Cilt 6 Bölüm 75 [ Louis Arneb] (5/5)

avatar
526 21

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 75 [ Louis Arneb] (5/5)


Çevirmen : Clumsy



Cümlesini sonlandıran Louis, iki eliyle yanaklarına asılıp ara vermeksizin, zor kullanarak, şiddete özendiriyordu.

 

Sevimli değil, acılı bir hareketti ve bunu incitme niyetiyle yapıyordu. Amaç ne miydi? Etini ve kanını parçalayıp kendisini ayrıştırmak, işte buydu.

 

“Üç Büyük Cadı Yaratığını biliyor musun? Onların Cadı Faktörünün sahibi tarafından bizden çok önceleri yaratıldığı söyleniyor. Biz de benzer bir şey yapabiliriz. Gerçekten pek bir anlamı olmayacağı için şu ana dek yapmamıştık…… ama, anlarsın ya.”

 

‘ーーーー’

 

“ーーAklımızdan geçirirsek, her şeyi yapabiliriz.”

 

ーーAklımızdan geçirirsek, her şeyi yapabiliriz.

 

Bu, bir canavar potansiyeli demekti.

Bu, doğum öncesi saf bir varoluş potansiyeli demekti.

Bu, bundan böyle en iyi hayatı yaşama kaderine iliştirilmiş biri demekti.

 

ーーBu, Louis Arneb isimli, olabildiğince neşeli varlığın kaderiydi.

 

” “ーーİşte bu, biz olarak bilinen varoluş.” “

 

Ağır ağır dönen Louis’in kelimeleri üst üste binerek telaffuz ediliyordu.

 

Aynı sesin ikiye katlanışı fenomeni, bir çeşit işitsel halüsinasyonun veya yanlış işitmenin eseri değildi. Meydana gelen olaya uygun bir fenomendi, çünkü aynı insandan aynı ton ve aynı sesle aynı kelimeler dökülüyordu.

 

“Onii-san’ın『Hatıraları』şaşırtıcıydı ama Arneb tavşan takımyıldızının bir yıldızıymış, ha? Büyük Tavşanı yok edenlerin onii-san ve diğerleri olması da hayret verici.”

 

“Ama durum buysa pek şaşırtıcı olmaz herhalde? Biz nasıl çoğaldık, yoksa tatlı Louis-chan’ın çoğalması onii-san için büyük bir keyif mi? Hayır, ha. Hayır, hı. Yani onii-san küçük kızları cinsel olarak arzulamayan bir tip. Hmm, demek öyle?”

 

Gözleri şaşkınlıkla irileşmiş halde olduğu yerde donakalan rakibini gözlemleyen Louis, hemen yanı başında duran varlıklaーー yani aynı Louis’le omuzlarını birleştirmişti. 『Hatıralar Holü』olarak adlandırılan gerçeklikten bağımsız bu mekanda Louis yalnızca fiziksel bir bedene ve müşterek bir『Ruha』sahip olmayan bir Cadı Faktörü varlığından ibaretti, bunun yanı sıra üç kardeşin isimlerinin Üç Büyük Cadı Yaratığına karşılık geldiği görülüyordu, gerçi, şey, bunun pek bir önemi yoktu.

 

Öyle ya da böyle, o Cadı Faktörünü ikiye bölen Louis Arneb ikiye katlanmıştı.

 

Bu, 『Güneş Tutulması』kullanımıyla kendilerini kaybetmekten korkan Ley ve Roy’un yapamayacağı bir numara olabilirdi. Kendini kopyalamanın mümkün olduğunu bilmek, gerçek benliğinin hakiki özünü kaybetmekle de bağlantılıydı.

 

Lakin bu, benliği daha en başta belirsiz olan Louis için geçerli değildi.

 

Bir Louis, iki Louis vb.ne sahip olmak mümkündü.

 

İşte böylece Louis Arneb, Natsuki Subaru’nun Otoritesini elde ediyordu.

 

‘ーーーー’

 

“Eh? Ne?”

 

Cadı Faktörünün haznesi olan gencin ağzından birkaç kelime dökülmüştü.

