Lms 4.5 - Ş​ekil De​ğ​iş​tirme Oymacı​lığı

avatar
6080 21

Legendary Moonlight Sculptor - Lms 4.5 - Ş​ekil De​ğ​iş​tirme Oymacı​lığı


 

Çeviren: Ömer 


Weed şehrin kenar mahallelerine gitmişti.


Aradığı ev hisarın eteklerinde, tepenin üzerine dikilmiş teraslı yapılar arasındaydı.  Söylenenlere göre eğer buradan bir ev alırsanız, kalenin tamamına hakim bir manzaranız olurdu. Gel gelelim burada ne bir dükkan ne de işe yarar bir bina vardı.


Weed'in buraya gelmesinin tek nedeni Darone'du. Bir oymacı olarak, heykel tasarlamanın tüm sırlarını açığa çıkarmak onun için çok önemliydi.  Bu nedenle bir oymacı ustası bulabildiği için aşırı şanslıydı.



''Şöhreti önemsemediği halde böyle bir yerde yaşaması...''



Weed heykel tasarımını ilk duyduğunda şüpheciydi. Şimdi ise usta bir oymacı ile tanışmak için sabırsızlanıyordu.



''Her usta oymacının kendine has yetenekleri vardır. Eğer 5 tekniğin hepsini öğrenirsen, son bir yeteneği öğrenebilirsin. Lakin mesleğin tam verimini elde etmek öyle basit bir şey değildir.''


Aslında ilk başlarda her şey oldukça garipti. Bir oymacı olması ve bunda ustalaşmasının hikayesi inanılmazdı.  İlkin, gece gündüz demeden korkuluklara kılıç savurarak eğitmen ile arkadaş olmuştu.

Weed'in savaşma arzusu ve oymacılar hakkında küçümseyici düşünceleri sayesinde, eğitmenle sıkı dost olmuşlardı.  Ardından eğitmenin tavsiyesi üzerine kendine uygun bir meslek seçmek amacıyla bilgeyi bulmuştu.


Bilge tarafından kandırıldıktan sonra 60. seviyede Efsanevi Ayışığı Oymacısı olmuştu. Hepsi bu da değildi. Bir oymacı olarak çok fazla zorluğa göğüs germişti. Fakat sonuna kadar direnip birçok el zanaatında ustalaşmıştı. Weed sonunda Darone'un evini buldu.



Ev çitlerle çevriliydi ancak o kadar sefil haldeydi ki ev demek için uygun değildi. İçeride orta yaşlarında bir adam dikiliyordu.


''Bu Darone olmalı.''

Weed içeri girdi ve sessizce Darone'u oyarken izledi. Onu çalışırken çok az görse de gerçek bir usta olduğunu hemen anladı. Rahatsız etmek istemedi fakat Darone oyarken Weed'in aklından birçok soru geçiyordu. Oyduğu şey geniş etekli orta yaşlı bir kadındı.


Darone çalışırken belirli aralıkla yere kan tükürüyordu. Çalışması bittiğinden Weed'e baktı.


''Uzun zamandır bekliyorsun. Oymacı mısın?''


''Evet.''

''Demek beni buldun... Kendi yeteneğinin farkında olman gerekli. Ruhunu değiştirdikçe farklı yetenekler geliştirir ve tamamen sana ait bir şey yaratabilirsin... Ama yine de sırrımı öğrenmek istediğini görebiliyorum.''


Weed ne demek istediğini anlamıştı ama oyma bıçağı tekniğinin kendisine kaç kez yardım ettiğini sayamazdı bile. Heykele yaşam verme yeteneği gibi diğer güçlerin getirilerini düşündüğünde heyecanlanmaya başlamıştı.



''Öğrenmek istiyorum!''


''Güzel. Yine de sırrımı henüz kimseye açıklamış değilim. Önce öğrenmeye değer olup olmadığını görmem gerek. Bu yüzden git ve 5 canlının ruhunu kavramaya çalış.''


***TİNK***


Weed'in kafası karışmıştı.



Oymacılığın sırları bilinenin aksine işliyordu. 'Oymacı bıçağı tekniği' ,'heykele yaşam verme tekniği' şimdi de 5 canlının hareketlerini taklit etmesi ve ruhlarını özümsemesi gerekiyordu.


''Görev verirken bir oymacının genel tutumu bu mudur ? diye sordu.


''Ne? Sırrımı öğrenmek istemiyor musun? Görevimi ret mi ediyorsun?


Weed hemen cevapladı.


''Hayır. Gerçekten öğrenmek istiyorum. Hemen gidip 5 canlının hareketlerini tekrar edeceğim.  Böylesi iyi mi?''



''Evet ama yapabileceğinden emin değilim...''


***Görevi kabul ettiniz.***



Weed kaleyi terk etmişti.


''Demek 5 yaratık ha...''

Açıklamaya göre yaşayan herhangi bir canlı kriterlere uyuyordu.


''Öyleyse karmaşık canlılardan kaçınmalıyım.''


