Bölüm 142: Savaş Lordları Yükseliyor (Murong Shan Shan Silindi Mi?)


 

Çeviri: Tayk0st

 

Eve geri döndüğümüzde çoktan akşam 1 olmuştu. Bu sırada ben bugün hala 45 seviye olmak gibi bir acelem olduğunu hatırladım.

 

Küçük aciliyetimden kurtulmak için tuvalete gittim, ardından oyunda çevrimiçi olmak için hemen odama geçtim.

 

Ben çevrimiçi olduğumda Silvermoon Ovasındaki Praire Elfleri çoktan yeniden doğmuşlardı. Ben çevrimiçi olur olmaz çabucak benim etrafımı sardılar. Panik içindeyken Gizlilik Moduna girmek için fosfor tozunu kullandım. Bu sırada ayrıca Murong Shan Shan’dan bir mesaj aldım, “Lin Fan klanın üyelerini alıp onları biraz ejderha avlamak için Wyvern Vadisine götürüyorum. Çevrimiçi olduğunda bana mesaj at! – Shan Shan”

 

Zaman damgasına baktım, mesaj sabah onda gönderilmişti. Bu yüzden çabucak ona geri mesaj yolladım, “Ejderha avlama işi nasıl gitti? Oraya gelmemi ister misin?”

 

Birkaç dakika sonra Murong Shan Shan cevap verdi, “Gerek yok. Saat 11.30’da ayrıldık. Bir buçuk saattir yürüyoruz ve hala Wyvern Vadisine ulaşmayı başaramadık. Sen buraya ulaştığında, biz muhtemelen bitirmiş oluruz.”

 

“O zaman hangi ejderha ile dövüştüğünüzü söyleyebilir misin? Boss’un seviyesi kaç?”

 

“Hehe, o 70 Seviye Altın Boss. Güçlü bir ejderha değil. Sadece vadinin dışındaki en düşük seviyeli ejderha. Zehirli bir rüzgâr ejderhası. Hiçbir problem yaşayacağımızı sanmıyorum.”

 

“Yine de dikkatli olsan daha iyi olur. Ejderha tipi bir Boss diğerleriyle aynı olmayacaktır. 70 Seviye bir ejderha Boss normal bir 100 Seviye Boss gücüne sahip olabilir. Her türlü, onu yenemeyeceğini fark edersen, kaçmayı hatırlamalısın. Diğer türlü deneyim puanlarının ¼’ünü kaybetmene değmeyecektir.”

 

“Biliyorum. Sende seviye kasmaya gitmelisin. Seninle akşam yemeğinden sonra tekrar irtibat kuracağım…”

 

 

İletişim koptuktan sonra 44 Seviyeye ulaşmak için rastgele canavar öldürmeye başladım. Buradaki 46 seviye canavarlar artık bana fazla deneyim puanı vermiyordu, bu yüzden aklımda hemen Silvermoon Dağının tepesine bir bakış atmayı oluşturdum. Canavarları çok şiddetli olduğu için birçok oyuncu bu yeri şu anda limitlerinin dışında görüyorlardı. Eğer seviye kasmak için iyi bir yer bulabilirsem bu iyi olacak.

 

Silvermoon Dağı Silvermoon Ovasının hemen yanına konuşlanmıştı. Silvermoon Ovasının sol köşesinde üç büyük haritayı birbirine bağlayan açık bir alan vardı. Silvermoon Dağı, Silvermoon Vadisi ve Silvermoon Dağı, seviye kasmak için üç büyük harita… Eğer bir istasyon kurmak için başvuruda bulunabilseydim, bu yer benim ilk seçimim olurdu.

 

Silvermoon Dağının başlangıçlarında Kılıçlar ve Güller Klanından bazı oyuncular gözüküyordu ve bu oyuncu sayısı gittikçe azalıyordu. Dağın eteklerine ulaştığımda bu yer çoktan ıssız bir yer olmaya başlamıştı. Sadece dağ yolunda ileri geri yürüyen çeşitli canavarlar vardı.

 

Buradaki canavarların çoğu 46 seviye dolaylarındaydı bu yüzden burada kalmadım ve dağın zievesine doğru ilerlemeye devam ettim.  

