Bölüm 1002: Kibirli İddia

avatar
9266 32

Against The God - Bölüm 1002: Kibirli İddia


 

Bölüm 1002: Kibirli İddia

 

Huo Rullie apaçık önceki aşağılanmanın karşılığını olabileceği kadar vermeye çalışıyordu. Her bir İlahi Buz Ankası Tarikatı üyesi utanmış yada moralini kaybetmiş olmasa da sinirlenmişti.

 

Çünkü Huo Rulie'nin kelimeleri Kar Şarkısı Diyarı'nın hassas noktasına sert bir yumruk gibi vurmuştu.

 

Bu on bin yıl boyunca, Kar Şarkısı Diyarı'nın orta yıldız alemleri arasında böyle kudretle durmasının tek sebebi Mu Xuanyin'di.

 

Mu Xuanyin olmadan, Orta yıldız alemleri arasındaki yüksek mevkilerini kaybeder ve Alev Tanrısı Alemine karşı çıkacak güçleri kalmazdı.

 

Eğer bu aptal ağzını şuan kapamazsa... Yan Wancang on bin yıllık yetişimi ile bile öne çıkmayı ve Huo Rulie'nin kafasına tekmeyi geçirmeyi diledi. Mu Xuanyin çoktan öldürme niyeti ile dolmuştu bile. Bunun onun yenilgisi olduğunu ve şu anki hallerinin sorumlusunun kendisi olduğunu söylemişti, yine de sonraki anda doğrudan onun yüzüne karşı iğneleyici sözler söylemeye başlamıştı. Ayrıca sözlerine tüm Kar Şarkısı Diyarını da katmıştı.

 

Ancak, Yan Wancang'ı asıl şoke eden şey Huo Rulie'nin iğneleyici sözleri karşışında Mu Xuanyin'in ateş püskürmemesiydi. Bu rüya gibi güzel yine de kalp dondurucu yüz, buz-soğuğu küçümseyen bir gülümseme ortaya çıkardı. ''Huo Rulie bu kral senin şu an ne kadar acınası olduğunu fark etti, o kadar acınası ki bu kral bile aniden seni öldürmeyi tatsız bulmaya başladı.''

 

Mu Xuanyin'in bakışı yavaşça Huo Rulie'nin yanındaki Huo Poyun'a kaydı. Bu bakışla Huo Poyun’un vücudu iliklerine kadar buz kesti, başını kaldırmaya bile cesaret edemedi. ''Tarikat ustası Yan Wancang ve Tarikat ustası Yan Juehai'nin Kar Şarkısı Diyarını ilk defa ziyaret edecekleri için kendi torunlarını yanlarında getirmeleri anlaşılabilir, yine de Huo Rulie sen yanında bir öğrenci getirdin. Bunu sayıları tamamlamak için yapmışşın gibi gözükebilir fakat aslında kalbindeki o acizlik duygusunu kapatmak içindi. Bu Kralın yeni bir doğrudan öğrenci aldığını duyduktan sonra, sen doğrudan öğrencini göşteriş yapmak için özellikle getirdin.''

 

''Altın Karga Tarikatının Ustası aslında acınası gururu için ümitsiz bir çabayla öğrencine bel bağlıyor. Bu gerçekten de bu kralın acımasını hak eden bir şey."

 

Arkadan Mu Xuanyin'in figürüne bakan Yun Che bir kez daha sersemledi... Sözleri aşırı zehirliydi.

 

Yeni Ustası, Alev Tanrı Aleminin üç ulu tarikat ustası ile yüzleşirken... Sanki 3 küçük fareyle oyun oynuyormuş gibiydi.

 

Yun Che sınırsız bir baskı hissetmeye başlıyordu... Mu Xuanyin'in ustası olması devasa bir kutsama mıydı yoksa devasa bir felaket miydi? Önceden, ustasının Jasmine olduğu zamanlar, güçte devasa bir fark olsa da Jasmine onun hayatına ve Gökyüzü Zehir Sedefine bel bağlamalıydı. İkisi asla ayrı olmamıştı ve ikisinin tek bedeni paylaştığı söylenebilirdi. Aralarında ''mesafe'' gibi bir şey asla olmadığı gibi onu inciteceğine veya öldüreceğinden endişelenmesine hiç gerek yoktu.

 

Ancak Mu Xuanyin'e gelirsek, onun korkutucu mizacı ve gücü ile ölümü onun asabi olduğu bir anda gelişi güzel gerçekleşebilirdi. Ayrıca, onun bunu yapması için parmağını kaldırmasına dahi gerek yoktu bir nefesi ile birkaç kez ölmüş olurdu.

