Sabahın ilk ışıkları Kadim Dağ'ın zirvesini altın rengine boyarken, Leon çoktan savaş meydanındaydı. İçindeki Ruhsal Enerji, dün geceye göre daha güçlüydü. Sanki her geçen saat, vücudu bu yeni güce daha çok alışıyordu.
Savaş meydanı boştu. Sadece uzakta, birkaç öğrenci sabah tatbikatına hazırlanıyordu. Leon derin bir nefes aldı, gözlerini kapadı. Eğitmen Bai'nin öğrettiği gibi, Ruhsal Enerji'yi Altın Alan'da toplamaya çalıştı. İçindeki o küçük havuz, dün geceye göre biraz daha büyümüştü.
“Demek sabahın köründe buradasın.”
Ses tanıdıktı. Leon gözlerini açtı. Drake, elinde mızrağıyla meydanın girişinde duruyordu. Arkasında, dünkü on askerinden daha fazlası vardı—en az yirmi kişi.
“Herkesin uyuduğu saatte çalışmak,” dedi Drake alayla. “Zayıfların taktiği.”
“Ya da azimlilerin,” dedi Leon sakince.
Drake'in gözlerinde bir kıvılcım parladı. Mızrağını yere vurdu, çıkan ses meydanda yankılandı. Arkasındaki öğrenciler iki yana çekildi.
“Bakalım o azim, gerçek bir savaşta ne işe yarayacak?”
Leon, Drake'in ne demek istediğini anladı. Bu bir meydan okumaydı. Akademide öğrenciler arasında yapılan bu tür karşılaşmalar yasak değildi, ama kuralları vardı: kimse ölümcül darbe indiremezdi, galibiyet rakibin pes etmesiyle ya da hakem kararıyla belirlenirdi.
“Savaş Oluşumu öğrencisi, Ruhsal Hareket Aşaması'nın başındaki birine meydan okuyor,” dedi Leon. “Bu adil mi?”
Drake güldü. “Savaşta adalet mi olur? Ama sen haklısın. O yüzden...”
Mızrağını yere sapladı. “Sana tek bir hamle hakkı veriyorum. Eğer o tek hamlede beni pes ettirebilirsen, kazanırsın. Eğer edemezsen, bu akademide üç yolda da yürümekten vazgeçeceksin.”
Sesinde keskin bir kararlılık vardı. “Üç yolun efendisi olmak istiyorsun, öyle mi? O zaman önce bana göster.”
Leon sessiz kaldı. Tek hamle. Bir Ruhsal Hareket Aşamı'ndaki biri, Savaş Oluşumu öğrencisine karşı. Bu imkânsız gibi görünüyordu. Ama...
Cebindeki yeşim taşını düşündü. Rünlerin dansını. Dün gece taşın üzerinde beliren o tek Mühür'ü.
“Kabul ediyorum,” dedi Leon.
Meydandaki diğer öğrenciler şaşkınlıkla birbirine baktı. Drake'in kaşları havada kaldı, sonra gülümsedi. “Cesur. Ya da aptal. Hangisi olduğunu görelim.”
İki adam meydanın ortasında karşı karşıya geldi. Drake kollarını bağladı, savunmasız duruyordu. Gerçekten de tek hamleye güveniyordu.
Leon derin bir nefes aldı. İçindeki Ruhsal Enerji'yi hissetti. Zayıftı, evet. Ama tek başına yeterli olmayacaktı. Dışarıdaki Ruhsal Enerji'yi de hissetti. Çevrede, havada, toprakta, her yerde akan o görünmez iplikler...
Birden, Yaşlı Wayland'in o gün pagodada yaptığını hatırladı. Ruhsal Mühürleri nasıl bir araya topladığını, nasıl bir dizi oluşturduğunu.
Leon ellerini havaya kaldırdı. Parmak uçlarında, zayıf da olsa, küçük ışıklar belirdi. Bir, iki, üç...
Beş Mühür. Sadece beş. Ama beş Mühür, bir dizinin en küçük birimidir.