 

Mümkün olduğu kadar Silvermoon Dağının ana yolundan ilerlememeye çalıştım. Temelde birçok oyuncunun burada kasılmak için yeterince yeteneği yoktu ama yine de hala bazı önlemler almam gerekiyordu. Şuanda sadece uzman oyuncular bu yere girebilirdi. Eğer benim kırmızı isimli karakterim hedef haline gelirse bu kötü olurdu. Şuan ki mevcut durumum oldukça garipti. Eğer kırmızı isimli biri beyaz isimli birini öldürürse onun günahlarının değeri artıyordu. Ama eğer beyaz isimli biri kırmızı isimli birini öldürürse adaleti yerine getiriyor gibi görülüyordu. Bundan dolayı artık daha fazla oyuncu öldürmek istemiyordum.

 

Sık iğne yapraklı ormana doğru yürüdüm ve önümde kırmızı çiçekler ve yeşil otlar arasında dolaşan küçük canavarların olduğu nispeten geniş açık bir alan ortaya çıktı.

 

Etrafımdaki her yöne baktım. Huh? Sağ taraftaki çalılıkların içinden soluk bir yardım çağrısı duydum.

 

Ben çalıları kestiğimde, paçavralı kıyafetler giyen yaşlı bir adamın kalın bir ağaca yaslandığını gördüm. O elinde benim madencilik görevlerimde kullandığıma benzeyip ondan sadece biraz daha kısa olan bir kürek tutuyordu. O madencilik yapmak için olmamalıydı.

 

Yaşlı adamın ayağının yanında yere düşmüş bir bitki çantası vardı, bu bitki çantasındaki kuru otlar dışarı dökülmüştü.

 

Lanet, bu oyunda gerçekten bitki arayan birileri vardı. Geleneksel Çin Tıbbı gerçekten oyunda derin bir yer edinmişti.

 

Yaşlı adamın nefes alış verişi oldukça zayıftı. Birinin geldiğini hissettiğinde görmek için yukarı baktı ve umut belirtici zayıf bir ışık kafası karışmış gözlerinde ortaya çıktı.

 

Aman Allah’ım! Bu adam oyun başladığından beri bir aydan fazla süredir burada sürekli yardım için ağlıyor olmalı. Ne kadar muzaazam bir sabır! Bu durumda daha fazla kendini tutamayacak gibi gözüküyordu.

 

“Genç adam…” Nefes alış verişi daha da hızlanmaya başladı.

 

Hala yaşlılara saygı göstermek gibi bir erdeme sahiptim, bu yüzden aceleyle ileri gittim ve konuştum, “Elder, size ne oldu?”

 

İki kere ağır bir şekilde öksürdükten sonra yaşlı adam sol ayağına sağ eliyle dokundu. Be o zaman fark ettim ki sol ayak bileğinde kalabalık bir siyah kan vardı. Kan bileğinden yere akıyordu. Hatta altındaki toprak ve çimen de siyah renge boyanmıştı ve soluk bir kan kokusu ortaya çıktı.

 

Şaşırmış bir şekilde hemen sordum, “Elder, bacağınıza ne oldu?”

 

“Cough… Cough…” Yaşlı adam uzun bir iç çektive konuştu, “Ben Silvermoon Krallık Sarayının Eczacılarından bir yöneticiyim. Üç gün önce, nadir sayılabilecek bitkilerden bazılarını bulmak için buraya geldim. Ben zehirli insan yiyen çiçek tarafından sokulacağımı hiç düşünmemiştim, bu yüzden şehre geri dönmek için gücüm kalmamış bir halde burada tuzağa düştüm. Bir iyilik yapıp bana yardım edebilir misin?”

 

Bir Görev! Son görev istemini gördüğümden beri biraz vakit geçti.

 

Coşkuluydum ve hemen OK butonuna tıkladım.