Kalenin etrafına bir bakındı. Tavşanlar, sincaplar, geyikler gibi düşük seviyeli hayvanlar etrafta koşuşuyordu. Yani yeni başlayan oyuncuların avlayacağı türden yaratıklar. Kararını vermişti. İlk olarak tavşanı taklit edecekti. Küçük kemirgenlerdi, ayrıca geyikler çok hızlı koşuyorlardı.


Huzurla ot çiğneyen bir tavşanın yanına, gizlice çömeldi.


''......''


İstememesine rağmen sarsılmaz iradesiyle tavşanın hareketlerini taklit etmeye başladı.


''Yum-yum''


Weed dizlerinin üzerine çökmüş, çimen yiyordu.



Bitkiler üzerine olan bilgisi sayesinde zehirli bir ot yiyebileceği için endişelenmiyordu. Fakat gören herkes ona aptalmışçasına bakıyordu. Tavşancık üzerindeki gözleri hissetti ve aniden başka bir yöne doğru zıplamaya başladı. Weed'in yapacak başka bir şeyi yoktu, çömelip zıplamaya başladı.


Tavşan ısınmadığı halde hızını sürekli değiştiriyor ve zikzaklar çizerek ilerliyordu. Ara ara duruyor, su içiyor, çimen yiyor ve onu izliyordu.


''Ne! Neden bu tavşan bu kadar hızlı?''


***Tavşanın hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %0.6***


Neyse ki tavşanın hareketlerini düzgünce taklit etmişti ama bunun oymacılık yeteneği ile nasıl bir bağı olduğunu anlayamıyordu. Yine de tavşanı taklit etmeye devam etti ve ilerlemesi %35'e ulaştı.


Fakat bu henüz başlangıçtı. Tavşandan sonra daha 4 canlı daha vardı. Tavşanların garip davranışları hakkında birçok şey öğrendi.


Aslında tavşanların davranışları Weed'in sandığından çok daha farklıydı. Tavşan kulaklarını yıkıyor, bölgesini işaretliyor, bazense sırf mutluluktan zıplıyordu. Doğal olarak Weed de hepsini taklit etti.


Minicik tatlı tavşancığı, acımasız koca bir insan takip ediyordu.


''Tavşan leziz gözüküyor, sadece tek bir ısırık alsaydım...''


Ama Weed tavşanı avlamadı.


Tüm gün boyunca Weed'in boğazından geçen tek şey çimendi. Doğal olarak tavşana ağzı sulanarak bakıyordu. Tüm Versailles kıtasında Weed'in elinden kaçabilecek tek tavşan buydu.


***Tavşanın hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %84.2***


Kat ettiği bu ilerleme çok yavaştı.


Bununla birlikte sadece 5 gün içerisinde %80'e ulaşmıştı. Şimdi ise tavşana basit emirler vermeye başlamıştı. ''Otur. Kalk. Şimdi dön. Güzel şimdi yuvarlan!'' Tavşan yerde yuvarlanıp Weed'in emirlerini dinliyordu.


''Tavşanlar... Onları daha iyice tanıdığınızda ne kadar harika hayvanlar olduğunu anlıyorsunuz.''


İlerlemesi %99.8'e ulaştığında tavşancık oturdu ve gökyüzündeki aya bakmaya başladı. Weed de aynını yaptı.


***Tavşanın hareketlerinde tamamen ustalaştın***


Tavşandan sonra sırada geyik vardı. Weed kendini sıradan bir oymacı olarak görmüyordu, çünkü tüm puanlarını güç ve çevikliğe harcamıştı. Sıradan oymacılar puanlarının tümünü sanata harcardı.


Ama Weed sanata puan harcama konusunda cimriydi. Sanat statı yaptığı malzemelerin değerini geliştiriyordu, aynı zamanda daha güzel bir sanat eseri yapabilme şansını arttırıyordu. Puanlarını güç ve çevikliğe yatırmak, kendini daha güçlü hissetmesini sağlıyordu.
İşte bu yüzden Weed sanat puanını heykeller yaparak pasif bir şekilde arttırıyordu.


Şimdi ise sanat puanı 800'ü geçmişti ve bonuslarla birlikte 505 çeviklik puanı vardı.


''Eğer bu bir geyikse onu takip edebilirim!''


Geyik sakince ağaç dallarından yaprakları koparıyordu ve aniden ürküp kaçmaya başladı. Weed'in onu takip etmek dışında yapacak bir şeyi yoktu. Yüksek çevikliği sayesinde bu o kadar zor değildi.


***Geyiğin hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %0.2***

Tavşan gibi etrafta zıplamayla karşılaştırıldığında geyiği taklit etmek çok daha canlı hissettiriyordu. Ayrıca geyik çok daha zarif bir hayvandı.


Yine de etrafta birçok görünmez tehlike ve çukurlar vardı. Weed aniden fark etti: ''Geyikler dört ayak üzerinde hareket ediyor.'' Fakat farklı bir hayvan seçmek için artık çok geçti. Kollarını kullanarak dört ayak üzerine geçti ve geyik gibi davranmak için çabaladı.


