Cilt 6 Bölüm 72 [ ■■・■ ] (2/5)

avatar
750 22

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 72 [ ■■・■ ] (2/5)


Çevirmen : Clumsy



Beatrice: “ーー~hk!?”

 

Emilia: “Eh!? Nereye git……”

 

Beatrice şaşkınlık dolu bir nefes alırken Emilia gergin bir ifadeyle etrafına bakındı.

 

Bu kaos içerisinde durumu en hızlı kavrayansa gerçek anlamda Ram oldu.

 

Elini sağ gözünün üzerine koyup yalnızca açıktaki sol eliyle arkasına döndü. Subaru, 『Cor Leonis』aracılığıyla kendisiyle Ram arasında bir nevi bağlantı olduğunu biliyordu.

 

Ram, bir çeşit tekniği aktive etmişti. Ve o özgün gücü kullanarak bilhassa『Oburluğun』 nerede olduğunu kontrol ediyordu.

 

Olduğu yeri gördüğündeyseーー

 

Ram: “Barusu!”

 

“ーーーー”

 

Diye bağıran Ram’ın açık kırmızı gözleri irileşti.

 

İşte o saniyede Subaru, Ram’ın görüş alanı aracılığıyla tam arkalarından tehlikeli bir varlığın yaklaştığını algıladı. O varlığın hedefiyse Subaru’nunーー yo, Beatrice’in sırtıydı.

 

Az önceki Minya müdahalesiyle savaşı kirlettiği görüşünde olabilirdi.

 

Her halükarda açığa çıkan cevap bundan çok da farklı değildi.  

 

Ley: “ーーSöylemeliyim ki az önce yaşanan şey ardı ardına tekrarlanacak olursa yorucu olmaya başlayacak, işte bu yüzden…”

 

Bu alaylı sözler eşliğinde koluna bağlı hançer ışıldadı.

 

İşte bu, boşlukta sıçrayıp menekşe rengi okların konsantre saldırısından kaçmış olan Ley’in saldırısıydı. 『Yumruk Kralının』sık kullanımıyla aynı çizgide bunun da『Sıçrayıcı』şahsınınーー kısa menzilli sapma denilebilecek tuhaf yeteneği olduğu söylenebilirdi.

 

Görüldüğü kadarıyla uzaklık konusunda belirgin bir limit var gibiydi ancak bu tuhaf yeteneğin boşlukta sıçrayıp kuşatma saldırılarını atlatabilme uyumluluğu gösterebilmesi çok kötüydü.

 

Yani neticede, sürpriz saldırının tipi hiçbir önem taşımaksızın bu kafa kafaya maça dahil olmak haricindeki her şeyーー

 

Subaru: “Beatrice”

 

Beatrice: “Subaーー”

 

Düşünceler ve eylemler, ■ ve beden her daim uyuşmazdı.

 

Subaru’nun refleks olarak o küçük bedeni itişinin hemen sonrasında göğsünün derinlerine delici bir his saplandı.

 

Subaru: “Kah.”

 

Yara kabuklarının pençelerle kazınması gibiydi, yo, hissettiği acı ve etki bundan bin kat daha beterdi. O saldırıyı göğsüyle karşıladığına anında pişman olmuştu. Ama pişman olsa da kalkan olarak iş görecek başka bir şeye sahip değildi.

 

Bir anlık hükümle afallamış, Beatrice’in parçalanma düşüncesi bile onu ürpertmişti. Öylesine ürpermişti ki buna tanık olmaktansa etten bir kalkan olmasının daha iyi olacağında karar kılmıştı. Acı verici olmasına acı vericiydi ama yalnızca bedenindeki bir yaradan ibaretti, bir an sürer geçerdi. Bir an bile sürmezdi. Her halükarda ■’ in yaralanmasından iyiydi.

 

■’in ölmesinden çok daha iyiydi.

 

Subaru: “ーー ~hk!!”

 

Kulede yüksek bir ses yankılanıyordu, arkasını dönüp kime ait olduğunu görmeye çalıştığı andaysa dizlerinin bağı çözüldü.

 

Kuvvet, uzuvlarından şaşırtıcı bir kolaylıkla silinip gitti. Acınası bir kırılganlık içerisindeydi, kafasını dahi destekleyemiyordu. Bir bebek bile kafasını tutabilirken bu hatırı sayılır yaştaki adamın yaptığı da neyin nesiydi?