 

O gence baktıkça『Ölümden Dönüş』denen şeyin çekiciliğinin yanı sıra sevgi hissiyatı da kabarıyordu. Bunu can sıkıcı bulan Louis, yüzeye çıkan『Hatıraları』bir kenara atmıştı.

 

Onları kendi『Ruhundan』sıyırmış, işe yaramaz oldukları düşüncesiyle birlikte terk ederek gözden çıkarmıştı.

 

ーーYo, bu bir düşünceden ibaret değildi. Doğrusunu söylemek gerekirse, artık gerçekten de işe yaramazlardı.

 

Tüm o『Hatıralar』, en iyi hayat keşfedilene dek sunulan dolgu malzemelerinden, garnitürlerden ibaretti. Lakin Louis Arneb nihayet ana yemeğine ulaşmıştı.

 

” “ーーAklımızdan geçirirsek, her şeyi yapabiliriz.” “

 

İşte bu yüzden, bu yolda yürüyecekti.

 

Natsuki Subaru’yu, içeriden yiyerek, yenilmiş Natsuki Subaru’yu dışarıdan çiğneyerek, tek bir zerresini bile bırakmayarakーー Louis Arneb, Natsuki Subaru’yu elde edecekti.

 

‘ーーSen, ■ ■ ■.’

 

Hazne, son ana dek bir şeyler söylemeye devam etmişti.

 

Fakat söyledikleri, artık hiçbir önemi kalmayan şeyler olmuştu. 『Ruhun』üzerine yapışmış tortuları diliyle yalayan Louis, 『Hatıralarını』miras almıştı.

 

Ve Louis, her şeyi unutan o haznenin içerisinde Cadı Faktörü olarak bizzat ilişmişti.

 

Ve sonrasındaーー

 

“Ve sonrasında yalnızca tamamlanmayı beklemek yeterli olacak.”

 

『Hatıralar Holünde』mütemadiyen beklemek, çoktan alışmış olduğu bir şeydi.

 

Problem, 『Hatıraların』kullanımında yatıyordu.  Halihazırda yenilmiş bir rakibin『Hatıralarını』bir kez daha çalmaya yönelik bir planı vardı. Gurme Otoritesi aynı ismi ve aynı tadı taşıyan bir menüye ayrı bir şey olarak değer biçmiyordu.

 

Bu nedenle『Ruhta』mevcut olan tadı değiştirme ihtiyacı söz konusuydu.

 

Bir zamanlar 『Oburluğun』Louis’inin dilinin üzerine değdiğini hatırlamanın mümkün olmayacağı kadar ayrı bir şey olmalıydı.

 

Bunu öngörmek, Louis’in sabırsızlıkla beklediği o en iyi kalite tada ulaşabileceğini kanıtlıyordu.

 

En iyi, en harika, en üstün öğünü tamamlama umuduyla…

 

O anı dudaklarını yalayarak ve can atarak, dört gözle bekleyerekーー

 

△▼△▼△▼△

 

???: “Ee. Görmek istediğin şeyi gördün müーーLouis Arneb?”

 

Louis: “Ha?”

 

Bu ani konuşma karşısında bilinci açılan Louis’in gözleri irileşti.

 

Ve o gözleri birkaç kez kırpıştırarak konumundan emin oldu. Beyaz çevre, beyaz zemin ve beyaz gökyüzü, bu beyaza bürünmüş dünyada dikilen Louis, afallamış bir ifadeye bürünmüştü.

 

Louis: “ーーーー”

 

Eliyle yüzüne dokunarak, temas kurarak o histen emin oldu.

 

Bu mekanda ayna olmadığı için göz atması mümkün değildi ama o his, reddedilemez bir şekilde kendi yüzüne aitti. Makul bir eğlencenin bile olmadığı bu mekanda dokunulabilir şeyler yalnızca yüzü ve bedeninden ibaretti.