Mapan ve Hwaryeong biraz ticaretin ardından Rega kasabasına doğru yol aldılar.


''Sayende her şey sıkıntısız bir şekilde halloldu, teşekkürler Hwaryeong.''


''Hayır asıl senin ticaret yeteneğin sayesinde oldu Mapan.''



Mapan ve Hwaryeong at arabasında oturmuş dostça sohbet ediyorlardı. Ticaret bir şeyleri alıp satmaktan ibaretti fakat bu uzun ve sıkıcı yolculukları beraberinde getiriyordu. Sonuç olarak tüccarlar ziyaret ettikleri kasabalarda NPC'ler ile arkadaş olmaya çalışıyordu. Eğer severek yapmıyorsanız ticaret gerçekten çok sıkıcı olabilirdi.


(Ç.N.: NPC, bir video oyununda oyuncu tarafından kontrol edilmeyen karakter anlamına gelir. İngilizce Non-player Character'in kısaltılmış halidir.)


Bir tüccar olarak Mapan, ticari malların ağırlığını azaltabilir, bu sayede hızını arttırabilirdi. Yine de bu hızlanmaya rağmen yolculuklar uzun ve sıkıcıydı.


Mapan ve Hwaryeong zaman geçsin diye sohbet ediyorlardı ama şimdi Weed hakkında konuşmaya başladılar.


''Of, keşke Weed, Freya tarikatı Paladinleri ile birlikte vampir lordu Torin'i yenerken orada olsaydım.''

 

(Ç.N: İngilizcede kelime kökeni olarak bakarsak Paladin gezici şövalye gibi bir anlam taşıyor. Fakat fantastik oyunlarda daha çok, inancın gücüyle çarpışan kutsal savaşçılar olarak karşımıza çıkıyor. LMS serisinde paladin'den ayrı olarak şövalyelerde olduğundan kafa karıştırmaması için çevirmeden koyuyorum.)

 

''Evet, B seviye bir görevi tamamlamak herkesin yapabileceği bir iş değil. Bunun için kuzey kıtasında bir buz ejderi bile oydu.''


Hwaryeong'un gözleri ışıldadı.


Peri masallarını ve efsaneleri severdi. Weed hakkında duyduğu tüm hikayeler onu hoşnut ediyordu. Weed ve Freya tarikatının Papa adayı Alveron ile birlikte talihsiz paladin'leri kurtarmak için yola çıktığını duyduğunda çok etkilenmişti!


Terk edilmiş köyün harabelerine vardıklarında, Weed ve Alveron ısırıcı soğuk ve amansız canavarlar yüzünden bitap düşmüştü. Yine de sonuna kadar direnip güçlerini toplamışlardı.


Görev hala devam ederken, Weed devasa bir buz ejderi oymuştu. Tüm paladinleri kurtardığında, Weed ve birlikleri Kara Kaleye saldırmış, vampir sürülerini def edip masum köylüleri kurtarmış, ardından son boss Tori'yi yenmişlerdi.

(Ç.N: Boss kelimesinin türkçe karşılığı patron olsa da, video oyunları için kalıplaşmış bir kelime olduğundan çevirmedim. Oyunlarda genelde bölüm sonunda ya da  görevin sonunda karşımıza çıkan aşırı kuvvetli düşman anlamına gelmekte.)


Hwaryeong'un kafasında tüm bu görevler destansı bir savaş filmi gibi canlanıyordu. Kafasında ağırbaşlı savaşçılar acı içerisinde soğukla, canavarlarla hatta doğanın kendisiyle savaşıyordu. Hwaryeong, Weed'in görevinin önemini kafasında yeniden tarttı, inanılmaz ve tehlikeli bir maceraydı. Mapan omuzlarını silkti.



''İnsanlar yeni yeni onun hakkında konuşmaya başladı ama inan bana, onu gökten düşerken gördüğüm ilk an ne kadar özel bir insan olduğunu anlamıştım.''


Şehir kapısının yakınında bu kısa sohbeti gerçekleştirirken, tesadüfen oldukça ilginç bir şey ile karşılaştılar. Büyük bir kalabalık toplaşmış, bir şey izliyorlardı. Bu kadar insanın şehre birkaç saat uzaklıkta, ovada toplanması sıradan bir durum değildi.


Mapan ve Hwaryeong birbirlerine baktılar. Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından bu oldukça ilgilerini çekmişti.


''Ne dersin?'' diye sordu Hwaryeong.


''Evet. Bir bakmakta fayda var.''


Mapan at arabasını durdurdu ve kalabalığa karıştılar. Ardından kendilerini iliklerine kadar şaşırtan bir şey gördüler.


Bir tilki ova boyunca koşuyor, uzun kuyruğunu kibarca ve zarafet içinde sallıyordu. Fakat şaştıkları şey tilkinin güzel kuyruğu değildi. Bir oyuncu tilkiyi dört ayak üzerinde takip ediyordu. Tilki zıpladığında o da zıplıyordu.