 

Huo Rulie'nin yüzü kıpkırmızıydı, ya yaralarından kabaran kandan dolayıydı ya da içinde zorla tuttuğu öfkesinden. Ancak, o yine de kibirle güldü, ''Bu doğru! Ben, Huo Rulie, seni yenemiyor olabilirim, Mu Xuanyin, belki de hayatımın kalanı boyunca yenemeyeceğim! Oğlumu sakat bıraktığın günden beri intikamımı alamadığımdan dolayı, benim senin önünde en ufak bir haysiyetim kalmadı! Ancak, ne zaman bu jenerasyondan sonra senin haleflerinin benim haleflerimi asla yenemeyeceğini, gelecekteki tüm haleflerinin benimkilerin önünde sonsuza dek diz çökeceğini düşünsem... İnanılmaz derecede ferahlamış hissediyorum. Tamamen ferahlamış, diyorum! Hahahahaha…”

 

İlahi Buz Ankası Tarikatındaki her bir kişinin yüzü yeşile döndü. Utanç ve kızgınlık doluydular. Ancak, Huo Rulie ile gelen Huo Poyun'a ardından da tamamen durgun olan Yun Che'ye baktıklarında her biri manen iç çekti ve kafalarını salladı.

 

Mu Xuanyin bu on bin yıl boyunca sekiz doğrudan öğrenciye sahip olmuştu. Her biri inanılmaz yeteneklere sahipti, inanılmaz başarılara imza atmış ve yarısından fazlası İlahi Buz Anka Tarikatının çeşitli şubelerinde tarikat ustaları olsa dahi, Alev Tanrı Aleminin tarikat ustalarının doğrudan öğrencileri ile kıyaslandığında oldukça gerideydiler.

 

Her şeyin ötesinde, Mu Xuanyin inanılmaz derecede kuvvetli olsa da kendisi Kar Şarkısı Diyarının yüzbinlerce yıllık tarihindeki en büyük gariplikti. Ayrıca, İlahi kan veraseti ve çevrenin kısıtlamasından dolayı, üstdeki, ortadaki ve alt aşamadaki kaynak gelişmcilerinin dahi ulaşabildiği kaynaklar Alev Tanrı Aleminin kaynak gelişimcilerine kıyasla çok azdı. Bu herkesin bildiği bir gerçekti.

 

Mu Xuanyin'in yeni doğrudan öğrencisi ise... Aşağı alemlerdendi. Üstelik daha yeni İlahi Aleme adım atmıştı. Huo Rulie'nin bu haberleri aldıktan sonra öğrencisini getirmemesine şaşmamak gerekti.

 

Yun Che manen iç çekti... Bu Huo Rulie aşırı çılgın! Ne zaman buradaki babacık seni gücendirdi!?

 

Mu Xuanyin hâlâ kızgın değildi. Yerine sesi miskin bir hale büründü. ''Dediğim gibi, sen gerçekten zavallı ve acınasısın. Huo Rulie, nereden halefinin, bu kralın halefini yeneceği güvenine ulaştın? En sonunda geriye kalan ufacık yüzünü de bu kralın ayakları altında kaybedeceğinden korkmuyor musun!?

 

Yan Wancang ve Yan Juehai onun sözlerini duymasının ardından suskun kaldı ve gözleri aynı anda Yun Che'ye kaydı.

 

Bu iki bakış Yun Che'ye aniden iki güneşin önündeymiş gibi hissettirdi.

 

Böylesine korkutucu auralar... Yun Che manen sersemledi.

 

Ancak, böyle korkutucu insanlar görünüşe göre Mu Xuanyin'in karşısında savunmasızdı... Yun Che Mu Xuanyin'in sırtına baktı. Gerginliği daha da büyüyordu.

 

Sendeleyen Huo Rulie yerden kalkarken Huo Poyun aceleyle ona destek olmak için adım attı. Ancak, Huo Rulie onu uzağa itti ve orada sımsıkı bir şekilde, soğukça gülerek durdu. “Ne? Bu Kralın öğrencisinin senin öğrencine rakip olamayacağını söylemeye çalışıyor olabilir misin?

 

''Hmph...'' Mu Xuanyin son derece küçümsemeyle homurdandı ve kibirle dedi. ''Benim öğrencimi bir kenara bırakalım şimdilik. Yeni aldığın öğrenci bu kralın yeni öğrencisinin ayakkabılarını getirmeye dahi layık değil!''