 

İşte bu yüzden, yüzüne bir insanın bıkıp usanacağı kadar sık dokunurdu. Ve yine bu yüzden, bıkıp usanacağı kadar sık dokunmuş olduğu yüzüne dokunduğu anda o yüzün, o bedenin ne durumda olduğunu anında anlayabilirdi.

 

Tıpkı eskisi gibiydi. Evet, tıpkı eskisi gibi. ーーBu, Louis’in kendi bedeniydi.

 

???: “Görmek istediğin şeyi görebildin mi, ha?”

 

Ağır ağır, afallayarak, kendisinin Louis olduğundan emin oldu.

 

Bu davranış durabileceği bir noktaya ulaştığındaysa o sözler bir kez daha çakıştı. Kafasını kaldıran Louis, başından beri gözlerinin önünde duran kişiye baktı.

 

O kişi, kısacık siyah saçları, insanın içine saplanan sanpaku gözleri, gövdesiyle aynı uzunlukta bacakları ve pejmürde görünümüyle genç bir oğlandı.

 

İsmi, Natsuki Subaru’ydu. Louis’in bir Cadı Faktörü olarak bizzat birlik olduğu varlık veーー

 

Louis: “ーーAh.”

 

ーーVe『Ölümden Dönüş』kabiliyetine sahip bir Otoriteyi kullanan, akla hayale gelmez bir deliliğin yaradılışıydı.

 

Louis: “Yo, HaaaaaYYyııııııııııııııııııRRRrrrrrrrrrrrrrーー ~tsu!!”

 

Louis, ağzını açtı ve kükredi.

 

Gücü yettikçe, imkanı yettikçe, tam bir özveriyle kükredi.

 

Çünkü bunu yapmasaydı, o baskı altında ezilirdi. Dehşet, gözdağı, çaresizlik altında ezilirdi.

 

Ardı ardına『Ölmeyi』sürdüren ve tekrarlayan o akıl hastasının deliliğine kapılırdı.

 

Louis: “Ölmek istemiyoruz! Biz, Ölmek istemiyoruz! Nefret ediyoruz, nefret ediyoruz nefret ediyoruz nefret ediyoruz nefret ediyoruz, nefret ediyoruz nefret ediyoruz nefret ediyoruz nefret ediyoruz nefret ediyoruz nefret ediyoruz! Nefret ediyoruz! Nefret edi~yoruz ~tsu!!”

 

Kafasını sallayarak çıplak zemine yığılan Louis, geri çekilirken çılgınca itiraz ediyordu.

 

O varoluşu özümseyen Louis, 『Ölümü』bizzat tecrübe etmişti. Tadına bakmıştı. Hür iradesiyle『Ölümden Dönüş』gerçekleştiren『Ruh』tarafından ele geçirilerek zamanı dahi geri alan『Ölümden Dönüşü』ilk elden deneyimlemişti.

 

Natsuki Subaru’nun『Hatıraları』kadar eksik olan 『Ölüm』Hatıraları.

 

Neticede hatıra hatıraydı. O anın, o lahzanın, o dakikanın bir kez olsun gitmesine izin verildiğinde bir daha asla geri dönemeyecek, onu bir daha asla elde edemeyecek olmanın sansasyonel etkisi.

 

Buna olan susuzluğu, bu yüzdendi. Susuzluğunu çektiği şey, 『Ölümün』tadıydı.

 

『Ölüm』Louis’in beklediğinden daha yalın bir şey çıksa bile『Ölümden Dönüş』adıyla bilinen Otoriteyi kullanarak tekrar etmenin mümkün olduğu bir hayat yolunda yürümek için yeterli değişikliği elde edebilirdi.

 

İnandığı şey, buydu. ーーTa ki『Ölümü』bizzat tadıncaya dek.

 

Louis: “Böyle bir şeye…… böyle bir şeye, asla dayanılamaz! O ıstırap! O kayıp hissi! Buna dayanmak mümkün değil! İmkansız! İmkansız imkansız! Kesinlikle imkansız! Nefret etti~k!”

 

Bir kez olsun, huzur içerisinde bir ölüm yoluna sahip olmamıştı.