 

Bu fuzuli konuşmalar bile akla gelmeksizin bilinci derin, karanlık bir çukura düşüyordu.

 

Canlı bir sızı ve kayıp duygusu beynini kavuruyordu.

 

Subaru: “ーーGhi.”

 

Tiz bir çığlık atmak isterken dişlerini sıkarak sesinin dışarı çıkmasına engel olmaya çalıştı.

 

Ağzından çıkmasına izin verseydi daha iyi hissedecek değildi. İzin vermedi diye de daha iyi hissedecek değildi. Ama o çığlığı attığı takdirde ■leri kesinlikle paramparça olacak insanlar vardı.

 

Buna izin veremezdi. Bunu yapamayacağı için de sessiz kalıp ölecekti. Natsuki Subaru.

 

Ley: “ーーNe iyi, onii-san. Demek bu~nu yaparak bir sonrakine geçeceksin?”

 

Çığlık atma arzusuna direnmeye çalışmayı sürdürerek güçsüzce çöküp kalan Subaru’ya tepeden bir ses yankılanıp yaklaştı.

 

Çığlık atmamak için direniyordu. Ama o alaycı sese direnmesi mümkün değildi.

 

“ーーーー”

 

Uzuvlarının tamamen hareketsiz kılındığı o anda gücünü koluna vererek parmağını kımıldattı.

 

Ve yalnızca orta parmağı kalkarken dudakları hareket etti.

 

Subaru: “Geber, aptal.”

 

Sonra da bilinci nihayete erdiーー

 

△▼△▼△▼△

 

■ Deneme 2.

・Emilia ve Ram’a iş birliği yaptırarak Ley Batenkaitos’la işleri erkenden çözümleme planı başarısız oldu.

・   『Cor Leonis』yoluyla Ram’ın düşük fiziksel formunu devralmanın zamanlaması önem taşıyor.

・ ーーBeatrice’in sürpriz saldırısı『Oburlukla』uyum sağlamıyor.

 

△▼△▼△▼△

 

ーーEtrafı saran kum bulutları şiddetle görüşünü kapatmaya çalışıyordu.

 

“ーーーーHaahraan.”

 

Tüm vücudu yoğun bir sarsılma hissiyle sallanırken çaresizce tutunan Subaru, fırlatılmamaya çalışıyordu. Üzerindense örgülü bir saç öbeği sağa sola sallanıyordu.

 

???: “ーーSıkı çalış, Kum Solucanı-chan!”

 

Kum Solucanı, Meili’nin seslenişi doğrultusunda iri cüssesi titreyerek yoğun bir şekilde dalış yaparak yüzünü gömdü. Bu şok dalgası tarafından yutulmaksa, ilerlemekte olan Cadı Yaratığı birliklerinde muazzam bir kayba yol açtı.

 

Ancak kaybedilenlerin üzeri birkaç saniye içerisinde örtüldü ve türdeşlerinin etrafa saçılmış cesetlerini ayaklar altına alan Cadı Yaratıkları adımlarını duraksatmaksızın ilerlemeye devam etti. ーーSavaşın gidişatı olumsuzdu.

 

“ーーーー”

 

Gözlerinin hizasındaーー yo, dört bir yanda ilerleyen sayısız Cadı Yaratığı mevcuttu. Bu rakipleri karşısına alan Meili, hiçbir şekilde yeterli oldukları iddia edilemeyecek hazırlıklarını kullanıyor ve zorlu bir mücadele veriyordu.

 

Dürüst olmak gerekirse Cadı Yaratığını kontrol den Meili’nin çabalarının dışarıdan bakan bir göz tarafından algılanması zordu. O Cadı Yaratığına talimatlarını sıralıyor ve zalim yaratık da ortalığı dağıtıyordu. Yalnızca bu gözlemlenecek olursa ortada hiçbir gizem olmazdı.

 

Ancakーー

 

Meili: “Hah, hah ~hk.”

 

Meili’nin terler biriken alnı ve arada bir yükselen acı dolu nefes sesleri dikkate alınınca tüm bunların gözlemlenmesi çok zor bir takdir olduğu tek bakışta anlaşılabilirdi.

