Cilt 6 Bölüm 72 [ ■■・■ ] (4/5)

avatar
802 24

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 72 [ ■■・■ ] (4/5)


Çevirmen : Clumsy



Afallayan Emilia, elinde tuttuğu buz çekicini indirerek fısıldadı.

 

Ağzından dökülen kelimelerin kaynağı düşmanın ortadan kaybolmasının doğurduğu rahatlama değildi, can düşmanlarından birinin ellerinden kayıp gitmesine izin vermenin doğurduğu hayal kırıklığıydıーー yo, bundan daha başka bir şeydi, umutsuzluktu.

 

O umutsuzluğa cevabenーー

 

Ram: “ーーYalnızca, birazcık daha!”

 

“ーーーー”

 

Ram: “Yalnızca, bir adımcık daha atacaktık ve Rem’e onca şeyi yaşatanlar…… ~hk.”

 

Diz çöken Ram’dan tiz bir ses yükseldi.

 

Yumruğunu büyük bir güçle koridor zeminine geçirip ustalıkla kaçmayı başarmış olan『Oburluktan』bahsederken sesi titriyordu.

 

Acı verici bir şekilde ortamdaki herkes, onun pişmanlık dolu benliğine ait duyguların farkındaydı.

 

Emilia’nın kaçamak sözleri, Julius’un sarı gözlerini gizleyişi, Subaru’nun yanındaki Beatrice’in omuzlarını düşürüşü, tüm bunlar bu noktada birleşiyordu.

 

Ani bir ipucu edinmişlerdi.

 

Kuledeki bilgilere bel bağlamaktansa『Oburluk』Otoritesinin verdiği hasar konusunda doğrudan『Oburluğu』sorgulamak, kesinlikle akla gelen bir yol olmuştu.

 

Haliyle o yolun gözlerinin önünde yitip gidişini görünce umutsuzluğa kapılmaları çok doğaldı.

 

Subaru: “……Yani böylelikle Ley püskürtüldü mü, yaşananlar bu anlama mı geliyor?”

 

Ram’ın ■’i derinden sızlatan hisleri anlayan Subaru, farklı bir şüphe taşıyordu.

 

Üçe bir çarpışmanın dezavantajını gören Ley, bu noktadan çekilme kararı almıştı. Fakat Gözcü Kulesine tehdit teşkil etmekten tamamen çekilip çekilmediği henüz belirsizdi.

 

Ram Julius’u sürpriz bir saldırı için tetikte olmanın nafileliği konusunda bilgilendirse de bu, yalnızca bulundukları noktayla sınırlı bir şeydi. Kulenin içerisinde tehlikeli bir『Oburluğun』dolaşıyor olması durumu henüz değişmemişti.

 

Öyleyse beş engelden birinin ortadan kaldırıldığı söylenemezdi.

 

Aksine nerede karşılarına çıkabileceğini bilemedikleri bir rakibi kendi haline bırakmışlardı, hepsi buydu.

 

Subaru: “ーー~hk, kaçan adamın peşinden mi gidilmeli yoksa başka bir problemle mi ilgilenilmeli… Her halükarda şu anda……”

 

???: “ーーTamamen rakiple ilgili olduu bilinen bi durumda hiçbi şey düşünmeden nereye gidiyosunuz acaba?”

 

“ーーーー”

 

Subaru tam da harekete geçmeme ihtimalini değerlendirirken arkasından gelen sesle tüylerinin diken diken olduğunu hissetti. Herkes bir anda arkasını döndüğündeyse koridorun ötesinden ağır adım sesleri yaklaştı.

 

Tek bir adım olsun atlamadan, duraksamadan yürürmüş gibi gelen adım seslerinin sahibi, az önce bahsi geçen kişi olamazdı.

 

Her nedense…

 

???: “Bahçemin etrafında dolaşmaya çıktım, ne diye diğer tipler yüzünden endişelenecekmişim ki?”

 

Cesurca, hiçbir şeyden utanmaksızın yaklaşan adamınーー ikinci kattan alçalan Reid’in belirişiyle Subaru, durumun daha da kötüye gittiğini hissetti.

 

Reid meselesini sonraya bırakmak Ley Batenkaitos’a boyun eğdirilmesini hızlandırmıştı ancak sonucunda Ley kaçarken Reid’in dirilişine mani olma görevi tamamıyla başarısız olmuştuーー

 

Emilia: “Bu kule, ne zaman senin bahçen oldu?”

