçle savrulan yumrukları fırtına misali Reid’i dövüyordu. Reid ise o darbeleri savunmasız alt bedeniyle karşılıyor ve geri çekiliyordu.

 

Tamamen defanstan yoksun değildi. Yalnızca iki yemek çubuğunu Emilia’nın azılı saldırılarını engellemek için kullanırken Ram’ın saldırıları karşısında sergileyebileceği doğrudan bir defansın eksikliğini çekiyordu.

 

Böylelikle Ram’ın muazzam yumruklarının kudretiyle baskılanan Reid’in bedeni büyük bir güçle geri itildi.

 

Ve o uçadururken Emilia, yaratmış olduğu ikiz kılıçları iki elinden fırlattı, kılıç kesiklerinin Reid’in yemek çubuklarını savuruşuyla yok edilecek bir yay çizişinin hemen sonrasında da Reid, uzuvları dört bir yana yayılmış halde koridora yığıldı.

 

Subaru: “Yoksa, başardılar mı……?”

 

Reid’in yığılıp kalarak koridora dümdüz yattığını gören Subaru, gözleri irileşmiş şekilde hayretler içerisinde fısıldadı.

 

Emilia’nın sürpriz saldırısını karşılamak son çaresizce taktiği olurken tadına baktığı şey, diğer rakibi Ram’ın saldırıları olmuştu. İnen her darbe, kemiklerini çatırdatacak güçteydi.

 

Emilia’nın zorlu mücadelesi ortadaydı ama belki de Reid’in mağlubiyet sebebi, Ram’ın savaş gücünü yanlış hesap etmesiydi.

 

『Cor Leonis’in』etkisiyle herhangi bir mani olmadan hareket edebilen Ram’ın kabiliyeti, Reid ciddileşemeden önce rakibinin bilincini kapatmaya yetmiştiーー

 

Subaru: “ーー~hk! Şu anda onu çabucak bağlayabilir ve savaşamaz hale getirebilirsiniz! Emilia-chan! Onu buzunla kısıtla……”

 

Zaferlerini onaylamasının öncesinde bir anlığına düşünceleri duraksasa da son derece kıymetli bu durumu göz ardı edemezdi. Panikleyen Subaru, Emilia’ya Reid’i kısıtlama emri verdi.

 

Aynı hızla büyük çabalar sarf eden Ram’a da seslenmeye çalışırkenーー

 

Beatrice: “……Subaru, sağlığın, ne zaman yerine geldi?”

 

Subaru: “Eh?”

 

Subaru’nun bedenini destekleyen Beatrice, ansızın bu soruyu yöneltti.

 

Bu şüpheyle karşılaşan Subaru’ysa yavaşça bacaklarının üzerinde durarak Emilia’ya talimatlar yağdırdığı gerçeğinin farkına vardı. ーーİçini bir lanet gibi yiyip bitiren ıstıraptan eser kalmamıştı.

 

Ram: “ーーKa, uğğğf”

 

Bunun ne anlama geldiğini anlamasının hemen sonrasındaysa Ram’ın bedeni şiddetli titremeler eşliğinde yalpaladı.

 

Sırtı onlara dönük olan bedeninin üst yarısı yana doğru eğildi ve vücudunu destekleyemeyerek dizlerinin üzerine yığıldı.

 

Subaru: “Ram!!”

 

Julius: “Ku~gh!”

 

Elini bile uzatamayan Ram, ipleri kesilmiş bir kukla misali yığılıp kalırken onun yığılan bedenine atılan kişi, savaşa dahil olmak için bir boşluk kollayan Julius oldu.

 

Ram’ın bütünüyle tükenmiş bedenini destekleyen Julius, donuk bir ifadeyle genç kızın durumunu teyit etti. Bu donukluğun sebebiyse Ram’ın suratının rengi ve kıyafetlerini boyayan yoğun kırmızı kanlardı.

 

Ram’ın kanamasını durdurmuş olduğu karnındaki yaradan fena halde kan akıyordu. Kan kaybının hayatı için ciddi bir tehlike teşkil ettiği doğru olsa da mesele bundan ibaret değildi.

 

Asıl sorun, Subaru’nun iyileşmesiyle bağlantılıydı.

 

Başka bir deyişleーー

 

Subaru: “『Cor Leonis’in』etkisi, kesildi……”

 

???: “ーーA~h, demek nihayet kesildi, aye. Sana diyorum, böyle sıkıcı haltlar yeme. Sen sadece bi kadının arkasına saklanmıyo muydun? Acemi balıkların yüz karasısın, sana diyorum.”

 

“ーーーー”

 

Nutku tutulmuş Subaru’nun önünde yığılıp kalmış halde yatan Reid, iki ayağını birden savurup yerleştirerek enerjik bir şekilde ayaklandı. Sonra da sırtını hafifçe dövüp temizledi ve yemek çubuklarını kavrayarak kollarını omuzlarından daireler çizecek şekilde salladı.