 

Meili: “Hah, fu~h…… yeter, tanrım o-onii-san, insanlara çok kaba davranıyor~.”

 

Çenesinden dökülen terleri elinin tersiyle silen ve oldukça sert sözler kullanan Meili’nin gözleri kanlanıyordu.

 

Cadı Yaratığıyla arasında Subaru’nun『Cor Leonis’i』gibi doğrudan bir bağ taşımıyordu ama o gaddar Cadı Yaratığının içgüdülerini kendi fikirleri doğrultusunda değiştirmek için muazzam bir irade gücüne ihtiyaç duyuyordu.

 

Bir kez kitabını okumuş ve ölümüne yarı yarıya tanık olmuş biri olarak Subaru, bu tazminatın ağırlığını gayet iyi biliyordu. İşte tam da bu yüzden aldığı bir mesaj vardı.

 

ーーO mesaj da Meili’nin Subaru ve geri kalanlarla birlikte kuleyi fethetmeyi ciddi ciddi düşünüyor olduğuydu.

 

Subaru: “ーー~hk “

 

Meili: “He~y, onii-san!? Doğru düzgün tutunmazsan ölürsün~, biliyorsun de~ğil mi!”

 

Subaru: “Bi-biliyorum……!”

 

Subaru, o derin duyguları enine boyuna düşünmesinin hemen ardından bedeninin yatay sarsıntılar içerisinde sürüklendiğini ve duruşundan eser kalmadığını hissetti. Bir anlığına kalakalmış ama bunu fark eden Meili tarafından azar yemişti.

 

İşte bu sözlere ayak uyduran Subaru, sakinleşerek üzerinde durduğu iri yapının çıkıntılarına tutundu.

 

ーーSubaru ve Meili, an itibarıyla Kum Solucanının iri yapısının tepesindeydi.

 

Meili: “Talimatlar yakın mesafeden direkt olarak verilirse hiçbir şey öğrenemeyen çocuklar arasından bile söylenenleri dinleyen biri çıkacaktır, deği~l mi?”

 

Subaru: “Daha önce de söylediğim gibi, bir Cadı Yaratığına bineceğim, hiç aklıma gelmezdi……!”

 

Havada savrulan, bedeni Cadı Yaratığının bir kükreyiş eşliğinde havayı yarıp geçişinin süratiyle sarsılan Subaru, Cadı Yaratığının sırtını idare eden Meili’ye hayran olmuş şekilde vücut ağırlığını ustaca kaydırıyordu.

 

Meili’nin Cadı Yaratığı sürüsüyle olan savaşı bu sefer de dördüncü katın balkonunda başlamıştı.

 

Önceden hazırlamış olduğu birkaç Kum Solucanını kullanıp Gözcü Kulesine ilerleyen sürüye saldırarak kulede gerçekleşecek Cadı Yaratığı istilasını engellemek Meili’nin göreviydi.

 

Ancak balkondan saldırma fikrinden hızla vazgeçmiş, aşağıdaki Kum Solucanının sırtına atlamış ve alnının ortasından çıkan dalga misali bir güçle tek seferde Cadı Yaratıklarına hücum etmişti.

 

İşte Meili’nin bu kahramanca rolüne yem olarak eşlik etmek de Subaru’nun şu anki durumunun özetiydi.

 

Meili: “Gerçekten, Cadı Yaratığı-chanların hepsi onii-san’ı cidden seviyor ha~.”

 

Subaru: “Ve bunun sevinilecek hiçbir yanı yok…… ~hk.”

 

Yaklaşan Cadı Yaratıklarının heyecanlı haline bakan Meili, onlar Kum Solucanı tarafından eziledururken iç çekti. Subaru’ysa onun yorumuna katılırken hızla yaklaşan sürü karşısında gözlerini kıstı.

 

Ardındaki prensip bilinmese de sonuçları gereği haberdar olduğu bir durumdu.

 

Net konuşmak gerekirse Gözcü Kulesini kuşatan Cadı Yaratıklarının hedefi Gözcü Kulesi değil, içerisindeki Subaru’ydu.ーーBu da bu yaşananlardan belliydi.