 

Reid: “Heyhey, yanlış anlaşılmalara kapiliim deme, hiddetli çıtır. Sana şöyle söyliiim, bahçe derken bu kasvetli kuleyi kastetmiyodum. Sana diyorum, bahçem derken şu lanet olasıca dünyanın tamamından bahsettiiim bariz diil mi?”

 

Julius: “……Tek bir kılıç savuruşuyla efsane olan adam böyle söylüyorsa bu yorum önemsiz olmamalı.”

 

İkinci kattan ayrılamıyor olması gereken Reid’in varışıyla Emilia ve Julius’un ağzından şaşkınlıkları ve kelimeleri döküldü. Buna verilen yanıtsa açıkça ifade edilebilecek şekilde tipik Reid yanıtı oldu.

 

İnsan aklını tamamıyla aşan bu savaşçının kendi adımları üzerine düşüneceği fikriーー yo, yalnızca adımlarını değil. Diğer insanları dikkate alacağı düşüncesi bile tamamıyla yersizdi.

 

Ram: “ーーBuraya, neden indin? Senin o kattan ayrılmaman gerekmiyor muydu, sınav sorumlusu?”

 

Reid: “Diz çöküp surat asan kadınlarla konuşmaktan hoşlanmam. Sana yanıt vermemi istiyosan rica etmeyi dene. Kararlı kadınları kötü bulmam. Gerçi pısırık kadınlar da kötü diil bence.”

 

Ram: “Demek öyle. ーーŞerefsize bak.”

 

Ram, doğrudan bir karşılık beklemeksizin yanıtına derhal bir son verdi.

 

Bir an sonra da zemini yaracak güçte bir tekmeyle birlikte düz bir hatta karşısındaki Reid’in dibine doğru koşturdu ve pembe bir kasırgaya dönüşerek dimdik duran『Kılıç Azizine』doğru sıçradı.

 

Aynı hızla minyon yapısından olabildiğince faydalanıp topuğundan Reid’in kafasına doğru yüksek hızda bir dönen tekme savurdu. Hiçbir abartı olmaksızın kafasını kesmeye yetecek güçte bir tekmeydi.

 

Hedefine doğrudan ulaştığı takdirde Reid’in kafasını patlatabilecek, hiç olmadı bilincini kaybettirebilecek sertlikteydi.

 

Tabii ki bu tekmeyle bağlantılı geri tepiş Ram’dan Subaru’ya ulaşacak ve vücuduna yıldırım isabet etmesi gibi bir acı çekecekti.

 

Subaru: “Ghu, ghu~u~u~ ~hk.”

 

Bir atardamar patladığında akıl almaz seviyede bir acı duyulduğu söylenirdi. İşte şu anda Subaru’nun tüm bedeninde dolaşan şeyin de buna yakın olduğu söylenebilirdi.

 

Ram’ın bu ölçekte gerçekleştirdiği saldırının meyveleriyseーー

 

Reid: “Fena değil. Ama hepsi bu. Trisha olsaydı tek darbede zemini parçalamış olurdu, anlarsın ya.”

 

Ram: “……Canavar.”

 

Reid: “Beni canavar gibi bi şeyle bir tutma. Değerimin düşebileceeii noktanın da bi sınırı olmalı, anlarsın ya.”

 

Reid, kendisine tekme atan bacağı durdurup etkisini yere aktarmıştı.

 

Subaru, fiziksel zararın yok edilişineーー koridorun zemin ve duvarlarında çatlaklar oluşuşuna ama Reid’in kendisine gelecek hasarı mükemmel şekilde engelleyişine daha önce de tanık olmuştu.

 

Derken hareketi kesen Ram’ın karnına doğruーー

 

Reid: “Buyur, buna dayanmayı dene, sana diyorum.”

 

Dönerek bedeninin etrafında tam tur atan Reid’in iri ve sağlam bacağı savruldu. Aynı hızla ayak tabanı Ram’ın bedenini yakalayarak enerjik bir şekilde yukarı gönderdi.

 

Ram: “Kafugh.”

 

Ciğerlerindeki hava sıkışan Ram’ın gözleri irileşirken dudaklarından bol miktarda kan fışkırdı. Kaçınmaksızın o kanların içerisinde yıkanan Reid ise göz bandı tarafından gizlenmeyen gözünü kısarak dudaklarını büzdü.