Tilki yuvarlandığında o da yuvarlanıyordu. Hareketleri arasındaki fark bazen öyle azalıyordu ki eğer bir oyuncu olmasa bunu fark etmek mümkün olmayacaktı.


''Vay, bu da kim böyle? Biraz garip.''


Mapan kaç kişinin bu garip herifi izlediğini düşünüyordu. Oyuncunun yüzünü görebilecek kadar yakın değillerdi.


Yakınlarda dikilen küçük bir kız kıkırdayarak: ''Bu adam mı? Kim olduğunu bilmiyorum ama onu tavşanı, geyiği, goblini ve şimdide tilkiyi taklit ederken gördüm. Bugünler oldukça tuhaf insanlar var...''


(Ç.N: Goblinler, Batı terminolojisinde kötücül ruhlu, aksi, zararlı ve çirkin vücutlu yaratıklardır. Oyunlarda genelde cüce boyutlarında, kıt akıllı, saldırgan canavarlar olarak karşımıza çıkarlar.)


Bu esnada tilki arkaasını döndü, garip herif de onunla birlikte arkasını döndüğünden Mapan ve Hwaryeong oyuncunun yüzünü gördü.


''Ahh!''


''Vay...!''

Bu Weed'di! Weed bir tilkiyi taklit ediyordu.


Herkes heyecanla izleyip fikir yürütürken, Mapan ve Hwaryeong birbirlerine baktılar.


İkisinin de Weed'e olan inancı sonsuzdu. Fakat bazen oldukça utandırıcı hareketler yapabiliyordu. Weed'i tamamen görmezden gelerek, tek kelime dahi etmeden at arabasına geri döndüler. Tavşanlar, geyikler, goblinler ve şimdi de tilkiler... Weed tüm bunların davranışlarında ustalaşmıştı. Şimdi ise son bir canlı arıyordu.


''Lanet olsun, bu görev çok uzun sürüyor!''


Tavşanlar, goblinler, geyikler ve tilkiler başlangıç yaratıkları olduğundan çok fazla öldürülüyorlardı. Bu yüzden Weed zamanının çoğunu arayarak ve her şeyi en baştan yaparak harcıyordu.


Bu nedenle 5. yaratıkta kimsenin saldıramayacağı bir hayvan olarak atı seçti.  Atları bulması kolaydı ve şehre çok uzak olmayan meralar vardı. Tekrar dört ayak üzerinde durup hızlıca koşmaya çalışarak onları taklit etmeye başladı. Atlar koşmak için doğmuş canlılardı. Yüksek çeviklik puanına rağmen Weed oldukça zorlanıyordu. Merayı çevreleyen çitler olmasaydı bunu yapamayacağından emindi.  ''Bu sonuncu, biraz daha gayret gösterirsem oymacılığın sırrını öğreneceğim.''


***Atın hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %12.1***


Günün sonunda yalnızca %12'ye ulaşmıştı. Kafasında bir planı vardı. Weed daha fazla ilerleme kaydedebilmek için özel otlardan ve sebzelerden kendine bir yemek hazırladı.


''Ne yersen, osun. Bu yüzden çimen yiyip atlar hakkında daha fazla şey öğreneceğim.''



***Atın hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %59.0***

***Atın hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %89.7***

***Atın hareketlerini tekrar ettin. İlerlemen %95.9 ***


İki, üç, dört! Süre geçtikçe daha fazla gelişim gösterdi ve sonunda:


***Atın hareketlerinde tamamen ustalaştın***


Weed mutlulukla dolup taşıyordu. Derken bir şey fark etti... Geyiği taklit ederken hareketleri zoraki ve aksaktı. Fakat şimdi dört ayak üzerinde zorlanmadan, rahatça koşuyordu.


Weed rüzgar gibi hareket ediyordu ve her nasılsa sanki 2 ayak üzerinde koştuğundan daha hızlı hareket ettiğini düşünüyordu.


***TİNK***

Özel bir hareket yeteneğinde ustalaştın.
Dörtayak koşu. Bir hareket yeteneği.


Kullanımda normalde %60 daha fazla hareket hızı sağlar.
Bu nedenle, can ve ruh gücü tüketir.

Rüzgara karşı koştuğundan enerji tüketimi %30 düşürülür.

Rüzgarla beraber koştuğunda hızın ilave %20 artar.

Belirli bölgelerde koşarken hızın %80 artar.

-Dayanıklılık +5
-Direnç           +5
-Çeviklik        +5


''Aman, aman!”
Hayvanları taklit etmesi sayesinde dört nala koşturan bir yetenek elde etmişti.


Bu nedenle ilgiyi üzerine çekmek istemedi. Bu yeteneğin ciddi dezavantajları vardı.


''Görünüşe göre bu yeteneği insanların önünde kullanamam...'' Weed arkadaşlarının onu hayvanları taklit ederken gördüğünü hayal ederek genişçe gülümsedi.


''Neyse. Ne de olsa asla bilemeyecekler.''


