Lms 24.4 : Helyum Heykeli

avatar
909 11

Legendary Moonlight Sculptor - Lms 24.4 : Helyum Heykeli



 Çevirmen: Lodos


KMC Medya, CTS Medya, On Station, Dijital Medya ve LK oyun.

 

Kraliyet Yolu’nun görüntülerini elde eden yayın istasyonları bunlardı.

 

+Weed, Ölümsüzlerin Kralı Balkan'ı avlayacak.

 

+Rahipler ve paladinler, Hermes Loncası ile savaşmak için Morata'dan geçtiler.

 

+Hermes Loncası kimsenin umurunda değil.

 

+Ölümsüz Lejyonu görevi ve Ölümsüzlerin hızla artan rütbeleri nedeniyle Weed Balkan'ı avlayacak.

 

Weed'in planı Morata'daki kullanıcıların arasında çoktan yayılmıştı. Rahiplerin ve paladinlerin uzun zamandır bir arada bulundukları doğru olsa da Polon'un birlikleri bunu bir sır olarak saklama zahmetine girmemiş ve şimdiden konuşmaya başlamışlardı. Yayın istasyonlarının her biri şimdiye kadar ortaya çıkan gerçeklere odaklanmıştı.

 

“Millet, harika haberlerim var. Savaş Tanrısı Weed, Balkan’ı avlayacakmış.”

 

“Birkaç gün öncesinde de Weed'in Hermes Loncası'nın gücünü yok ettiğini söylüyor birçok insan. Ancak gelecekte Liç Balkan’ı avlayacak gibi görünüyor.”

 

“Balkan! Hem Liç görevini tamamlamasıyla ünlü, hem de Ölümsüz Lejyonu ile Weed’in lideri… Weed ile tarihi olan bir canavar… Çok zorlu bir av olacak.”

 

Birkaç yayın istasyonunda son dakika haberi olmuştu bu gelişmeler. Grup olarak BOSS canavarları avlamaya gitmek yaygın bir olaydı. Ancak söz konusu canavar bir BOSS canavar değil de efsanevi bir canavar olunca işler değişiyordu. Weed savaş yeteneğini Polon’un birliklerine karşı göstermişti.

 

Savaş henüz yapılmamıştı. Ama bir yığın muhteşem sahne yaşanacağı kesindi. Weed'in Liç Balkan ile savaşacağını söylemek bile izleyicileri şaşırtabiliyordu. Bütün aileler merakla bekliyordu!

 

+Aman Tanrım… Weed sonunda gerçek bir savaşa giriyor. Canavarları sanki hiçbir şeymiş gibi avlıyor ve levelini yükseltiyor. Bunu görebildiğim için çok mutluyum.

 

+Weed'in kim olduğunu bilmiyorum. Sanki bir sürü dedikodu ya da söylenti dinliyor gibiyim.

 

+Biraz geç kaldın. Ben Hall of Fame'deyim ve Ork filminin de tam bir hayranıyım.

 

+Bil bakalım bende ne var? Şans yüzüme güldü zamanında. Ben Rosenheim Krallığı’nda başlamış ve Weed'in erken dönem tilki heykellerinden birini satın almıştım. Aldığımda arkadaşlarım beş gümüşün pahalı olduğunu düşünüyordu ama şimdi o benim en büyük hazinem. Kız arkadaşım ve ben Weed ile tanıştığımız için çok gururluyuz.

 

+Yani şimdi eşyaların değeri en az… O tilki heykelini bana 10 altına sat.

 

+Birkaç dakika önce hiçbir değeri yoktu. Şimdi ise 100 altın değerinde!

 

Mesaj panosu, Weed'in cesaretiyle ilgili çeşitli hikâyelerle doluydu. Kraliyet Yolu kullanıcıları için ünlü bir maceracı olmasının yanı sıra halk arasında da yüksek bir popülariteye sahipti Weed.

 

#

 

Shin Hye-Min ve Oh Juwan “Versay Kıtası’nın Hikâyesi” adlı, hâlâ devam eden bir dizi düzenliyorlardı. Ve şu anda da Lee Hyun ile bir telefon görüşmesi yapıyorlardı. Lee Hyun'a maaş ödedikleri için o da bunu yapmaya istekliydi.

 

“Bugün sizlerin önüne Versay Kıtası hakkında birçok insanın duymak istediği bir hikâye getiriyoruz! Şu anda telefon hattımızda Savaş Tanrısı Weed var. Weed?”