 

Ancak hemen sonrasında o gözü geri açarak, “Bu da ne~si?” dedi.

 

Ram: “Başarılı oldu, değil mi?”

 

Aynı saniyede Ram, karnına çökmüş olan bacağı kavrayıp tüm bedenini kullanarak dizinin eklemini yerleştirdi. Ve tüm bunları karnına saplanan darbeden hiç etkilenmemiş gibi bir tavırla gerçekleştirdi. İşte bunu gören Reid, şaşkın bir ifadeye bürünerekーー

 

Reid: “ーーHayırdır! Bu işin arkasında sen mi varsın, acemi balık!”

 

“ーーーー”

 

Reid, midesine bir bovling topu yemişçesine ıstırap içerisinde azıdişlerini sıkan Subaru’ya boğuk bir sesle böyle söyledi.

 

Emilia: “ーー~hk, hayır! Subaru’ya daha fazla yaklaşma!”

 

Hemen sonrasında Emilia, Reid’in mavi gözlerinde şahlanan tehlikeli duyguları gözlemleyerek bir adım öne çıktı. Ancak Reid, onun ilerleyişi üzerine can sıkıntısıyla kolunu savurup kendisine fırlatılan buz kılıcını aşırdı ve kabzasını merhametsizce Emilia’nın omzuna geçirerek o yere yığıldıktan sonra da enerjik bir şekilde bedenini tekmeledi.

 

Emilia: “Ah ~hk!”

 

Reid: “Yoluma çıkıyosun.”

 

O tekmeyi yiyen Emilia fiziksel olarak uçuruldu. Esas ürpertici olansa Reid’in bunu, tutulmuş olması gereken diziyle yapmış olmasıydı.

 

Başka bir deyişle Ram bacağına tutunmaya devam ederken tekme atarak Emilia’yı uçurmuştu. Neticede Ram ne kadar güç uygularsa uygulasın Reid’in dizine hiç etki edememişti.

 

Ram: “Kgh, limitlerinin sonu yok!”

 

Julius: “ーーKendinizi hazırlayın!”

 

Ram, bir satranç taşı misali onu kilitlemenin avantajını bir kenara bırakırken Julius Reid’e yaklaşmıştı.

 

Ancak ikisinin saldırılarının sonucu da bir o kadar sefil olmuştu.

 

Kılıç gibi kullandığı tekmesi ve eliyle savaşçılığın zirvesinde olması gereken Ram ve Julius’u ardı ardına indirmişti. Ram’ın boynuna vurulurken Julius’un bacağı kırılmış ve her biri ayakta duramaz hale gelmişti.

 

Subaru: “ーーKahretsin.”

 

Ve Reid, resmen yollarına çıkan tüm engelleri eleyerek Subaru’nun yoldaşlarının düştüğü koridorda ilerlemeye başlamıştı. Gözlerinin önündeyse yalnızca Emilia ve diğerlerinin acılarını üstlenmiş şekilde yalpalayan Subaru ve onu korumak istercesine kollarını iki yana kocaman açmış Beatrice kalmıştı.

 

Subaru: “Bea…… faydası yok……”

 

Beatrice: “Faydalı veya absürt olup olmamasının önemi yok, doğrusu. Bu Subaru’ya ait bir korunma…… aynı zamanda Subaru’nun partneri olan Betty’nin özel alanı, sanırım.”

 

Beatrice’in güçlü göstermeye çalıştığı sesi fazla beyhude bir şekilde yankılanmaya başlıyordu.

 

Beatrice’in o güçlü ruhuna karşılık vermeye çalışsa da Subaru’nun kolları ve bacakları o mücadeleci ruh karşısında bunu beceremiyordu. Subaru’nun üstlendiği şey, yoldaşlarının eylemlerini nafile kılan hasar olmuştu.

 

Üçünün bilinçli kalabilmesi, iradelerinin meyvesiydi.

 

Beatrice: “Reid, neden Subaru için…… Betty ve diğerlerini hedefliyorsun, doğrusu?”

 

Reid: “Çünkü『Sınavın』ortasında bayaa modası geçmiş bi yanıt verdiiimi söylemişti. Aslında esas planım bi yana bu, güzel olan için geçerliydi ama……”

 

Beatrice: “Ne olmuş yani, sanırım?”

