Bölüm 269: Kaybetmenin Getirdiği Kıymet

avatar
13 0

My Wife is a Beautiful CEO - Bölüm 269: Kaybetmenin Getirdiği Kıymet


Kaybetmenin Getirdiği Kıymet

"Bay Yang'ın burada olması gerçekten büyük bir tesadüf, tekrar karşılaşmak ne güzel bir fırsat," dedi Liu Yun nazik bir gülümsemeyle. Yakışıklılığı, cemiyet hayatındaki pek çok zengin kadının ona hayran olmasını sağlamıştı.

Yang Chen oldukça donuk görünüyordu. Liu Yun’un yanına pek de iyi niyetle gelmediğini biliyordu ama yine de dişini sıkıp durumla yüzleşmek zorundaydı.

"Evet, gerçekten büyük tesadüf ama dürüst olmak gerekirse yolunu pek gözlemiyordum," dedi Yang Chen gülümseyerek.

Liu Yun kahkaha attı. "Babam az önce Bay Yang'ın evli olduğunu, eşinin de Yu Lei International'ın patronu Bayan Lin olduğunu söyledi. Ne kadar kıskanılacak bir durum!"

Lin Ruoxi hala Cai kardeşlerle konuşuyordu. Hepsi merakla Yang Chen’e baktılar. Hiçbiri Yang Chen ile Liu Yun’un nereden tanıştığını anlamamıştı.

"Kıskançlığın bittiyse gidebilirsin," dedi Yang Chen elini sallayarak. Liu Yun ile vakit kaybetmek istemiyordu.

Lin Ruoxi kaşlarını çattı. Yang Chen’i buraya, Liu ailesi gibi önemli ailelerle sosyalleşmesi ve onu üst sınıfa taşıması umuduyla getirmişti. Yang Chen’in sergilediği bu kaba tavır görmek istediği şey değildi. Durumu kurtarmaya çalışarak, "Yang Chen, şaka yapmayı bırak," dedi.

Yang Chen efkarlandı; Şaka yapar gibi bir halim mi var?

Liu Yun, Yang Chen ile nasıl başa çıkacağını az çok bildiği için iyice heyecanlanmıştı. Lin Ruoxi’ye dönerek samimiyetle konuştu: "Siz Patron Lin olmalısınız. Her ne kadar ilk kez görüşüyor olsak da, babam sizin olağanüstü zekanızdan daha önce defalarca bahsetti. Siz bizler gibi aynı nesilden gelen insanların örnek alması gereken bir modelsiniz. Bu kadar genç yaşta Bay Yang ile evli olduğunuzu bilmiyordum, beni gerçekten şaşırttı."

Diğerlerinin aksine Liu Yun söze Lin Ruoxi’nin güzelliğini överek başlamamıştı. Önce iş dünyasından konuşarak yaklaşmıştı; bu da Lin Ruoxi’nin hoşuna gitmiş görünüyordu.

"Lin Ruoxi, 'Müdür Liu kocamı nereden tanıyor? Doğrusu merak ettim.”' dedi. Tavrı sıradan görünse de aslında içten içe durumu feci şekilde sorguluyordu.

Yang Chen soğuk havayı ciğerlerine çekerken, Liu Yun başından beri tam da bu cümleyi bekliyordu!

"Bu... şey, nasıl anlatsam? Sanırım bunu başka bir zaman baş başayken konuşsak daha iyi olur," dedi Liu Yun, masum ve üzgün bir tavır takınarak.

Durumu izleyen herkes, Yang Chen’in daha önce Liu Yun’a karşı onur kırıcı bir şey yaptığını düşünebilirdi. Pek çok kişi Yang Chen’e tuhaf bakışlarla bakmaya başladı.

Aniden Liu Yun tekrar konuşmaya başladı: "Ah, affedersiniz, Emniyet Müdürü Cai’yi daha önce fark etmemiştim. O buradayken olay daha kolay açıklanacaktır. Patron Lin, Müdür Cai’nin yakın arkadaşı gibi görünüyor. Olay yaşandığında kendisi de oradaydı, neden durumu benim yerime onun açıklamasını istemiyoruz? Aslında hatırlamaktan hoşlandığım bir sahne değil."