 

>Evet.

 

Kısa ve sinir bozucu bir cevap gelmişti!

 

“Bir sürü macera yaşadın. En zorlu macera neydi?”

 

>Maceralar zordur.

 

“Mütevazı sözler söylüyorsun. Ama insanlar yaşadığın en unutulmaz şeyin ne olduğunu bilmek istiyor, bize anlatabilir misin?”

 

Lee Hyun cevap vermeden önce bir an düşündü.

 

>Bir oymacı olduğum an…

 

“…”

 

Shin Hye-Min ona sempati duymak zorundaydı. Kraliyet Yolu’ndayken; yemek pişirdiği ve avlandığı zamanların dışında elleri heykel yapmaktan hiçbir zaman vaz geçmemişti Weed’in. Sadece gözlerinizi kapatıp bir heykel yaratamazdınız. İyi sanat becerileri olmadan heykellerin seviyesini 8. seviyenin üzerine çıkarmak çok zordu. Dikiş dikmek, balık tutmak, yemek pişirmek, tamircilik yapabilmek, yara sarabilmek, yelkencilik, şifacılık ve diğer birçok zanaat, sıkı çalışmasının eseri olan efsane özelliklerdi.

 

Sanki Lee Hyun bir ömür kürdan ve tahta yemek çubukları yaparak yaşamış gibiydi. Oh Juwan bunun bir şaka olduğunu düşünerek bir sonraki soruyu sordu.

 

“Weed, görünüşe göre mesaj panolarından pek haberin yok. İzleyiciler sana birçok açıdan hayran kalıyorlar. İnsanlar senin gibi yüksek seviyelere tırmanamıyorlar ve bunun yerine başarısızlık korkusu nedeniyle istikrarlı bir şekilde ilerlemeyi seçiyorlar. Art arda gelen zorluklarla yüzleşirken ne yapıyorsun da yorulmamayı başarıyorsun?”

 

>O zorlukları aşıyorum.

 

Tam olarak söylediğini kast ediyordu Weed. Hayatı boyunca her türlü maceranın içine girmişti. Daha fazlasını söylemenin kendisine bir fayda sağlamayacağını düşündüğü için Cennet Şehri ziyaretinin ayrıntılarına girmemişti.

 

“Diğerleri gerçekten zor olan özel görevler almıyorlarsa bunun arkasında bir sır olmalı. Bu konuda Versay Kıtası'nda macera arayanlara bir tavsiyen var mı?”

 

>Çok titiz hareket etsinler. Bir görevi asla dikkatsizce kabul etmesinler.

 

Bunlar, onun kendi deneyimlerinden gelen anlamlı sözlerdi.

 

Lee Hyun yayına çıktıktan sonra tamamen farklı insanlarla röportaj yapmaya başlamışlardı.

 

‘Versay Kıtası’nın Hikâyesi, popüler bir şov gibi görünüyor ve görünüşe göre pek çok insan da cidden izliyor.’

 

Lee Hyun gururla övünmek yerine kısa cevaplar veriyordu.

 

‘Daha uzun bir röportaj vermem için daha fazla para almam gibi bir durum söz konusu değil.’

 

Başkalarına kendisi hakkında daha fazla bilgi vermek sadece ağzının ağrımasına yol açardı.

 

“Nihayet Liç Balkan’ı nasıl avlayacağını düşünmenin zamanı geldi. Cevaplaması zor bir soru, değil mi?”

 

Lee Hyun, Balkan'a karşı geçmişte verdiği savaşı düşündü. Yeterli savaş gücüne sahip olmadığı ve ihtimaller aleyhine olduğu için onu avlamak zor olacaktı. Yayın istasyonlarının her biri, Balkan’ı avlamanın başarı oranının nasıl artırılacağını konuşuyordu.

 

Balkan, bir ruh çağıran olmanın yanı sıra büyük bir hasar potansiyeline de sahipti. Sonsuz bir savaş olacaktı. Efsanevi bir canavarın yanındaki on binlerce canavarla karşılaşacaktı Weed. Ölümsüz ordusu kolaylıkla harcanabilir bir kaynaktı. Ölümsüz Lejyonu, Balkan'ın gücünün yalnızca bir parçasıydı ve onu kaybetmek de Balkan için büyük bir kayıp değildi. Avın çok büyük bir riski vardı. Lee Hyun sakince cevapladı.