 

Reid: “Onunla bizzat tanışınca fikrim değişti. Canımı sıkıyo, o yüzden onu silicem.”

 

Tuhaf bir hassasiyete dayanan bu fikre sahip bir rakiple konuşmak işe yaramazdı.

 

Bu esnada onun bakışlarını başka bir yöne çevirmesi olasılığı karşısında güzel azıdişlerini sıkan Beatrice, göz ucuyla mahvolmuş halde hareketsizce ardında yatan Subaru’ya baktı.

 

“ーーーー”

 

Minicik bir nefes alma sebebi, savaşmaya ve Subaru’yu korumaya hazır olma kararlılığıydı.

 

Subaru’ysa ona, kaçmasını söylemek istiyordu. Lakin ağzından çıkan tek şey boğuk bir nefes sesiydi.

 

Reid: “Yolundan çıkıp ölmek için acele etmene lüzum yok biliyosun, velet.”

 

Beatrice: “Ne yazık ki bu noktada ölü gibi yaşamak hiç hoş karşılanmıyor.”

 

Reid: “Ha~h, demek öyle. Öyleyse seçim şansı yok demektir.”

 

Bir kahraman veya efsane izlenimi veren bir ismi taşırken küçük bir kıza zarar vermezdi.

 

Bu tür düşüncelerin birer yanılsama olduğu düşüncesiyle Reid’in gözlerindeki ışıltı sağlamlığını koruyordu. Yoluna çıkan kişinin bir bebekten fazlası olmadığına hükmetmiş gibi görünüyordu.

 

Bu nedenle ■’dan herhangi bir hayır beklemeyen Beatrice, tüm gücünü kullanan ilk taraf oldu.

 

Beatrice: “Ul Minya.”

 

Beliren menekşe rengi sayısız ok, koridoru bütünüyle örterek Reid’in tüm kaçış yollarını tam anlamıyla kapattı.

 

Minya’nın en büyük özelliği en ufak bir temasta dahi hayati bir yara açmaktı, bunu tek bakışta algılayan Reid hiçbir şekilde korkmadan dudaklarını büzdü.

 

Beatrice: “Natsuki Subaru’nun Ulu Ruhu Beatrice.”

 

Reid: “İyi iş. ーー『Çubuk Sallayan』, Reid Astrea.”

 

Karşılıklı isimlerin verilişiyle atmosfer dondu. Menekşe rengi kristallerini havaya yaymış Beatrice ve Julius’un ayaklarının dibine düşmüş olan kılıcını kavramış olan Reid, kendisini hazırladı.

 

“ーーーー”

 

Son ana ulaşıldığındaysa Subaru, hiçbir şey işitemez hale geldi.

 

Ancak gözlerini açık tuttu, asla, bir an olsun kapatmadı.

 

Verdiği kararlar ve yaptığı seçimlerin doğurduğu sonuçlardan, gözlerini kaçıramadı.

 

Onlardan kaçamadıーー

 

△▼△▼△▼△

 

 ■ Deneme 15.

・『Oburluk』, durumun aleyhine olduğunu gözlemleyince kaçtı.

・ İhmal edilen Reid, en nihayetinde mutlak bir kesinlikle Subaru’yu öldürmeye geldi.

・ ーーSubaru bir daha asla birilerinin kendisinin önünde ölmesine izin vermeyecek.

 

△▼△▼△▼△

 

#Biz sadece birkaç tanesini okurken 15. deneme sona ermiş bile. Geçmişe dair hiçbir şey hatırlamayan Subaru, kısıtlı bilgileri ve kısıtlı imkanlarıyla karşısına çıkabilecek en büyük düşmanlarla baş etmek adına bir plan yapmaya çalışıyor. Ama henüz elle tutulur bir gelişme kaydedemedik. Gerçekten nasıl bir çözüm bulacağını aşırı merak ediyorum. Canım Re:zero’da heyecan yine dorukta! E öyleyse okumaya devam!

 

#GÜNCEL NOT: Premium güncele yeni bölüm geldi, bir iki gün sonra bir bölüm daha atacağım, o yüzden sizlere de bununla birlikte iki bölüm gelmiş olacak.

Sonraki bölümlerin gelmesi yine haftalar bulacaktır, durumu zaten açıklamıştım.

Hala buralardaysanız selamlar ve iyi okumalar :)






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32577 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43281 Bölüm Sayısı


creator
manga tr