 

Ram’ın darbelerinden hiç hasar almamışçasına sergilediği tavrı düşünmek başlı başına Subaru’nun bedenini titretmeye yetse de onu esas tedirgin eden sonrasında söyledikleriydi.

 

ーーReid, nihayet kesildi demişti. Peki, bahsettiği şey neydi?

 

Reid: “Bu şekilde oynamak daima sıkıcı oluyo. Her şeyden önce, bağırsakların paramparça olmuşken ne bi acı ne de ağrı duyman gibi bi şeyle benimle kafa mı buluyodun, sana diyorum.”

 

Subaru: “Vo, ah……”

 

Reid: “Bu işi mükemmel bi şekilde yapmak istediiini söylüyosan karşına çıkanı kabullenmeyi de bilceksin. Ama, bunun işi bitti. Sana diyorum, bunun işi bitti, anlarsın ya. Bu kadın, kesilmeden önce de ölecekti zaten.”

 

Reid’in kısık sesle söyledikleriyle gözü korkan Subaru, bakışlarını Julius’un kollarındaki Ram’a çevirdi. O bakışları karşılayan Julius ise hafifçe çenesini kımıldattı.

 

Julius: “Doğru söylüyor. Ram Hanımın yaraları hafife alınacak cinsten değil. Şu anda dahi ölüm döşeğinde.”

 

Subaru: “ーー~hk.”

 

Julius: “Kanamasının durmama sebebi kanın pıhtılaşmasına mani olan bir kimyasalın kullanılmasından kaynaklı olabilir. Bunun dışında vücudunu aşırı zorlamasının geri tepişi de etkili olmalı.”

 

Julius’un analizinin her bir kelimesi, Subaru’nun göğsüne acı verici bir yarık açmaya teşebbüs ediyordu.

 

O, başarısız olmuştu. ーーSubaru’nun『Cor Leonis’i』, onun kayıtsız başarısızlığıyla örtüşüyordu.

 

“ーーーー”

 

Ram’ın düşük fiziksel formunu devralarak onun savaşabileceği koşullar yaratmıştı.

 

Hatalı bir muhakeme olmasa da Ram’ın aldığı yaraları hiçe saymıştıーー yo, asıl Ram’ın o yaraları hiçe sayması hataydı.

 

Subaru o yaraların doğurduğu acı ve ıstırabı üstlendiği takdirde Ram, yaralarının ciddiyetinin bilincinde olamazdı. Ve Ram yaralı olmadığını düşündürecek şekilde hareket ettiği takdirde de Emilia hiçbir şeyin farkına varamazdı.

 

Julius: “Duyu paylaşımına dayalı『Nect’e』benzer bir büyü, belki de ondan biraz veya tamamen farklı. Kullanılması çok daha zor bir şey. Ve sen, bunu kesip sonlandırdığını söylüyorsun.”

 

Reid: “Görünmez şeyleri kesmekte iyiyimdir, anlarsın ya. Eh, işin püf noktası sezgiler. Bununla birlikte azıcık da zaman harcadım. Epey sağlam bi darbe aldı.”

 

Reid, Ram’ın fırtına misali yumruklarını yeme sebebini abartıyordu. Yine de esas konuya dönecek olursak, aldığı hasarı neredeyse hiç hissedemediği doğruydu.

 

Bunun ardındaki numaraysa Julius’un ağzından dökülmüştü. Ram’ı kucaklamayı sürdüren Julius, bakışlarını usulca yere indirerekーー yakın dövüşün parçaladığı koridora çevirdi.

 

Julius: “Ram Hanımın tüm saldırılarının ayağının altından yere kaçmasına müsaade ettin, ha.”

 

Reid: “Bu, bi kadın arkadaşımın, Trisha’nın iyi olduğu bi teknikti, anlarsın ya.”

 

“Kaha” şeklinde bir kahkaha atan Reid, ayağını sertçe koridora geçirdi.

 

Titremeye devam eder halde ikili arasındaki konuşmayı işiten Subaru’ysa göz ucuyla koridordaki yarıklara baktı. Zeminin aldığı sayısız yara, Reid’in Ram’ın saldırılarını koridora yönlendirdiğinin kanıtıydı.

 

Belki de darbelerin etkisini başka bir yere yönlendirmeye yönelik bir teknikti. ーーDövüş sanatlarının zirvesi olduğu söylenebilirdi.

 

Subaru: “……Ah.”

 

Gerçek şu ki Ram’ın ilk darbesi indiğinde Subaru da koridorda muazzam bir yarık açıldığına kendi gözleriyle tanık olmuştu. Bu, ardından gelen tüm darbeler için de geçerli olmuştu.