 

>Eğer çok fazla olurlarsa hemen kaçmak için bir planım olacak.

 

Eşyalarını düşürmenin yanı sıra öldüğünde kaybettiği deneyim ve beceriler de büyük kayıplardı. Cesur olmayı umursamıyordu, bu mücadeleyi sonuna kadar görmek istiyordu sadece! Lee Hyun'un savaş için çok gerçekçi bir fikri vardı.

 

#

 

Hermes Loncası’ndan Polon’un korucu, şövalye ve büyücü birlikleri Kraliyet Yolu’na girmişlerdi. Weed'in onlara saldırdığı yerde ortaya çıkmışlardı.

 

“Peki ya hayatta kalan şövalyeler ve korucular?”

 

“Ana Kıta’nın yönüne doğru kaçtılar. Güvenli bir şekilde kaçanların sayısı 20'den az.”

 

“Çok fazla kişi öldü.”

 

Polon'un Hilal Şövalyeleri’nden iki kişi hariç hepsi ölmüştü. Hermes Loncası kullanıcıları bir süre sonra tekrar bağlanabilirdi ama şövalyelerin hepsi ölmüştü.

 

Şövalyelerin kalitesini yükseltmek çok fazla eğitim, zaman ve para gerektiriyordu. Hermes Loncası içindeki şiddetli rekabet nedeniyle de kayıpları telafi edene kadar acı çekmek ve zorlanmak gerekiyordu.

 

“Daha fazla risk almak yerine Ana Kıta’ya dönmek daha tercih edilebilir bir seçenek.”

 

Weed'in Geomchi kuvvetleri savaşı tamamen tersine çevirdikleri için Hermes Loncası kullanıcıları savaşacak durumda değillerdi ve sadece kaçmayı seçebilirlerdi. Yoksa öleceklerdi.

 

Hermes Loncası kullanıcılarının çoğu çok sayıda eşya ve ekipman kaybetmişti. Mağlup edilmişlerdi ve şimdi de kazanamayacakları bir savaşa girmeyeceklerdi.

 

“Kutsal bir mabette kaybettik…”

 

“Yine de Weed'e karşı savaşmak eğlenceli değil miydi?”

 

“Evet, ünlü Hilal Şövalyelerimizden çok daha güçlüydü.”

 

Polon hiçbir pişmanlık duymuyordu. Zor bir deneyimdi ama Weed'e karşı savaşma fırsatı bulmuştu.

 

“Hermes Loncası intikamını alacak. Hermes Loncası’nın gerçek gücü bundan kat kat daha fazla.”

 

Polon, Hermes Loncası’nın elinde ne kadar güç olduğunu kabaca biliyordu. Hermes Loncası'na katılmış ve sırf yavaş yavaş daha yüksek bir pozisyon elde ederek loncanın gücünün ne kadar olduğunu öğrenebilmişti. Kallamore Krallığı’na doğru salınan devasa bir güçtü bu! Daha sonra büyük bir savaş çıkarmışlar ve Ana Kıta’nın işgaline başlamışlardı. Hermes Loncası kesinlikle Weed ile tekrar savaşmaya çalışacaktı ve Polon da bunu eğlenceden başka bir şey olarak görmüyordu. Elbette o yüce gururları kırılınca biraz sinirleneceklerdi.

 

“Weed, şimdiye kadar Versay Kıtası’nda sorunsuzca dolaşmayı başardın. Ama gelecekte güvende olabileceğin hiçbir yer olmayacak.”

 

Polon birliklerine geri çekilmelerini emretti.

 

“Sihirbazlar, bir ışınlanma kapısı açın. Geri dönüyoruz.”

 

#

 

Ttungttangttungttang!

 

Weed işi bitince demirci becerileri sayesinde yaptığı savaşçı ekipmanını Geomchilere verdi. Önceki haliyle benzeşiyordu ekipman. Ancak malzemeleri eritmek ve demirci becerilerini kullanarak o malzemeleri yeniden oluşturmak önemli miktarda emek gerektiren bir süreçti. Weed, demircilikte Orta Seviye 5'ti ve hammaddeleri en iyi şekilde kullanabiliyordu.

 

“İnsan boş duramaz. Sıcak hava dalgası olduğu sürece bir havuz dolusu ekipman yapabilirim.”

 

Weed için hayat tarzı buydu!

 

“Weed, uzun zamandır görüşmüyoruz.”

 

“Yaşadığın tüm sıkıntılardan dolayı sana minnettarım.”