Görevini tamamladıktan sonra Weed kaleye geri döndü ama tabii ki iki ayak üzerinde.


Darone tekrar orta yaşlı bir kadın heykeli üzerinde çalışıyordu.


O çalışırken, Weed oturup sessizce gözlemledi. Bu heykel sanki bir öncekini andırıyordu. ''Tekrar aynı heykeli yapıyor.'' dedi Weed şaşkınlıkla. Bir zamanlar kendisi de kuş, insanlar, kurtlar gibi birbirinin aynısı heykeller yapıyordu. Fakat heykellerin kopyasını yapmak çok fazla tecrübe kazandırmıyordu.


'' Ve suratı da... açıkçası çirkin.''


Usta bir oymacı olduğunda tanrıları bile kıskandıracak güzellikte heykeller oyabilirdin. Buna rağmen bu kadının sıradan bir suratı vardı.


Darone sonunda bitirdi ve Weed'e dönüp: ''Görevimi yerine getirdin mi?''


'' Evet. Tavşan, geyik, goblin, tilki ve at. Hepsinin hareketlerini tekrarladım.''


''Güzel ve bunları kısa sürede yaptın. Aferin sana. Şimdi taklit ettiğin hayvanları kafanda canlandır ve heykellerini yap. Eğer bu basit sınavı geçersen, sırrımı sana söyleyeceğim.''


''Hiç sorun değil.''


Weed'in ufaktan büyüğe, kurttan ejderhaya kadar birçok heykelde tecrübesi vardı.


''Birçok tavşan ve tilki heykeli yapıp başka oyunculara sattığımı hatırlıyorum.''


Weed özgüvenle oymacı bıçağını alıp oymaya başladı. Ama sanki bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu.


''Neyi yanlış yaptım?''


Birden tüm özgüveni uçup gitmişti. Weed durdu ve neyin yanlış gittiği hakkında ciddi bir şekilde düşünmeye başladı.


Elindeki figür daha önce yaptığı heykellerden oldukça farklıydı. Aslında oymacılık yeteneklerinin gelişmesi şaşılacak bir şey değildi. Fakat ortada tamamen yeni bir şey vardı. Weed hayvanları taklit ettiğinde onları daha iyi anlamaya başlamıştı.


Neden tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları var? Nasıl bu kadar hızlı hareket ediyorlar? Tüm bu sorular ışığında refleks olarak heykelini oyuyordu.


Weed'in heykeli çok daha etkileyici, detaylı ve canlı duruyordu.


'' Ohh...''


Daha önce Weed sadece kafasında canlandırdığı hayvan görüntülerini yontuyordu. Şimdi ise ortada üzgün bir tavşan figürü vardı ve mutlu bir tavşan figürü.


Hatta ot çiğneyen bir figür, avcılardan kaçan bir figür!


Kısaca Weed artık tavşan hayatının içindeki ince detayları görebiliyordu. Goblinin hareketlerini taklit ederken de kızgın hissetmişti.


Şimdi heykel yaparken, yaptığı figürü anlayıp, ruhunu kavramaya çalışıyordu. Bir atı oyarken kendini uçsuz bucaksız ovalarda koşarken hayal ediyordu.


Weed heykelinin nasıl rahatlatıcı ve ilginç olduğunu görünce şaşırdı. Sanki dostlarıyla vakit geçiriyormuş gibi hissediyordu. Derken 5. figürü de bitirdi.


***TİNK***

Muhteşem parça!

Beş hayvan figürünü de tamamladınız.
Ufak ama oldukça detaylı heykeller. Bunlar gerçek bir ustanın ve dahası harika sanatsal değerin birer yansıması.

Görenlere neşe ve mutluluk veren bir heykel.

Sanatsal değer: 460

Etkiler:
Can ve ruh yenilenmesi gün boyu %6 arttırıldı.
Ateş büyülerine karşı direnç %15 arttırıldı.
Başlangıç seviyesi tuzakları tespit edebilir.

-Liderlik +25
-Zeka      +10
-Hareket hızı + %10

Bu etkiler diğer heykellerin etkileriyle birleşemez.
Yapılan muhteşem eser sayısı: 4

Oymacılık yeteneği gelişti.


Weed ellerini birleştirdi. Birçok kez 'güzel sanat' yapmıştı, hatta buz ejderini yontarak 'ustalık eseri' bile yapmıştı. Ama bu kadar ufak boyutta bir 'muhteşem eseri' ilk kez yapmıştı.


''Etkilerdeki bu artış...''



Genellikler heykelleri can ve ruh miktarını arttırıyordu. Fakat bu sefer heykeli yakınlığı artırıyordu.


''Tavşan, geyik, goblin, tilki ve at. Bu hayvanların özellikleri heykelin etkilerini belirliyor.''



Bu vakte kadar Weed hep heykelin büyüklüğünün değerini arttırdığını düşünürdü. Şimdi görüyordu ki ufak heykellerde aynı özellikleri hatta daha iyilerini barındırabiliyordu.