 

“Cough, cough… Bu insan yiyen çiçeğin zehri vücuttan çıkartıla bilinir. Orman sınırında nadir bitkiler elde edebileceğin çok sayıda küçük canavar var. Eğer onları öldürürsen onların vücutlarından bazı bitkileri elde edebilirsin. Bir ihtimal de olsa benim bu zehirden kurtulmam için ihtiyaç duyduğum Kanlı Yıldız Otu da bulabilirsin. Yaralandığımdan beri uzun zaman geçtiği için antidot için ihtiyacım olan doz miktarı daha fazla olabilir. Genç adam lütfen git ve onları topla. Eğer bu sefer hayatta kalabilirsem seni cömertçe ödüllendireceğim.”

 

Sistem Duyurusu: Saray Eczacı Büyük Ustasının isteğini kabul ettin. 10 Parça Kanlı Yıldız Otu topla. Bu ot türünü etraftaki çeşitli canavarlardan elde edebilirsin.

 

Bu yaşlı adamın saray eczası olmasını beklemiyordum. Ama onun parçalanmış kıyafetlerine bakıca hala bazı iyi desenler olduğunu fark ettim. Onun sözleri doğru olmalıydı. Halktan olan hiç kimsenin böyle güzel kıyafetler giymiş olmasına imkân yoktu. Bahsettiği cömert ödül hakkında ise o kesinlikle kötü olmayacaktı.

 

Çok güzel. Bu sefer yine büyük balığı yakaladım.

 

Bir anlığına envanterimi kontrol ettim. Bütün ekipmanlarımı Xin Yu’ya vermiştim ve geriye kalan eşyalar biraz Şehre Geri Dönme Parşömeni ve envai çeşitten birkaç tane iksirdi. Eğer sıkıştırılabiliyorsa bitkileri tutmak için yeterli yer olmalıydı.

//ÇN: Birçoğunuz biliyordur ama sıkıştırmadan kastı tek yerde çok fazla aynı eşyadan tutabilmek. Hepiniz oyunlarda daha önce görmüşsünüzdür. //

 

Etrafta daireler oluşturarak yürüdüm ve görev ödülünü düşürebilme ihtimali olan bir canavar aradım…

 

Berbat Büyülenmiş Çimen, 48 seviye canavar. Boyutu büyük değildi ve yerde yavaşça ilerleyen birkaç tane dokunacı vardı. Ve başının üstünde sarımsağa benzeyen bir şey vardı.

 

“Bu şey çok güçlü olmamalı.”

 

Kendi kendime düşümdüm ve onu ikiye kesme kılıcımı savurdum.

 

“Whoosh!”

 

Karanlığın Kılıcı onu sanki pamuğu kesiyormuş gibi kesti. Berbat Büyülenmiş Çimen yavaşça geri adım attı ve kafasının üstünde kırmızı bir yazı ortaya çıktı: “924!”

 

Çok güzel! Görüldüğü gibi bu yumuşak bitki yaratığının savunması oldukça düşüktü. Onu sadece bir saldırıyla kestim ve neredeyse 1,000 can kaybetmesine neden oldum. Kombo ile takip ettim, bu 48 seviyeli yaratık geriye saldırma şansı bile bulamamıştı. Anında öldü ve birkaç şey düşürdü.

 

Savaş Bilgilendirmesi: Berbat Büyülenmiş Çimeni öldürdünüz ve 24,000 Deneyim Puanı kazandınız.

 

Ah, bu gerçek miydi?

 

Anında afallamıştım. Yirmi binden fazla deneyim veren bir canavar, bu daha önce yaşanmamıştı!

 

Canavardan düşen eşyalara baktım. Toplamda üç tür bitki vardı: Elma Nanesi, Öküz Kuyruğu Çiçeği ve Kanlı Yıldız Otu.

 

Çoktan bir tane Kanlı Yıldız Otu elde etmiştim ve orada işe yarayabilecek iki başka tür de vardı. Bütün hepsini şimdilik envantere koydum. Görünüşe göre onlar sıkıştırıla biliniyordu.

 

Otlara ek olarak Berbat Büyülenmiş Çimen bana 54 gümüş para kazandırmıştı. Bunun 48 seviye bir canavar olduğu düşünüldüğünde oldukça cimriydi.