 

Mapan helyumu sıvılaştırmak için iki büyük fırın getirmişti.

 

“Nakliye maliyeti için japtem olur mu?”

 

“Japtem en iyisi olur Weed-nim.”

 

“İlgilenmem gereken çok fazla japtem var. Sen de zahmet olmazsa fiyatıyla ilgilenebilir misin? Bunca yolu benim için bu işle ilgilenmek üzere geldin. Kusura bakma.”

 

“Weed-nim ile iş yapmak her zaman bir zevktir.”

 

Weed, ruh çağıranlardan düşen yüksek kaliteli ganimet japtemlerini elden çıkarmak için Mapan'ı atamıştı sorumlu olarak. Ruh çağıranların seviyeleri 300'ü ve hatta bazılarının seviyeleri 400'ü geçmişti. Ölümsüzlerin bir hayli fazla avlanmalarını sağlamıştı Weed ve muazzam miktarda japtem biriktirmişti. Japtem’i de Mapan’a vermişti. Böylece Mapan japtemi değerinin %15’i karşılığında doğrudan dükkânlara satabilirdi. Sonrasında da alınacak kâr %5 olarak hesaplanmıştı. Şehirde ticaret yaparken japtem satın alan tüccarlar genellikle küçük bir marj alırlardı ve genellikle varsayılan yüzde de %10 oluyordu.

 

“O gerçekten iyi bir tüccar değil mi?”

 

“Biliyorum. Geçmişte birkaç kez tüccarlarla iş yaptım. Ama hiç %5 kadar iyi bir anlaşma görmedim. Profesyonel olduğu için mi acaba?”

 

Diğerleri de ruh çağıranlardan aldıkları eşyaları satmak istiyorlardı. Japtem taşımanın yüküyle dolaşmak için çok gergindiler. Weed bir tahminde bulundu ve ardından Mapan'ı tanıtmaya gitti.

 

“Selam verin bakalım. Bu, geçmişten beri yakın olduğum bir tüccar olan Mapan. Eğer ellerinizdeki japtemden kurtulmak istiyorsanız ondan benden aldığı fiyatla sizden de alım yapmasını isteyebilirim.”

 

“Gerçekten mi? Ben Weed-nim ile gitmek istediğim için dükkân dükkân dolaşıp tüccar bulacak vaktim yok.”

 

‘Yüzde 5, buraya gelmek için çektiğim onca zahmetin yanında pek bir şey değil...’

 

Mapan'ın ruh çağıranlarla tanışmış olması kötü olurdu. Risklerin ne kadar yüksek olduğu göz önüne alındığında nakliye maliyetleri cidden yüksekti.

 

“Sorun değil. Mapan çok iyi bir tüccardır. Geçmişte japtem ile çok ticaret yapardı ama şimdi kendisinin de bir dükkan işletmesi gerektiğinden dolayı nadiren şans bulabiliyor.”

 

Mapan girdi söze.

 

“Maceraları severim. Bu yüzden buraya Weed'i izlemeye geldim. Ayrıca japtem ile de ekstra olarak ilgilenmek istiyorum. Bu, göğüslemeye hazır olduğum bir fedakârlık.”

 

Ruh çağıran japtemi ile birlikte gelmişlerdi.. Morata'da %2 veya %3 gibi yüzdelere satabiliyorlardı. Yani bu fiyat baya iyiydi.

 

“Bütün bunlar ne kadar?”

 

Eğer toptan olsaydı japtem ticaretinden çok para kazanabilirdi Mapan.

 

Ruh çağıran japtemini gösteriyorlardı!

 

Aksesuarların yanı sıra paslı, kırık silahlar ve zırhlar da vardı. Weed onları daha fazla kâr elde etmek adına tamir edebileceğinden dolayı japtem ile Mapan’ın ilgilenmesini kasten istemişti.

 

Weed, demirci becerisiyle japtemi dağıtabilir ve yeniden işleyerek saygın bir ekipman haline getirebilirdi. Mapan ise %5 kar marjıyla çok daha fazla para kazanıyor ve aynı zamanda çok sayıda da müşteri kazanmak için mükemmel bir fırsat yakalıyordu.

 

Japtem anlaşmasını bitirdikten sonra Weed ve Mapan sessizce arabaya geri döndüler. Tüm zaman boyunca ortaklardı! Birbirleriyle sadece gizlice fısıltılarla konuşuyorlardı.