 

Bu sözler salonda yankılandığında sadece Alev Tanrı Aleminden gelen altı kişi değil, İlahi Buz Ankası Tarikatındaki her kişinin çenesi düştü.

 

''Tarikat... Tarikat Ustası...'' Mu Xuanyin'e en yakın kişi olan Mu Huanzhi, elini uzattı ve yumuşakca seslendi. Alev Tanrı aleminden gelen 3 gencin arasında kaynak enerjisi en zayıf olan Huo Poyun olsa da, o yine de çoktan İlahi Musibet Aleminin altıncı seviyesindeydi. Dahası, onun yaydığı aura çok gençti. Onun kesinlikle yirmi beş yaşının altında olduğunu belli ediyordu.

 

Ayrıca Huo Rulie'nin onu doğrudan öğrencisi aldığına ve böbürlenmek için buraya getirdiğine bakılırsa kesinlikle ateş yasalarında inanılmaz hünerleri vardı. Altın Karga kanının direkt bir varisi olsun ya da olmasın o Yun Che gibi yeni İlahi Köken Alemine giren birinden tepeden tırnağa üstündü.

 

Huo Rulie'nin gözleri genişçe dik dik bakıyordu, yüzündeki kaslar kasılmaya başladı. Takiben kibirli, gök gürültüsü gibi bir kahkaha patlattı.

 

“Ha… Hahahaha… Hahahahahaha…”

 

''He? Ayakkabılarını getirmeye dahi layık değil...'' Huo Rulie ellerini uzattı ve Yun Che'yi işaret etti. Sanki hayatındaki en gülünç şakayı duymuş gibiydi ''O? Sadece o!? Hahahahahaha…”

 

Mu Bingyun aceleyle Mu Xuanyin'e bir ses iletimi gönderirken kaşları sıkıca kırıştı. ''Büyük Kız Kardeş, ne yapıyorsun!? Böyle bir şeyin konusunu açarak durumun kontrolünü Huo Rulie'ye vermiyor musun?

 

Ses iletimini gönderir göndermez, Mu Xuanyin'in sesi ruhunda yankılandı ve ardından onu sessiz bıraktı.

 

''Bu doğru, sadece yeni aldığım ve bu kralın arkasında duran öğrenci." Mu Xuanyin sözlerini geri almadı ve ciddi bir sesle yeniden tekrar etti, ''Senin öğrencin onun ayakkabılarını getirmeye dahi layık değil!''

 

Yun Che, “...”

 

Mu Bingyun'un sözleri aniden gerçek olmuştu Nasıl bir ton kin ve kızgınlık taşıyan Huo Rulie yaşanan tartışmanın dizginlerine asılmaz ve Mu Xuanyin'in öylece gitmesine izin verirdi? Cennet-sallayan bir kükreme attı. ''İyi! İyi! Güzel Dedin!! Eğer öğrencimin onun ayakkabılarını getirmeye dahi layık olmadığını iddia ediyorsan... O zaman onun benim öğrencimle karşılaşmasına cesaret ediyor musun!?"

 

Huo Rulie!” Mu Huanzhi daha fazla sakin kalamayıp şiddetle kükredi. ''Olayı daha da büyütme!''

 

''Tarikat Ustası Huo, bu gerçekten uygun değil,'' Yan Wancang da ciddiyetle ekledi.

 

Ancak Huo Rulie ileri adım attı. Sesi dört bir yanda yankılandı. ''Olayı daha da büyütmek? Olayı daha da büyüten de kim!? Mu Xuanyin, cesaret ediyor musun? Etmiyor musun!? Hahahahaha!”

 

Mu Xuanyin'in kesinlikle cesaret edemeyeceğini biliyordu. Bu sebeple böyle keyifle kahkaha atıyordu. Hayatında ilk kez Mu Xuanyin'e galip gelmişti ve bunu teklif eden de Mu Xuanyin'di.

 

''Tarikat Ustası Huo, yeterli.'' Yan Wancang, Huo Rulie'nin koluna girdi ve Mu Xuanyin'e ''Kar Şarkısı Diyarı Kralı, seni daha fazla rahatsız etmeyeceğiz ve şimdi ayrılacağız. Boynuzlu Ejderhanın tarikatlarımızın ikisine de getireceği faydalar hakkında umarız Kar Şarkısı Diyarı Kralı dikkatlice düşünür. Biz yavaştan gidelim...''