Heykeli anlama görevini tamamladın.

Hayvanları kesmeden de heykeli anlama yeteneği sayesinde onların ruhunu görebilirsin. Canlıları sevmek ve öğrenmeye çalışma arzusu oymacıların ana özelliklerinden biridir.

Ödül: Gizli yetenek!
Darone'un bizzat kendisinden öğrenildi.


Weed mesajı okumayı bitirdiğinde Darone devam etti.


''Sırrın özel bir yanı yok. Tek yaptığım işimi sevmek. Heykellerimi yaratırken kullandığım özel bir teknik ya da kural yok. Sadece ortaya kalbimi koyuyorum. Tabi bunu yaptığında heykel özel bir bağ ile daha eşsiz bir şeye dönüşür. Bu oymacılığın sırrıdır.''


''Hepsi bu mu?''


''Var oluşun özünü anlamak benim sırrım ve sana öğretmek istediğim bir şey daha var. Bu sadece heykelleri anlayabilenlere ait bir yetenek... öhö, öhö,” Darone yere kan tükürmüştü.


''İyi misin?'' Weed endişeyle sordu.


''Ahh, her şeyin iyi gittiğini söyleyemem. Zaman daralıyor ve benim hala 300 heykel yapmam gerek. Aldığım siparişi bitirmem gerek, bu sayede bu dünyadan huzur içinde göçebilirim. Benimle bir hafta çalışır mısın? Bu sayede sırrımı daha iyi anlayabilirsin.''


***TİNK***


Darone'un siparişi.

Bir hafta boyunca Darone'un emri altında çalışacaksın. Bu bir oymacı olarak daha canlı heykeller yapmanı sağlayacak. Darone'un gizli  yeteneğini anlamak için bu görev gereklidir.

Zorluk: Meslek görevi

Ödül: Bu sürede kazanacağın tecrübe 2 katına çıkacaktır.

Görev sınırlaması: Eğer başarısız olur ya da gereken sürede yetiştiremezsen şöhret kaybedecek ve iyi bir ödeme yapman gerekecek.


Weed tereddüt etmedi. Doğal olarak süre kısıtlaması ve şöhret kaybı ürkütücüydü. Fakat işin ucunda gizli yetenek vardı. Ayrıca buz ejderini oyduğundan beri oymacılık yeteneği 6 olmuştu, o günden beri de pek artmamıştı.  


Şimdi ise çok daha az çaba ile çok fazla tecrübe kazanabilirdi. Bu sayede seviyesini 7'ye çıkarabilirdi.


''Evet, tecrübe kazanmak zor iş. Bu güzel bir fırsat gibi duruyor.''


Bir hafta Darone ile çalıştıktan sonra Weed oymacılık yeteneğini önemli ölçüde arttırmıştı. Ayrıca sipariş üzerine çalıştıklarında ne yapması gerektiği hakkında endişelenmiyordu.


''Ne yapacağına karar ver.'' dedi Darone sipariş listesini Weed'e uzatırken.


300 heykel siparişi. Tabii ki aralarında kolayları vardı. Weed sadece kolay olanları seçebilirdi. Fakat hırsı körüklendi.


''Eğlenmek o kadar da kolay değil. Eğer kolay olanı seçersem bu bana bir şey katmaz. Acı çekmeye hazırım...''


Günde 30 heykel yaparak haftanın sonunda 210 heykele ulaşmaya karar verdi. Sabah, öğle ve akşam.


''Eğer dinlenmeden çalışırsam bu işi bitirebilirim.''


Selam veren heykeller.


Yumuşak dalgaların üzerinde beyaz yelkenli bir donanma gemisi. Müşteri detaylı bir yunus heykeli sipariş etmişti.


Müşterinin siparişleri çok çeşitli değildi. Başarıya ulaşması için biraz çalışması yetiyordu. Karşılığında ise tecrübe puanı kazanıyordu. Zorluğu ise yapılan heykellerin müşterinin isteğine uymasıydı.


Weed sadece istediği için çalışan biri olduğundan başlarda müşterinin istediklerini anlamakta zorlanıyordu. Fakat zamanla kolayca müşterinin ne demek istediğini anlamaya başladı. İlk gün sadece 15 heykel yaptı, ikinci gün 24 derken üçüncü gün 35 heykel yaptı.


Siparişleri alırken Darone ve Weed sohbet ediyorlardı, bu sayede arkadaş oldular.


''Genç bir adamken bir kadınla tanıştım ve ona aşık oldum.'' dedi ustası.


''Tüm hayatım boyunca tek yeteneğim buydu, ben de oymacı olmaya karar verdim.''


''Bu çok güzel.''



''Her neyse, aşık olduğum kadın bu dünyadan göçtü ve ben bunu kabullenemedim. Öldükten sonra hafızamda yaşamaya devam etti, ben de onu oymaya başladım. Heykel yapmak kolay bir iş değil. Bir şeyi görüp onu oymak yetmez. Ortaya ruhunu koymalısın, onu oyarken ben aşkımı ortaya koydum.''