 

>İşte komisyon ücreti…

 

>Teşekkür ederim. Lütfen bana verilecek malzemelerin tanımlanmasına izin ver. Ekipmanları orada çözdüreceğim.

 

>Elbette. Bunun gibi başka bir fırsatın olursa bana ulaştığından emin ol.

 

>Ruh çağıran eşyaları satacak çok insan var mı?

 

>Warlock'lar. Ruh çağıran eşyaları Morata’da kolaylıkla satılacaktır.

 

Ruh çağıran eşyalarını sadece satmayı değil, onları kullanmayı da planlıyordu.

 

#

 

Geçici olarak kurulan büyük fırınların ateşlerini körükledi Weed.

 

“Dikkatli olmalıyım… Başarısız olmanın sırası değil.”

 

Bir hayli gergindi çünkü çok değerli bir metal olan helyumu kullanıyordu.

 

“Daha yüksek demirci becerilerine sahip olmak daha güzel olabilirdi.”

 

Usta bir demirci olsaydı helyumdan en iyi eşyaları yapabilirdi! Kutsal malzemelerle bir krallığı temsil edebilecek bir zırh parçası bile yapabilirdi. Ancak Weed helyumu bir heykele dönüştürmeye karar vermişti.

 

“Bir heykelin seviye sınırı olmaz. Daha sonra onu eritip bir kılıca dönüştürebilirim.”

 

Weed, heykelleri sanatsal olmaktan çok pratik anlamlarda düşünüyordu.

 

“Kalıp hazır olduğunda…”

 

Önceden bir Kıyamet Şövalyesi olarak Ölüm Şövalyeleri ile avlanırken sayısız kalıp oluşturmuştu. Weed büyük fırınla ​​çalıştığından dolayı Pale’ın grubu; paladinler, rahipler ve Geomchilerle birlikte yakındaki bölgede avlanmaya gitmişti. Böyle büyük bir fırınla ​​ne yaptığını merak ediyorlardı. Weed ateşin daha da yüksek bir sıcaklığa sahip olmasını sağladı. Isıyı yavaş yavaş artırmak için büyük fırını yakacak odunlarla doldurmuştu. Başarı şansını artırmak için ateş gücünü olabildiğince yükseltmek adına daha da fazla odun kullanıyordu.

 

“Hala yeterli değil. Daha fazla yakacak oduna ihtiyacı var.”

 

Weed, arabasında önemli miktarda odun taşıması için Mapan’a para vermişti. Helyum üzerinde çalıştığı için kullanılan ağaç miktarından tasarruf edemezdi.

 

Bunun için en güçlü, en iyi yanan ağaçları kullanıyordu. Toplamda 300 altını aşan yakacak odun sadece 10 dakikada tükenmişti.

 

“Hala yeterli değil.”

 

Weed tamamen ateşe odaklanmıştı.

 

“Mithril kılıcı mı yapıyor acaba?”

 

“Sanırım o Balkan'ı avlamak için iyi bir silah olur.”

 

Rahipler ve paladinler Balkan’ı avlamak için Weed'i bekliyorlardı. Şu anda büyük fırınla ​​ne yaptığını merak etmek biraz gerilmelerine sebep olmuştu. Çoğu, büyücülere karşı savaşmak için av ekiplerine gitmişti.

 

Noel: Weed ocağın ateşinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kasabadan büyük bir fırın getirdiğine göre önemli bir şey olmalı.

 

Grass Lapa Tarikatı, videolar internette olduğu için gerçek zamanlı olarak izleyebiliyorlardı olan biteni.

 

Weed'in diğer kullanıcılarla sık sık avlanmaya gitmemesinin nedeni buydu. Bunun nedeni sadece ganimetleri paylaşmak istememesi değildi. Aynı zamanda mahremiyete de değer veriyordu. Kendi başına savaşmanın avantajı, üretim becerilerini ve heykel sırlarını saklayabilmesi ve onların ifşa olmalarını engelleyebilmesiydi.

 

“Artık ateşin sıcaklığı uygun.”

 

Weed devasa helyumu çıkardı. “Gök Tanrı'nın Gözyaşları” olarak bilinen metaldi bu. Prestijli helyumu fırına koydu. Fırın birçok metali aynı anda eritecek kadar büyüktü ama o yalnızca helyum üzerinde yoğunlaşmıştı.

 

Ateşi seyrediyor, kendi kendine mırıldanıyordu!