 

Cadı Yaratıklarının öncüleri, bütünüyle Meili ve Subaru’yu taşıyan Kum Solucanına odaklanmış durumdaydı.

 

Kuleye dönük olması gereken bacaklarının yönünü değiştirip sergiledikleri dişleriyle apar topar onlara yaklaşma sebepleri, yalnızca Cadı Yaratıklarının bir canlıyı öldürme içgüdülerinden ibaretti.

 

Subaru: “Tam anlamıyla ikna olmamış değilim ama……”

 

Cadı Yaratıklarının ilgisini çeken bir fiziksel yapıya sahip olmak, düne kadar günümüz Japonya’sında yaşayan Subaru’ya mahsus bir özellikti, bunun gerçekliğini onaylamaya gerek bile yoktu. Zamanında mahallede tutulan bir köpeğin atıştırmalıklarını kemirmişti ama bu, fiziksel durumunun başlangıç aşamalarına dair bir semptom olabilir miydi ki?

 

Şu anda bundan tamamen bihaberdi. Ancak bihaber olsa daーー

 

Subaru: “Beş engelin büyük bir kısmından sorumlu olmamda bir hata payı yokmuş gibi görünüyor.”

 

Gözcü Kulesine yaklaşan kalabalık Cadı Yaratığı sürüsü, Subaru’nun『Hatıralarına』yönelik yaklaşımını test etmek adına kulede bir girişim gerçekleştiren『Oburluk』, O『Oburluğu』ele geçirip özünü sahiplenen Reid, dönüşümü nedeniyle Subaru’yu hedef alan Shaula, gözcü kulesini bütünüyle yutan kapkara gölgelerーー

 

Geriye dönüp bakınca esasında tüm bunların kökeninin Subaru’ya dayandığı düşüncesinin önüne geçmek imkansızdı. Elbette kaçınılmazlık, bunun olası bir parçası değildi.

 

Subaru: “Zihnim, bunalıma sürükleniyor……”

 

Bununla birlikte Cadı Yaratıkları, Shaula ve o kapkara gölgeler kulenin dışına çekilebilirse mevcut şartlardaki çıkmazdan kurtulmanın bir yolu bulunabilirdi.

 

Subaru: “……『Sınavları』yok etmek yasak değil, ha.”

 

Pleiades Gözcü Kulesini fethetmenin beşinci kuralı buydu.

 

Onlardan bunu gizleyen Shaula’nın hislerini düşünen ■, göğsünde bir acı duysa da nihayet ağzından alınabilen kural, Pleiades Gözcü Kulesi olarak bilinen mekana dair yeni bir bakış açısı bahşetmişti.

 

Bu kuralı öğrenmek yenilikçi bir bakış açısıyla Subaru’nun gözlerini açmış değildi.

 

Ancak hiç aklına gelmeyen bir ölçeğin bahşedilişiyle dünyaya bakışı büyük ölçüde değişip gelişmişti. Var olmayan şeyler elde edilemezdi. Bu, dünyanın en temel kanunuydu.

 

『Sınavları』yarıda bırakmak ve『Sınavların』yerleşik rutinlerine aykırı hareket etmek yasaktı.

 

Bununla birlikte, bu işe hiç bulaşmadan『Sınavları』yok etmek yasak değildi. Peki bu ne anlama geliyordu?

 

Ne anlamaーー

 

Subaru: “Meiーー”

 

Subaru, tam da ‘Li’ diyerek sözlerinin devamını getirecekken o şeye tanık oldu.

 

#Subaru her ölümünde yeni bir yol deniyor. Bu denemelerin sayısı kaça çıkacak ve kaçında işe yarar bir ipucu elde edecek çok merak ediyorum doğrusu. Bu arada kuleden çıkmak yasak ya, Meili ve Subaru yaratıklarla savaşmak için kulenin dışına çıkarak kuralları çiğnemiş oldu mu? Hadi bu sefer Meili kural çiğnedi diyelim, daha önceki döngülerin hiç değilse birinde balkonda savaşmaya devam ettiğini biliyoruz ama Shaula yine de tetiklenmişti. Öyleyse onu her seferinde tetikleyen ne? Ve bölümün sonunda tanık oldukları ‘o şey’ neyin nesi? Cevaplar için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32643 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43319 Bölüm Sayısı


creator
manga tr