Leon o beş Mühür'ü bir halka haline getirdi. Dizi, zayıf bir ışıkla parladı. Bu, Birinci Sıra bir dizinin çok altındaydı—beş Mühürlük bir dizi, sadece bir kıvılcım çıkarabilirdi. Ama Leon'un ihtiyacı olan da buydu.
Diziyi avucunda topladı, içindeki Ruhsal Enerji'yi de ekledi. İkisi birleştiğinde, avucunda küçük, titrek bir ateş topu oluştu.
Drake gülümsedi. “Bu mu? Bir mum ışığı?”
Leon cevap vermedi. Ateş topunu fırlatmadı. Bunun yerine, topu havada tutarak, çevredeki Ruhsal Enerji'yi ona doğru çekmeye başladı. Yavaşça, zorla, ama kararlılıkla.
Ateş topu büyüdü. Bir yumruk boyutundan, bir kafa boyutuna... Sonra daha da büyüdü.
Drake'in gülümsemesi yüzünde dondu.
Ateş topu, Leon'un kontrolünden çıkmak üzereydi. Beş Mühür'den oluşan dizi, bu kadar enerjiyi taşıyamazdı. Rünler titremeye, çatlamaya başladı.
Şimdi, dedi Leon içinden.
Ateş topunu Drake'e fırlattı. Ama hedefe doğru düz bir hatla değil—yere çarptı, toprağı yardı, toz bulutu kaldırdı. Drake refleksle geri çekildi, ama toz bulutu görüşünü kapattı.
İşte Leon'un beklediği an buydu.
Toz bulutunun içinden hızla ilerledi. Babasından kalan eski kılıcı çekti. Kılıcın ucu, Drake'in boğazına bir santim kala durdu.
Toz bulutu dağıldı. Drake, kılıcın ucunda, gözlerini kocaman açmış bakıyordu.
Meydanda ölüm sessizliği çöktü.
“Tek hamle,” dedi Leon nefes nefese. “Yaptım.”
Drake'in yüzü kırmızıdan mora döndü. Mızrağına uzanmak istedi, ama kılıcın ucu boğazına değiyordu. Sonra, dişlerini sıkarak, “Kazandın,” dedi.
Leon kılıcı indirdi. Bacakları titriyordu, alnından süzülen terler gözlerini yakıyordu. Beş Mühür'lük diziyi bu kadar zorlamak, içindeki tüm Ruhsal Enerji'yi tüketmişti.
Ama kazanmıştı.
“Bravo.”
Ses, meydanın girişinden geldi. Usta Thorne, elleri arkada birleştirilmiş, onları izliyordu. Ne kadar süredir orada olduğu belli değildi.
“Beş Mühür'lük bir dizi,” dedi Thorne yürüyerek. “Ruhsal Hareket Aşaması'nın başındaki birinin bunu yapması... İmkânsız olmalıydı.”
Leon eğildi. “Eğitmen, ben...”
“Ama yaptın,” diye sözünü kesti Thorne. “Çünkü sadece kendi gücünü kullanmadın. Çevredeki Ruhsal Enerji'yi de kullandın. Ve onu aldatmak için kullandın.”
Gözleri Drake'e döndü. “Savaş Oluşumu öğrencisi, birliğinin gücüne güvenir. Ama tek başına kaldığında ne kadar güçlüsün? Bu, senin de öğrenmen gereken bir dersti, Drake.”
Drake'in yüzü hâlâ kıpkırmızıydı. Mızrağını yerden çekti, arkasını dönüp gitti. Arkasındaki öğrenciler de sessizce onu takip etti.
Thorne, Leon'a döndü. “Büyük bir risk aldın. Beş Mühür'lük bir dizi, bu kadar enerjiyi taşıyamazdı. Parçalanıp sana geri tepseydi, ellerini kaybedebilirdin.”
Leon ellerine baktı. Parmak uçları hâlâ titriyordu. “Biliyorum.”
“Ama biliyordun ki, kazanmanın tek yolu buydu,” dedi Thorne. “Risk almadan zafer olmaz. Bunu unutma.”