 

“Daha iyi sonuçlar almak için açgözlü olmaktan vazgeçmem gerekiyordu. Keşke bana Herrera'nın Kupası'nı ya da Fargo'nun Tacı’nı verselerdi...”

 

Weed, Freya’nın üç hazinesinden ikisini toparlamayı başarmıştı. Kutsal eşyalardan birini kullanmak iyi olurdu. Ne yazık ki Weed bunu düşünerek helyumu bir ekipman parçası yerine bir heykele dönüştürüyordu.

 

“Fargo'nun Tacı, giyildiğinde avlanmak için iyidir. Herrera'nın Kupası’nda ise içinden bir nehir gibi akabilen kutsal su var.”

 

Sonsuz açgözlülüğünü bir kenara bıraktı ve helyumun ısınıp erimesini bekledi. Weed helyumu dışarı çekmeden önce normalden beş kat daha uzun süre beklemişti. Taşın ortası gök mavisi bir sıvıyla doluydu. Helyum güvenli bir şekilde erimişti.

 

“Şimdi ise asıl kısım için.”

 

Yeteneğin başarısız olma olasılığının daha düşük olduğundan emin olmak için büyük bir fırın kullanmıştı. Şu andan itibaren heykel yapma zamanıydı.

 

Weed açık mavi sıvıyı bir kalıba döktü ve soğumasını bekledi.

 

“Tek bir hata bile yapamam…”

 

Beklemek sinir bozucuydu. Geumini ile aynı şey olduğu için demircilikle birlikte heykel yapmaya aşinaydı. Yine de sinirlenmeden edemiyordu. Tamamlanan işin nasıl olacağına dair en ufak bir fikri yoktu. Helyum süresiz olarak eritilebilirdi. Ancak ortaya düzgün bir iş çıkaramazsa önemli bir malzeme kaybı olurdu. En kötü durumda metaldeki sihir kaybolurdu.

 

Eğer tekrar tekrar rafine edilirse de helyumdaki mananın ilahi gücü zayıflardı yavaş yavaş.

 

“Şimdi.”

 

Weed helyumu normalden daha hızlı çıkardı toprak kalıbından. Helyum üzerinde çalışma zamanı gelmişti. Karanlığı aydınlatan meşaleler… Berrak gök mavisi helyumu, bir meşaleye dönüştürecekti!

 

“Hâlâ… Biraz eksik.”

 

Demirci becerileri helyumu düzgün bir şekilde işlemek için çok düşüktü. Bu yüzden ayrıntılar üzerinde çalışması gerekiyordu. Başarısız olmaması için heykeli daha dikkatli ve daha ayrıntılı yapmak zorundaydı Weed. Zahad Oyma Bıçağı’nı aldı.

 

Helyum üzerinde çalışmak için Zahad Oyma Bıçağı'nı kullanıyordu. Çünkü Yurin'in kaldığı Morata'nın kalesi için değerli bir eşya olacaktı bu. Talrock Zırhı, Bahalan Bileziği, Kolderim'in Şeytan Kılıcı ve ayrıca Weed'in kendisi ve Yurin için yaptığı kişisel olarak hazırlanmış ekipmanı…

 

“Heykel zamanı…”

 

Seugseug.

 

Weed heykel bıçağıyla helyumun yüzeyini kazıdı. Çıkıntılı kısımları cesurca kesti.

 

----------------------------------------

 

+İlahi Güç ile temas halindesiniz.

 

+Güç 35 düşürüldü.

 

+Sağlık 950 düştü.

 

+Ölümsüz gücü 4 azaldı.

 

----------------------------------------

 

Bir Kıyamet Şövalyesi olduğu için helyum ona her dokunduğunda büyük hasar görüyordu.

 

“Fazla zamanım yok, hızlı olmalıyım.”

 

Ölmeden önce parçayı bitirmesi gerekiyordu. Helyum muazzam bir dayanıklılığa sahipti ve bir heykel haline gelmeden önce de soğuması çok zaman alıyordu.

 

----------------------------------------

 

+Sıcak metal kullanılmıştır.

 

+Canlılık 318 düşürüldü.

 

----------------------------------------

 

İlahi güç!

 

Oyma bıçağını tutan Weed'in üzerinde iki tür acı vardı. Profesyonel bir heykeltıraşı diğer sanat mesleklerinden ayıran şey, tüm fiziksel acıları omuzlaması gerektiğiydi.