Lanet olsun, bu herif çok ahlaksız! İnsanlara böyle zorbalık yapamaz. Cai Yan’ın anlatmasını istemek, bizzat bana itiraf ettirmekten çok daha kötü! diye içinden sövdü Yang Chen.

Cai Yan oldukça dürüst ve doğrudan bir kızdı. Yirmi yılı aşkın ömrü boyunca adil yasa uygulama fikrini savunduğu için, kendi aile üyelerini bile tutuklamaktan çekinmezdi; hele ki daha kısa süre önce özgüvenini yerle bir eden şu Yang Chen’i hiç kayırmazdı.

Lin Ruoxi’nin kendisine ifadesizce, sanki bir sorgudaymış gibi baktığını gören Cai Yan, dudaklarını ısırarak Lin Ruoxi’nin kulağına fısıldadı.

Aslında Lin Ruoxi, Yang Chen’i nezaretten çıkarması için Avukat Zhang’ı görevlendirdiğinde An Xin olayından bir nebze haberdar olmuştu. Ancak Cai Yan o zaman durumu detaylıca açıklamamıştı ve Lin Ruoxi de o meseleyle en ufak bir şekilde ilgilenmemişti, bu yüzden konu unutulup gitmişti.

Şu an Yang Chen çok daha zor bir duruma düşmüştü. Çoğu kişi Cai Yan’ın Batı Bölgesi Emniyet Müdürü olduğunu biliyordu. Yang Chen ve Liu Yun arasındaki yanlış anlaşılmaya polis dahil olduysa, bu önemsiz bir şey değil, utanç verici bir mesele olmalıydı.

Tabii ki tüm utancı taşıyacak olan kişi Yang Chen’di. Liu Yun ise sadece bir "kurbandı".

Cai Yan, Yang Chen’in Liu Yun’un nişanlısı An Xin ile birlikteyken yakalandığı olayı kısaca anlattı. Ardından Yang Chen, Liu Yun, An Xin ve kızın babası An Zaihuan arasındaki tartışmayı tarif etti. Cai Yan konuşmayı bitirdiğinde, Lin Ruoxi’nin yüzü bembeyaz oldu. Gözleri, kuzeyden esen dondurucu rüzgardan bile kat kat daha soğuk bakıyordu.

Yang Chen saç diplerinin uyuştuğunu hissetti. Gergin bir şekilde gülümseyerek, "Geçmişte kaldı, hepsi eskide kaldı. Eve gidince sana durumu açıklayacağım. Aslında ben de bir kurbanım..." dedi.

"Açıklama yapmana gerek yok. Bu senin sorunun ve ben zaten seni hiçbir zaman dizginleyemedim." Lin Ruoxi sözünü bitirdiğinde, kalbinin zayıfladığını ve kırıldığını hissetti. Yang Chen’i buraya getirmek çok kötü bir fikirdi. Bugün gelmeseydi, Liu Yun ile arasındaki o meseleyi asla öğrenmeyecekti.

Gerçeğin gizli kalması, bu adamın bir başkasının nişanlısını ayarttığını ve bu yüzden karakola düştüğünü öğrenmekten çok daha iyi olurdu.

Doğru ya, ona en başta kendi hayatlarını yaşayacaklarını ve birbirlerinin işine karışmayacaklarını söylemişti.

Ancak onca şeyi birlikte atlattıktan sonra, nihayet evli olduklarını herkese duyurmaya razı olmuştu. Beklenmedik bir şekilde, adam göz açıp kapayıncaya kadar bir "nişanlı hırsızı" çıkmıştı.

Şüphe yok ki, Lin Ruoxi’nin gururu keskin bir bıçakla vahşice doğranmış gibi yerle bir olmuştu.