 

Alanı temizledikten sonra, seni bir hedefi aramaya başladım. Açık arazi dağın yarısına kadar devam ediyordu. Önümdeki canavarların birçoğu Berbat Büyülenmiş Çimendi. Ayrıca ağaçların arasında uçan Orman Böcekleri de vardı ama onları öldürmek gibi bir niyetim yoktu. Sonuç olarak görev eşyalarını düşüren bu Büyülenmiş çimenlerdi.

 

Berbat Büyülenmiş Çimenlerden oldukça fazla vardı. Çok kalabalık olmamalarına rağmen birkaç adım attıktan sonra bir tane görülebiliyordu.

 

Hızlıca acele ettim ve hayat barını boşaltmak için Kombo ile beraber Ağır Darbeyi serbest bıraktım. Bu seferki yine de ani bir ölüm olmamıştı!

 

“Boom!”

 

Parlak kırmızı bir ateş topu kütlesi göğsümde patladı.

 

Sonunda Berbat Büyülenmiş Çimenin saldırısını görebilmiştim. Saldırı bir ateş büyüsüydü.

 

Neyse ki bu saldırı en azından benim için çok zorlu değildi, hala ona dayanabilirdim. Benim şuan ki maksimum canım olan 3,720 ile karşılaştırıldığında 82 puan hiçbir şeydi. Özellikle bu Berbat Büyülenmiş Çimen türü bana sadece bir ya da iki defa vurabiliyor olması onlara karşı koyma şansımı arttırıyordu.

 

Kılıcı neredeyse canı tamamen boş olan Berbat Büyülenmiş Çimeni öldürmek için hareket ettirdiğimde bu sefer sadece iki tür ot düşürdü. Aralarında Kanlı Yıldız Otu yoktu.

 

Devam et, devam et…

 

Bir saat hızlıca geçti ve envanterimde 300den fazla ot birikmişti. Kabaca sayılmış haliyle 200den fazla Berbat Büyülenmiş Çimen öldürmüştüm ve altı milyondan fazla deneyim kazanmıştım. Seviye 44 deneyim barı çoktan %8’e ulaşmıştı. Bu hızla beraber 12 saat içinde 45 seviye olabilirdim.  

 

300den fazla otun arasında sadece 14 tanesi Kanlı Yıldız Otuydu. Diğerleri nasıl kullanılacağını bilmediğim bir düzine bitki türünden oluşuyordu. Onları her envanter bölmesine 99 parça ot sıkıştırabildiğimden ve şu anda envanterimde 180 boş yer olduğundan dolayı sakladım. Ortada endişelenmek için bir sebep yoktu. Ama beni konuşamaz hala getiren şey bir saat avlandıktan sonra elde ettiğim tek şeyin yeşil ekipman bir büyücü botları olmasıydı. Bu yerde ekipman için çok çalışmak imkansız gibi gözüküyordu.

 

Ben sadece devam ettim. Bütün açık arazi çok fazla Berbat Büyülenmiş çimen ile doluydu ve onların hepsinin işini kendim bitirmem için çok fazlaydılar. Deneyim ve düşen otlar oldukça fazlaydı. Bu yüzden bu alanın birkaç hafta içinde kasma alanları için mücadele eden oyuncularla tamamen dolacağını tahmin edebiliyordum. O zaman başka bir tantanalı bir sahnenin yaşanacağı kesindi. Bunun hakkında düşünmek bile kafa derimin çoktan sızlanmaya başladığını hissettim.

 

“Beep!”

 

Kendimi beğenmiş hissettiğim bu sırada, Murong Shan Shan bana bir mesaj yolladı; “Lin Fan biz silindik!”  

 




Yorumlar


Giriş Yap

Premium Seriler

Against The God
Coiling Dragon
I Shall Seal The Heavens
Swallowed Star
True Martial World

Sosyal

Duyurular


Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 457

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 421

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 354

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 332

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 280

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 213

Chaotic Sword God
Chaotic Sword God
Beğeni Sayısı: 200

Legendary Moonlight Sculptor
Legendary Moonlight Sculptor
Beğeni Sayısı: 177

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 174

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 164

Site İstatistikleri

  • 42 Online Üye Sayısı
  • 2644 Üye Sayısı
  • 67 Seri Sayısı
  • 4364 Bölüm Sayısı
  • 5 Premium Seri Sayısı


creator
manga tr