Böylelikle çalışırken sakince sohbet ettiler.


Bir hafta akıp geçti. Siparişleri zar zor yetiştirdiler ve Weed oymacılıkta 7. seviyeye ulaştı.


***Darone'un Siparişleri görevini tamamladın.***


Darone tüm hayatı boyunca bir kadın heykelini oydu. Heykelleri aşk ve canlılık doluydu. Yeteneklerini acemi bir oymacıyla paylaştığına göre artık bu dünyadan huzur içinde göçebilir.

-Oymacılık yeteneği gelişti.
-Yeni bir yetenekte ustalaştın: Şekil değiştirme oymacılığı.
-Yeni bir pasif yetenekte ustalaştın: Oyma  anlayışı.


Weed hemen yeni yeteneğini kontrol etti. ''Yetenek bilgisini göster. Şekil değiştirme oymacılığı. Oyma anlayışı.


Şekil Değiştirme Oymacılığı

Bu teknik çok az insan tarafınca tanınan Oymacılık Ustası Darone tarafından yaratılmıştır. Bir heykel yarattığında bedenini heykelin görüntüsüyle değiştirebilirsin.

Gereksinimler:
-Bu teknik yalnızca Oyma Anlayışı yeteneğinde ustalaştıktan sonra kullanılabilir.
-200 ruh ve 500 sanat puanı

UYARI!
Dönüşüm esnasında yalnızca fiziksel görünüşünüz değişir. Statlarınız ve seviyeniz değişmez. Eğer dönüştüğünüz büyük bir yaratıksa güç ve can kaybı yaşanır.
Oyma Anlayışı 1 (%0)

Objeleri daha iyi anladıkça, daha kaliteli ürünler ortaya çıkarmanıza olanak sağlar.
Seviyen arttıkça Oyma Anlayışı yeteneğinize ilave özellikler eklenecek.

Başlangıç seviyesi: Dönüşüme %10 etki eder. Yalnızca kara canlılarına dönüşebilirsiniz.

Orta seviye: Dönüşüme %20 etki eder. Uçan canlılara dönüşebilirsiniz. Fakat önce uçmayı öğrenmeniz gerekmektedir.

Yüksek seviye: Dönüşüme %30 etki eder. Devasa canlılara dönüşebilirsiniz.


Ayrıca Weed oymacılığın sırrını öğrenmişti. ''Şekil Değiştirme Oymacılığı...''


Seviyesinin ve statlarının aynı kalacağını düşünürsek bu yeteneğin kullanmaya değer olup olmadığına karar veremiyordu.


Örneğin bir ejderhaya dönüştüğünde mutlak bir gücü olmayacaktı. Ayrıca vücudunu kontrol etmesi de zorlaşacaktı. Eğer hareket edemezse kolay bir hedef olurdu.


Bir diğer açıdan Weed bir tavşana dönüştüğünde 200 seviye tatlı bir tavşancık olacaktı, bunun gibi ayrıcalıklar Oyma Anlayışının önemli bir yetenek olmasını sağlayabilirdi.


''Öhhögg!''


Darone iki büklüm olmuştu ve daha fazla kan tükürüyordu. Ölmeden önce varını yoğunu ortaya koymuştu.


''Sen... Senden kişisel bir ricam olacak.''


''Dinliyorum.''


''Heykeli bitirirken yardımcı olabilir misin? Fazla vaktim kalmadı.''


''Yardım edeceğim.''


Weed, Darone ile ilgilenebilmek için bir gün daha onunla kaldı.


Usta son heykeline tüm ruhunu vermişti. Son gününe kadar kötü öksürüğü onu bir an bile yalnız bırakmamıştı ve kanıyla zemini boyamıştı. Nihayetinde son heykelini bitirdi. Orta yaşlı bir kadının heykeli. Sevdiği kadının heykeli.


Darone oymacı bıçağını bir kenara koydu ve ıstırap içinde konuştu:


''Tamam, hepsi bu kadar. Git ve birkaç yeteneğini dene. Avarelik etme. Bir ayışığı oymacısı ancak tecrübe ile gelişebilir.''


''Evet. Bunu yapacağım.''


''Sırrımı bir efsanevi ayışığı oymacısına emanet edebildiğim için gurur duyuyorum. Bu arada mesleğinin normal bir ayışığı oymacısından ne farkı olduğunu biliyor musun? ''


''Hayır. Bilmiyorum.''


Weed gerçekten de bilmiyordu. İnternette bu konu hakkında saatlerce arama yapmıştı ama yine de ikisi arasında bir fark bulamamıştı.


''Mesleklerin çoğu ustadan çırağa aktarılır. Usta sırlarını çırağına teslim eder. Bir zamanlar kıtadaki tüm ulusları birleştiren bir kral vardı. Kendine en iyisiyim diyen bir şövalye. Büyük bir zenginlik elde eden bir tüccar ve diğerleri... Bunlardan sadece bir tanesi kendine efsane diyebildi...''


''Yani bu iyi bir meslek mi?''