 

''Bekle bir dakika!!''

 

Huo Rulie Yan Wancang'ın kolundan kurtuldu. Kor gözleri dosdoğru Mu Xuanyin'e baktı. ''Mu Xuanyin!! Kar Şarkısı Diyarı Kralının sırf sadece ufacık bir övünç uğruna ve diğerlerini aşağılamak için böyle rezil ve gülünesi iddialar ortaya koymasını asla beklemezdim. Ben Huo Rulie'nin bile sana yukardan bakabileceği gün geldi. Şimdi açıkça itiraf edebilirsin, böylece hâlâ senin hakkında bazı iyi düşüncelerim olur!''

 

Sadece bugün değil, bu on bin yıl boyunca, Huo Rulie Mu Xuanyin'in önünde daima kendini tutan taraf olmuştu. Bugün, sonunda Mu Xuanyin'in yüzüne tokat atabileceği son derece nadir bir fırsat bulmuşken, nasıl elinden kaçırabilirdi?

 

Mu Xuanyin hafifçe gözlerini kıstı ve soğuk bir sesle, ''Tabutunu görene dek gözyaşı dökmeyeceksin, hah!? Pekala, madem bu kadar ısrarcısın, o zaman bu kral dileğini gerçekleştirecek.''

 

Mu Xuanyin'in karlı figürü arkasına döndü. ''Che'er git ve Tarikat Ustası Huo'nun şu sözde büyük öğrencisi ile birkaç saldırı takas et. O bir ziyaretçi olsa da... herhangi bir nezaket göstermenin lüzumu yok!

 

İlahi Buz Ankası Tarikatındaki herkes sersemledi ve çeşitli elderler aynı anda ileri adım attı. ''Tarikat Ustası...''

 

''Sessizlik!!'' Mu Xuanyin soğukça emretti. Daha yarım adım atmış olan elderler anında geri çekildi ve başka bir söz söylemeye cürret edemedi.

 

"...Tamam, Usta."

 

Yun Che zorla sakin kalarak yürüdü. Ancak, ayağı titriyor ve tüyleri ürperiyordu.

 

Huo Rulie ile beraber gelen Huo Poyun'un yaşı onla benzer sayılırdı. Fakat kaynak gücü Mu Hanyi'den ufacık bile zayıf olmayan bir aura yayıyordu. Diğer deyişle, onun kaynak gücü de en az İlahi Musibet aleminin ortalarındaydı.

 

Onların konuştuğu İlahi Musibet Alemiydi. Nasıl olur da bunla savaşırdı?

 

Yıldız Tanrısı'nın Kırık Gölgesine güvenerek, muhtemelen az bir süre zar zor dayanabilirdi... zar zor. Ancak, Yıldız Tanrısı'nın kırık gölgesini dahi kullanamayacağı için Huo Poyun ile darbe takasının tek sonucu direkt yenilgi olacaktı.

 

Huo Rulie İlahi Buz Ankası Tarikatının korkusunu ve Yun Che’nin tereddütünü açıkça gördü. O genişce elini uzattı ''Poyun, git ve Kar Şarkısı Diyarı Kralının senin onun ayakkabılarını getirmeye dahi layık olamayacağını iddia ettiği müthiş öğrencisinden tecrübe edin. Hahahaha…”

 

''Evet, Usta.'' Huo Poyun saygıyla cevap verdi ve ardından ileri yürüdü.

 

Huo Poyun uzaktan Yun Che'ye bakarken sımsıkı durdu. Ancak, o Yun Che'nin kaynak gücünün sadece İlahi köken aleminin birinci seviyesinde, açıkça İlahi Yola adım atmasının üzerinden fazla vakit geçmediğini hissedince ifadesi biraz karmaşıklaştı.

 

On dört yaşında İlahi Yola adım atmış ve on yedi yaşında İlahi Ruh Alemine girmişti... O şimdi yirmi dört yaşındaydı ve daha yeni İlahi Köken alemine giren birini geçin İlahi Köken alemindeki biriyle darbe takası yapmasının üzerinden yedi yıl geçmişti.

 

İlahi Köken Aleminin ilk seviyesinde olan Yun Che ile yüzleşirken o Kar Şarkısı Diyarı Kralının yeni doğrudan öğrencisi olsa da, harekete geçmeyi hakikaten biraz zor buldu.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 34416 Üye Sayısı
  • 355 Seri Sayısı
  • 43755 Bölüm Sayısı


creator
manga tr