 

“Daha iyi işlerin yolu acı çekmekten geçiyor.”

 

Weed bu sözleri sanki ölüyormuş gibi söylüyordu. Heykeli rahat rahat yapacak vakti yoktu.

 

‘Bu benim için hiçbir şey.’

 

Weed heykel bıçağıyla tüm kalıbı düzeltmeye ve oluşturmaya başladı. Heykel çözünmüş metalden yapıldığı için tüm süreç boyunca meşaleyi izlemek zorundaydı. Helyum daha soğuk ve katı hale geldikçe daha fazla mana ve ilahi güç yaymaya da başlıyordu.

 

“Ne, maksimum mana artıyor mu?”

 

"Kutsal büyüyü güçlendiren beceriler kazandım. Ama asla bu ölçüde değildi.”

 

“Benim mana yenilemem %50 yükseklikte bile çılgına deniyor.”

 

Heykel tamamlanmak üzereyken rahipler ve paladinler vücutlarında bir değişiklik hissetmeye başlamışlardı. Weed bir helyum meşalesi yapıyordu. Rahiplerin ve paladinlerin de ilahi güçleri kuvvetleniyordu.

 

----------------------------------------

 

+Beden ilahi güce karşı savunmasızdır.

 

+Savunma kayboldu.

 

+Direnç azaltıldı.

 

----------------------------------------

 

İlahi güç yavaş yavaş Weed'in vücudunu sarıyor ve onu zayıflatıyordu. Kemiklerindeki güç hızla kaybolmaya başlamıştı.

 

“Birazcık daha…”

 

Sağlığı yavaş yavaş riske düşse bile sakin kalmalı ve helyumu eliyle tutmalıydı.

 

“Tamamlandı.”

 

Tamamlamak için meşalenin altına bir çubuk soktu! Bu çubuk mithril ve adamantiumdan yapılmıştı. Ölümsüz Lejyonu’nu avlarken bir sürü eski silah toplamıştı.

 

----------------------------------------

 

+Lütfen heykelin adını belirtin.

 

----------------------------------------

 

Weed hemen bir isim vermek zorundaydı. Bunun nedeni, yalnızca %20 sağlığının kalmasıydı.

 

“Bir Heykeltıraş Tarafından Bırakılan Meşale.”

 

----------------------------------------

 

+”Bir Heykeltıraş Tarafından Bırakılan Meşale”, değil mi?

 

----------------------------------------

 

“Evet.”

 

Birçok heykeltıraş Las Gigolos'ta olduğu gibi yardım alamadan hayatını kaybetmişti. Bu, Heykeltıraş Weed'in eserlerinin mirasıydı. Pişman olmamak için demirciliği, el sanatlarını ve heykeltıraşlığı kullandığı çok güzel bir eserdi.

 

----------------------------------------

 

Başyapıt! Bir Heykeltıraş Tarafından Bırakılan Meşale’yi tamamladınız!

 

Helyumdan yapılmış bir heykel! Bu heykel kıta tarihine geçecek bir eser. Bunun heykeltıraş Weed tarafından yaratılan en büyük ve en ünlü parça olduğunu söylemek abartı olmaz. Tanrı'nın soylu metalinden yaratılan bu parça, ihtişam ve parlak ışık getirecektir.

 

Sanatsal Değer: 18619

 

Özel Seçenekler: 8

 

+Bir Heykeltıraş Tarafından Bırakılan Meşale’yi görenlerin can ve mana yenilenmesi bir gün için %52 artar.

 

+Ayrıca heykelin sahibi de ek %30 mana yenilemesi alacaktır.

 

+Tüm istatistikler 29 artırıldı.

 

+Tüm becerilerin mana tüketimi %75 düşürüldü.

 

+Büyü gücü %33 arttırıldı.

 

+Mana temelli savaş becerilerinin gücü %14 arttı.

 

+Düşmanları uzak tutacak.

 

+Mana Bariyeri(İleri Seviye 4), belirli bir aralıktaki menzilli saldırıları engeller.

 

+Karanlığı uzaklaştırma yeteneğine sahiptir.

 

+Anormal durumu önler.

 

+Birliklerin moralini arttırır.

 

+Lanetlere ve kara büyüye karşı güçlü büyü direnci.

 

+Heykeli izlerken inanç, bilgelik ve zekâ kalıcı olarak 10 artacaktır.

 

Diğer heykellerle birlikte kullanılamaz.