Bir kez olsun, 『Ölümün』ağız sulandırıcı olduğunu hissetmemişti.

Bir kez olsun, hür iradesiyle ölmeyi dilememişti.

 

Natsuki Subaru’ysa bunu yirmiden fazla kez tatmış ve başa sarmıştı.

 

Louis: “Buna dayanabilen biri, insan olamaz! Canavar! Bir canava~r ~tsu!”

 

Yapamazdı. Hayatta yapamazdı.

 

Louis çok sayıda hayatın keyfini sürmüş, çeşit çeşit『Ruhu』küçük düşürmüş ve kendine ait bir hayat aramıştı.

 

Bunu yapma hakkına, ayrıcalığına sahip olduğuna inanmıştı.

 

İşte bu yüzden, Natsuki Subaru’nun『Ruhuna』bile el uzatmışーー sonucunda da naif ■’i kırılmıştı.

 

Çünküーー

 

Louis: “ーーİnsan kalbi, kendisinin ölü~mü gibi bir şeye dayanamaz ~tsu!!”

 

Mutlu olmak, istiyorum.

Mutlu olmak istiyorum. Mutlu olmak istiyorum. Mutlu olmak istiyorum. Mutlu olmak istiyorum.

Mutlu olmak istiyorum. Mutlu olmak istiyorum. Mutlu olmak istiyorum. Mutlu olmakーー istemiştim.

 

Mutlu olmak, istemiştim.

 

Bu, Louis Arneb’in başından beri, oldu olası kafasında canlandırdığı şeydi.

 

Ne var ne yoksa her şeyiyle ayaklar altına alma, en iyi hayatı elde etme amacıyla gücünü kullanma hakkına sahipti. Louis bugüne dek zerre kadar azabı çekmeksizin buna inanmıştı.

 

Ancak o, o, o öncül, un ufak olmuştu.

 

Mutlu olmak, istemiştim. Fakat şu anda, dilediği şey, farklıydı.

 

Louis: “Ölmek istemiyoruz.”

 

Ölmek istemiyorum.

 

Ölmek istemiyorum. Ölmek istemiyorum. Ölmek istemiyorum.

 

Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorum Ölmek istemiyorumーー

 

Subaru: “İşte bu yüzden, beni yemeye çalıştığında, sana söylemiştim.”

 

Kollarıyla kafasını kucaklayan, olduğu yerde sinen, korku içerisinde kafasını sallayan, çaresizce kendisini korumaya çalışan kişi Louis’ti.

 

İşte o halde kafasını bile kaldırmayan Louis’in çok yakınından, hemen üzerinden bir ses alçalmıştı.

 

Louis bu sesi dahi dinlemek istemiyordu. Dinlemek tüyler ürperticiydi. Ancak dinlemediği için bir şeyler yaşanabilecek olması da tüyler ürperticiydi. ーーÖlmek dehşet uyandırıcıydı.

 

İşte bu yüzden, dinlemekten başka çaresi yoktu.

 

Ve korku içerisinde kıvrılıp kalmış Louis’e tepeden bakan ses, konuşmaya devam ediyordu.

 

Önsöz olarak, seni uyarmıştım diyorduーー

 

Subaru: “Sana, kesinlikle pişman olacağını söylemiştim.”

 

#Louis gerçekten de kendisini bölerek Subaru’nun içine girmiş. Yani Subaru’nun yaşadığı karmaşanın ve yaptığı kötü şeylerin Louis’in eseri olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Ancak ava giderken avlanan Louis, Ölümden Dönüşü korkunç buldu. Peki bir Günah Başpiskoposunun bile korkunç bir şey, buna katlanıyorsan canavar olmalısın diyerek yaftaladığı şeye Subaru’nun öyle ya da böyle alışmış olmasına ne demeli? Bakalım bu karşılaşma nasıl sonlanacak, ‘bizim Subaru’muz’ kazasız belasız dostlarının yanına dönebilecek mi… Okumaya devam!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32547 Üye Sayısı
  • 333 Seri Sayısı
  • 43265 Bölüm Sayısı


creator
manga tr