Eğitmen uzaklaşırken, Leon yere çöktü. Yorgunluktan ayakta duramıyordu. Ama içinde bir gurur vardı. Küçük bir gurur, evet. Ama gerçekti.
---
Öğleden sonra, Ruhsal Dizi dersinde Madam Iris, Leon'u dersin sonunda çağırdı.
“Duyduğuma göre bugün sabah bir dizi kullanmışsın,” dedi. “Beş Mühür.”
Leon başını eğdi. “Evet, Eğitmen.”
“Beş Mühür,” diye tekrarladı Madam Iris. “Birinci Sıra bir dizi için on beş Mühür gerekir. Senin kullandığın, tamamlanmamış bir diziden başka bir şey değildi. Hatta dizi bile denemez.”
Leon susuyordu.
“Ama,” dedi Madam Iris, sesi yumuşadı, “bir Ruhsal Dizi Ustası'nın en önemli özelliği, elindeki imkânlarla en büyük sonucu alabilmektir. Senin beş Mühür'le yaptığın, on beş Mühür'le yapabileceğinden daha etkileyiciydi.”
Elini Leon'un omzuna koydu. “Rünleri duyma yeteneğin var. Bu, nadir bir hediyedir. Ama hediye, eğitilmek içindir. Önümüzdeki haftalarda sana dizilerin gerçek yapısını öğreteceğim. Beş Mühür'le yaptığını, yüz Mühür'le yapabileceksin.”
Leon'un gözleri parladı. “Yüz Mühür mü?”
“Yüz Mühür,” dedi Madam Iris. “Ama önce, on beş Mühür'le başlayalım. Bugünden itibaren, her gün bana on beş Mühür'ü bir araya getirip bir dizi oluşturacaksın. Ne kadar sürede başaracağın, sana kalmış.”
---
Akşam olduğunda, Leon yurduna döndüğünde kapısının önünde bir paket buldu. İçinde, üzerinde altın rünler işlenmiş bir cübbe vardı. Cübbenin yakasında, küçük bir Ruhsal Dizi Ustası rozeti duruyordu.
Paketin içinde bir de not vardı:
“Bugünkü cesaretini unutma. Ama unutma ki, cesaret akılla birleşmediğinde intihardır. — Usta Thorne”
Leon gülümsedi. Cübbeyi giydi, aynada kendine baktı. Üzerinde Akademi'nin simgesi, yakasında Ruhsal Dizi rozeti vardı. Henüz resmi olarak bir Ruhsal Dizi Ustası değildi—on beş Mühür'ü bir araya getiremiyordu. Ama yolun başındaydı.
Cebindeki yeşim taşını çıkardı. Avucuna koydu, gözlerini kapadı. İçindeki Ruhsal Enerji'yi taşa aktardı. Bu sefer, taşın üzerinde iki Mühür belirdi. Biri zayıf, diğeri daha da zayıftı. Ama iki tane.
Leon gözlerini açtı, taşa baktı. “İki Mühür,” dedi sessizce. “Daha çok yolum var.”
Pencereden dışarı baktı. Yıldızlar yine parlaktı. Ama artık Leon onlara farklı bakıyordu. Her yıldız bir Mühür'dü. Her takımyıldız bir Dizi'ydi. Ve tüm gökyüzü...
Tüm gökyüzü, dev bir Savaş Oluşumu'ydu.
“Üç yol,” diye mırıldandı. “Bir gün, hepsinde yürüyeceğim.”
O gece, Leon uyurken, avucundaki yeşim taşı hâlâ parlıyordu. Ve taşın üzerinde, üçüncü bir Mühür'ün zayıf ışığı belirmeye başlamıştı.
Kadim Dağ'ın zirvesinde, rüzgâr esti. İçinde, henüz kimsenin duymadığı bir şey vardı: yeni bir yolun başlangıcının habercisi gibi, hafif bir altın fısıltı.
---
Bölüm Sonu
Epik Novel © 2017 | Tüm hakları saklıdır..