 

Şimdiye kadar tamamlanan başyapıtların sayısı: 8

 

----------------------------------------

 

----------------------------------------

 

+Heykel Becerileri geliştirildi.

 

+El işçiliği geliştirildi.

 

+Demircilik Orta Seviye 6'ya yükseltildi. Artık benzersiz metalleri eritmekte daha iyisiniz.

 

+Demircilik Orta Seviye 7'ye yükseltildi. Artık yüksek dayanıklılığa sahip hafif zırhlar yapabilirsiniz.

 

+Şöhret 4924 arttı.

 

+Sanat 51 arttı.

 

+Bilgelik 7 arttı.

 

+Dayanıklılık 3 arttı.

 

+Canlılık 4 arttı.

 

+Karizma 13 arttı.

 

+Cazibe 25 arttı.

 

+Bir şaheser yaratıldığı için tüm istatistikler ek 3 puan artırıldı.

 

+Bu kutsal heykel, ölülerin güçlerini azaltma yeteneğine sahiptir.

 

Weed'in sekizinci şaheser heykeli!

 

Taşınabilen bir heykel olduğu için savaşlarda çok yardımcı olacaktır.

 

----------------------------------------

 

“Her şeyden bağımsız yine isimli bir heykel yapabildim. Bu kadarı da iyi.”

 

Kılıç veya zırh yerine istatistikleri artıran ve mana tüketimini azaltan harika bir heykeldi bu.

 

Bu, bir rahip veya büyücü için en iyi seçeneklerdendi. Helyum süreci sayesinde demirci becerileri iki seviye daha artmıştı. Altıncı seviyeye kadar fazla bir şey kalmamıştı ve bu kadar yükselmesinin nedeni, onun en yüksek dereceli metalle uğraşıyor olmasıydı.

 

“Bu kadar iyi bir heykel yapmak çok rahatlatıcı..."

 

Weed çene kemiğini hareket ettirdi.

 

----------------------------------------

 

+Efsanevi malzeme helyumdan yapılmış bir heykel yaratıldı.

 

+Ek ödüller almak için Heykeltıraş Loncası’na gidebilirsiniz.

 

----------------------------------------

 

Çok güzel şeyler olmaya devam ediyordu ama bir Kıyamet Şövalyesi olarak vücudundaki güç düşmeye devam ettiği için önündeki seçenekler de çok olumsuz şeylerdi. Heykeli çok uzun süre tutarsa ölürdü. Weed heykeli beyaz bir beze sardı ve çantasına koydu.

 

----------------------------------------

 

+Bir Heykeltıraş Tarafından Bırakılan Meşale ile artık temas halinde değilsiniz.

 

+İlahi Gücün aurası bedenden ayrılıyor.

 

+Enerji tamamen kaybolduğunda orijinal savaş kabiliyetini yeniden kazanmak mümkündür.

 

----------------------------------------

 

Weed'in Helyum Heykeli’ni yaratma sahneleri internette canlı şekilde yayınlanmış ve birçok kişi tarafından izlenmişti. Ancak bu kolaylıkla saklanabilecek bir şey de değildi zaten. Versay Kıtası halkı haberleri ağızdan ağza olacak şekilde yaymıştı. A sınıfı veya S sınıfı bir görev başarılı olduğunda yaşanan etkiler harika oluyordu.

 

Freya'nın Kalıntıları da aynı helyum maddesinden yapılmıştı.

 

“Böyle muhteşem bir heykel yapıldı bu dünyada. Çok sanatsal ama aynı zamanda büyülü güçlerle dolu bir heykel.”

 

“Versay Kıtası'nda insan eliyle yaratılan hazinelerin sayısı bir kat daha arttı. Ama bu asıl olarak harcanan emekten dolayı çok güçlü.”

 

“Majesteleri Kral bu heykeltıraşla tanışmayı çok istiyor. Sarayın kapılarını açık tutun ve muhafıza heykeltıraşla iletişime geçme işine bir bakmalarını söyleyin.”

 

...

 

Vize dönemimden ötürü çok geciktirdim dostlar bölümleri, hepinizden özür dilerim. Ramazanın sonuna kadar bu açığımı kapatmaya çalışacağım, tekrardan kusura bakmayın. Keyifli okumalar!

 

Takipte kalın! Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı ve serimizi beğenmeyi de unutmayın lütfen! Görüşmek üzere!

 









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32561 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43274 Bölüm Sayısı


creator
manga tr