Weed bu mesleğin işe yaramaz olduğunu sanıyordu.


Şimdi bile aklında mesleğini değiştirmek vardı. Fakat bu mesleğin eşsiz olduğuna kalpten inandığından değiştirmiyordu.


''Efsane, efsanedir. Fazlası değil...'' dedi Darone sessizce.


''......''


''Sen mesleğine şan getirdin; mesleğin sana şan getirmeyecek...''


''......''


Para. Şöhret değil, para diye geçirdi Weed aklından. Yine de ustanın söyledikleri kafasını karıştırmıştı.


''Döngü bu şekilde. Yani efsanevi ayışığı oymacılığı bir istisna değil...''


Weed bunu bilmeseydi daha iyi olurdu!


Gerçekleri öğrenmektense hala içinde bu mesleğin sıradan mesleklere göre eşsiz olduğunu düşünmeyi tercih ederdi.


''Sarah...?'' dedi Darone.


Darone boş gözleriyle yukarı bakıyordu. Son nefesini verdi ve bir ışık huzmesi içinde kayboldu.


Öldüğü noktada küçük, tahta bir heykel bırakmıştı...


''Bir heykel... Yalnızca dünyayı gerçekten sevenler arkalarında bir heykel bırakır...''


Haftalar süren çalışmanın Weed daha yeni nasıl bir mesleği olduğunu ve ne yöne gideceğini biliyordu.


Bir oymacı olmak yetmezdi, ortaya yüreğini koymak lazımdı. Ufacık bir tilkinin bile kendi ruhu vardı ve bu ruha ancak gerçek bir usta dokunabilirdi. Weed bir tahta parçası aldı ve yeni heykelini oymaya başladı. Oyma ustası Darone'un son saatlerinde yanındaydı. Eğer öğrenci onun hatıralarına sahip değilse kim olabilirdi ki?


***TİNK***

Bir başyapıt! Darone heykelini tamamladın.

Sadık öğrencisi tarafından yapılmış, ustasının aşkını yansıtan bir heykel. Bu dünyadan göçmüş olsa da ruhunun bir parçası hep bizlerle kalacak.

Sanatsal değer: 2300

Özel etkiler:
-Can yenilenmesi bir gün için %50 arttırıldı.
- Büyüye karşı direnç %40 arttırıldı.
-Can %45 arttırıldı
-Tüm statlara +10
- Bu heykelin bulunduğu yerde huzur olacak.

Bu etkiler diğer heykel etkileriyle birleşemez.
Yaratılan başyapıt sayısı: 2

Oymacılık yeteneği orta seviye 8'e ulaştı.
Bu daha detaylı heykeller yapmanıza olacak sağlar.

El zanaatı yeteneği orta seviye 9'a ulaştı.  
Zanaat yetenekleriniz %5 arttırıldı.

Oyma Anlayışı başlangıç seviyesi 4' yükseldi.
Heykellere olan aşkın ve bilgin arttıkça daha güzel etkileri olan heykeller üretebilirsin.

-Şöhret: +1350
-Sanat: +79
-Dayanıklılık: +3
-Kuvvet: +3
-Liderlik: +5
Başyapıt yapmanızın karşılığı olarak tüm statlarınıza +1 puan eklenmiştir.

---------------

Çevirmenin Notu
(Bu kısım tarafıma ait değildir. İngilizceye çeviren arkadaş Darone'un bıraktığı heykelin önemini anlatmak için, birinci kitaptan önemli konuşmaları derlemiş.)
Kitap 1 Kısım 9

Belki aranızdan bazıları fark etmemiş olabilir fakat Darone'un bıraktığı heykel gerçekten önemli.


Rodiguez , Weed'e avucuna tam oturan küçük bir heykel vermişti. Heykel bir kraliyet şövalyesi şeklindeydi.'


''Bu da nedir?''  diye sordu Weed.


''Bu Görkemli Geihar von Arpen'in yadigarı. Ailem, Arpenian kraliyet ailesinin hizmetindeydi. Bu aileme kan ve borçtan başka bir şey getirmedi. Bu görev nesillerce aktarılarak bana kaldı. Şimdi sana bunu verdiğime göre artık kurtuldum.'' dedi Rodriguez.


''Fakat heykel ne için?'' diye sordu Weed.


Weed tahta heykelin, Zahab'ın Ayışığı Oymacısı görevinden aldığı heykelle farklı olduklarını anlamıştı.


''Heykelin sırrını ben de bilmiyorum.'' dedi Rodriguez. ''Efsaneye göre kıtada 5 tane oyma ustası vardı. Ama tabii ki bu sadece bir efsane. Ustaların gitmeden önce geriye yadigar olarak bu heykelleri bıraktıkları söylenir. Zannediyorum ki bu heykel de onlardan biri. Yine efsaneye göre eğer biri bu 5 heykeli de bulur ve bulmacayı çözebilirse, oymacılığın nihai sırrına ulaşacaktır.''







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32561 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43274 Bölüm Sayısı


creator
manga tr