Liu Yun’un dudakları zaferle kıvrıldı. Kısa bir süre sonra, "Patron Lin, lütfen üzülmeyin. Zaman geçtikçe bu mesele unutulacaktır. Nişanlım An Xin bazı hatalar yapmış olsa da, onunla evlenme kararım değişmedi. Çok yakında düğünümüz olacak. Lütfen Bay Yang’a karşı çok sert olmayın, sonuçta insanlar hata yapar," dedi.

Liu Yun sözlerini bitirdikten sonra Yang Chen’e özür diler gibi baktı ve yanından geçip gitti.

Yang Chen’in yanından geçerken, sadece onun duyabileceği kadar kısık bir sesle, "Her şeyini kaybetmeni istiyorum," dedi.

Yang Chen’in yüzünde hiçbir ifade yoktu, sanki Liu Yun’un kışkırtıcı sözlerini hiç duymamış gibiydi. Şu anda Liu Yun ile uğraşacak havasında değildi çünkü Lin Ruoxi çok derin bir depresyona girmiş gibi görünüyordu.

Neyse ki gerçeği sadece olaya dahil olan birkaç kişi duymuştu, bu yüzden büyük bir kargaşa çıkmadı. Liu Yun gittikten sonra ortam tekrar sakinleşti.

Cai Yan, Lin Ruoxi’nin çektiği acıyı fark etti ve kendi dürüstlüğünü suçlamadan edemedi. Aynı zamanda Yang Chen’e pişmanlıkla baktı ama Yang Chen’in ona ayıracak vakti yoktu.

Öne çıkan Yang Chen üzgün bir sesle, "Bir açıklamanın gereksiz olduğunu biliyorum. Gerçekten de sana huzur veremeyen biriyim ama umarım çok kötü hissetmiyorsun. Kendini yıpratmana değmez," dedi.

Lin Ruoxi başını kaldırdı, gözleri nemliydi. "Bilmeliydim. Merhametin sende kalsın, o kadar yumuşak değilim," dedi.

Konuşmasını bitirdikten sonra Lin Ruoxi salonun bir köşesine tek başına yürüdü.

Endişelenen Cai Yan ve Cai Ning onu takip etti. İki kız kardeşin de yüzünde karmaşık ifadeler vardı. Lin Ruoxi’ye duydukları ilginin yanı sıra, çok fazla şeyi gizledikleri için aynı zamanda suçluluk hissediyor gibiydiler.

Yang Chen gerçekten sinirli ve dertliydi; Liu Yun’un çıkardığı huzursuzluktan değil, hayatındaki kadınlar için feci şekilde üzüldüğü içindi.

Calosa not: Hangisine üzülsem diye kıvranıyor…

Mesele hangisinden vazgeçeceği meselesi değildi. Hiçbir erkek kadınının paylaşılmasını istemezdi. Aynı şekilde, hiçbir kadın da kocasının bir başkasının kocası olmasını istemezdi.

Yang Chen her şeyin farkındaydı. Geçmişindeki o düzensiz hayatı, peşini bırakmayan acı dolu deneyimlerle birleşince, sevdiği kadınlardan herhangi birini reddetme cesaretini yitirmesine neden olmuştu. Onları gerçekten sevdiğini biliyordu; hatta gelecekte kalbinin başkalarına da kapı açmayacağından emin değildi. Kadınların gösterdiği şefkat karşısında eli kolu bağlanıyor, onları incitme fikrine bile katlanamıyordu.

Ancak ne zaman Lin Ruoxi’nin o sarsılmaz ve soğuk bakışını düşünse ve onun bir başkasına olan inanılmaz benzerliğini hatırlasa; Yang Chen bir gün gerçekten onu terk edeceğinden feci şekilde korkuyordu.

Daha önce kaybı tattığı için, onun kıymetini çok daha iyi biliyordu.

Yang Chen’in başına ağrılar girmişti; tek isteği bir köşeye çekilip içkisini yudumlamaktı ki tam o sırada gecenin organizatörü Liu Kangbai, yanındaki iki adamla birlikte ona doğru yaklaştı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 56997 Üye Sayısı
  • 398 Seri Sayısı
  • 44023 Bölüm Sayısı


creator
manga tr