 

Osu busu derken tüm bunlarーー

 

Subaru: “Ben ve Ram arasındaki bağlantıyı kesmek için miydi……? En başta, bunu nasıl……”

 

Reid: “Dedim ya. Kesmek istediimi keser, yaşamak istediim yerde yaşar ve yatmak istediim kadınla yatarım. ーーBen de mırıldana mırıldana o sıkıcı oyunu kestim gitti.”

 

Umursamaz bir hayat sürmek, Reid’in işiydi.

 

Görülmesi mümkün olmayan şeyleri kesebilmek. Fizikse olarak var olmayan bağlantıları koparmak. İşte bunları yapabiliyor olmak, 『Kılıç Azizi』denen varlığın gerçek kabiliyetiydi.

 

Emilia: “Ama, ben bir sürü güç kullanarak sana yukarıdan saldırdığımda canın yanmıştı……!”

 

Reid: “O sıralar durum farklıydı, anlarsın ya, hiddetli çıtır. Şu anda『Sınavdan』ziyade dövüşten keyif almak için burdayım. Ortada bi dövüş varsa『Sınava』kıyasla daha ciddi olman gerekir, anlarsın ya. Yoksa sen aynı fikirde diil misin, sana diyorum?”

 

Emilia’nın yanıtını kesip püskürten Reid, burnundan homurdanarak yemek çubuklarını hazırladı. Onlara normal bir yemeğe başlamak üzereymişçesine pozisyon aldırdıktan ve uçlarını Julius’a çevirdikten sonraysa mavi gözleri alev alev parladı.

 

Reid: “İşte böyle. Sen ne söylediiimi anlıyosun di mi, aye, sana diyorum. Sen. Hey, sana diyorum.”

 

Julius: “ーーBu meseleyi, kılıçla çözmek. Niyetin bu, doğru mu?”

 

Reid: “Aynen, doğru. Sana şöyle söyliim, kılıç dışındaki tüm o lanet olasıca şeylere de müsaade edicem, anlıyo musun? İster büyü yapmak iste, ister benimle çarpışmak, hiç sorun diil. Eğer bana karşı galip gelmek istiyosan……”

 

Diyen Reid, büyük bir cesaretle parmağıyla göğsüne dokunarak kalbini işaret etti.

 

Başka bir deyişle, hayatına son vermenin tek yolu buydu, ifadesi bunu anlatıyordu.

 

Bu da Subaru’nun savaş başlatma kartının doğru olduğunun kanıtıydıーー

 

Julius: “Neden, bana takılıp kalmak zorundasın?”

 

Reid: “A~h? Ben mi sana takılıp kalıyorum? Hadi amaa. En çok da güzel yüzlerle tatlı sözlerden ibaret piçlerden nefret ederim, öyle dii mi? Üstelik, sana ne diye takılayım ki?”

 

Julius: “Öyleyse……”

 

Reid: “ーーAsıl senin bana takılıp kalmak için bi sebebin var. Şimdi çekilirsem sorun olmiicağını mı düşünüyosun gerçekten?”

 

“ーーーー”

 

Reid’in Julius’a verdiği yanıt, net şeklinde tanımlanamazdı.

 

Kendisi de her şeyi kelimelerle dile getirmeye değer biçen bir ırka mensuptu. Ayrıca yanıtının büyük bir kısmı heyecana benzer, algılanması zor bir şeyin etkisi altındaydı.

 

Lakin bunun anlamını çözenlerin alabildiği yanıt yalnızca şununla sınırlı olduーー

 

Reid: “ーーTch. Bi baş belası geldi.”

 

Ve Reid, daha bu yanıtın sindirilme fırsatı olmadan dilini hoşnutsuzlukla şaklattı.

 

Bu şaklatışın ardındaki sebepse Subaru ve diğerlerinin aşmış olduğu koridorun içerisinden kendisini gösterdiーー yo, bir hale formunda üzerlerine çullandı.

 

Emilia: “Subaru!”

 

O halenin Subaru’yu buharlaştırmasına ramak kala Emilia’nın buz kılıcı ikiliyi birbirinden ayırıp uzaklaştırdı. Buzun kırılma sesi yankılanırken de püskürtülen ışık, koridora saplandı. ーーVe son derece uzun bir kuyruk iğnesi, aşınırcasına yitip gitti.

 

İşte bu, 『Bilgenin』Gözcü Kulesinin gardiyanı tarafından gerçekleştirilen vaftizdiーー

 

Subaru: “ーーShaula.”

 

#Reid gerçekten Julius’a biraz kafayı takmış gibi. Bir Otoritenin görünmez bağını bile yemek çubuklarıyla kesebilmesineyse ne yorum yapsam bilemiyorum. Reid, Oburluk, Akrep, Cadı Yaratıkları ve Gölge. Bu ekiple tüm bu düşmanların üstesinden nasıl gelecekler onu hiiiç bilemiyorum. Öyleyse öğrenmek için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32577 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43281 Bölüm Sayısı


creator
manga tr